İktidar ekonomiyi daha ne kadar kötüleştirebilir? Bilen var mı?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

İktidar ekonomiyi daha ne kadar kötüleştirebilir? Bilen var mı?

29.04.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Şu sorunun yanıtını ben bilmiyorum. En gözde ekonomistin bile bileceğini sanmıyorum. Zaten daha ne kadar dibe yazan kimseyi de görmedim ki bir şeyler öğreneyim!

Çok değil, 2 ay bile olmadı, her zaman aynı yerden, en uygun fiyata aldığım nane ve dereotu (maydanozla birlikte sabah kahvaltımın gözdeleri), ilkbaharla birlikte bollaşmasına rağmen, 12 TL’den 20 TL’ye çıkmış. Tamam üretici bize bunları yedirmek zorunda değil (Pazarda çok daha ucuz!) ama yüzde yüze yakın zam bile ekonominin koşar adım kötüleşmeyi sürdürdüğünün işareti. Pahalılık durdurulamıyor. Masrafları kıs babam kıs.

Sadece onlar mı pahalandı diyorsunuz biliyorum. Ama en basitinden yazıyorum.

EKONOMİ SİYASET DEMEK

Serbest piyasa, sermaye, para, kazanç, birikim, enflasyon, pahalılık artık ekonomiyle ilgili ne varsa siyaset demek.

Hayatın temel alanı ekonomik faaliyetler zaten. Evler, insanlar bu faaliyetlerle ilgili olarak geçiniyor, yaşıyor, gelir elde ediyor. Emekliler de yıllarca ekonomiye şirketlere devlete katkıları sonucu hak ettikleri emekli ücretiyle yaşıyorlar.

Ekonomi her şeydir. Ama ekonomiden daha büyük ve etkili olan siyasettir.

BATIRIR DA ÇIKARTIR DA...

Siyaset, tabii ki ülkeyi yöneten iktidarlar ekonomiyi batırır da çıkartır da her şeyi berbat de eder, refah da yaratır mutluluk da, veya eşitsizlik yoksulluktan sürünen insan kitleleri de.

Ülkeyi borç batağına da saplar, dış piyasalardan aman bize milyar dolarlar diye de durmadan dilenir, onlar da ne kadar batak içinde olduğuna, ekonomiyi ayakta tutman için ne kadar paraya ihtiyacın olduğuna bakarak faiz belirler..

Birden dışarıya en yüksek faizi veren, her yıl on milyarlarca doları zengin ülkelerin bankalarına, fonlarına veya işi gücü salt paradan trilyon faizler kazanarak hepimizin kanını emen iç sermayeyi semirten dünyanın ender ülkelerinden biri haline gelirsiniz...

Tanıdık bir ülkeden bahsediyorum, biliyorsunuz!

Şimdi habere bakın, 2024 durumu:

“Merkezi yönetime ait olan ve Hazine tarafından yürütülen borç yönetimi çerçevesinde 2024 yılında vadesi gelen iç borçlar için toplam 586.8 milyar TL ana para itfası ve 897.5 milyar TL faiz ödemesi gerçekleşti. Yıl boyunca dış borçlara ait ana para geri ödemesi 346.2 milyar, faiz ödemesi 200.9 milyar TL oldu. Ayrıca iskonto ve kısa vadeli işlemlere ait faiz ve giderlerin yıllık hacmi de 172.1 milyar TL olarak gerçekleşti. Yılın tümünde iki alandaki toplam anapara itfası 933 milyar TL’ye, üç kategorideki faiz ödemelerinin toplamı 1 triyon 270.5 milyar liraya ve böylece yıllık toplam geri ödeme tutarı 2 trilyon 203.4 milyar liraya ulaştı.”

Ayrıntı yazmıyorum, sadece şunu belirteyim 2024’te iktidar günde 6 milyar TL faiz ödedi. Naci Bakır diyor ki (Dünya) “Hazine tarafından yönetilen toplam merkezi yönetim borç stoku, baş döndürücü bir borçlanma ve geri ödeme süreci yaşanan 2024 yılının sonu itibarıyla, 9 trilyon 250.8 milyar TL ile rekor bir düzeye ulaştı.”

İktidar (siyaset) ülkeyi habire dibe çekiyor. Haksız ve hukuksuz siyasi operasyonlarını artırdıkça millet olarak daha pahalıya yaşıyoruz. Milletin üç kuruşu da eriyor, borsa çöküyor.

İstanbul Büyükşehir’e çekilen (İmamoğlu ve arkadaşlarına!) iki büyük operasyonun maliyetini hesaplamak için herkes Merkez Bankası’nın dövizlerine bakıyor. 50 milyar doları aşmış.

EKONOMİSTLERE SORULAR

Peki bu iki insafsız politik operasyonun, enflasyon ve pahalılık düşmediği dahası arttığı için milletin kaybını merak eden yok mu? İrili ufaklı birikimlerin enflasyonun altında kalmasıyla, ne kadar milyarlar eridiğini, kaybettiğini merak eden yok mu ayol!

Şimşek’e göre üç yıl içinde 41 milyar dolar proje bazlı para girecekmiş.

Güldüm, bu proje bazlı paraların faizlerini hesap eden var mı?

Acaba o toplantıda, yatırımcılar Mehmet Şimşek’e Türkiye için hangi politik soruları yönelttiler ve hangileri yanıtlara bıyık altında gülüp durdu?

***

Evet başlıktaki soruyu kaçırmayalım. İktidar bu politik; seçim, rakiplerini berhava etmeye yönelik operasyonlarıyla ülkeyi ekonomik olarak daha ne kadar dibe itecek, bilen var mı?

Pek durdurağı olduğu görülmüyor da!

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026