Karanlıklar çağı eninde sonunda sona erecek
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Karanlıklar çağı eninde sonunda sona erecek

24.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

1990’lar Uğur Mumcu’nun, Ahmet Taner Kışlalı’nın, Bahriye Üçok’un, Turan Dursun’un, Muammer Aksoy ve daha bir dizi seçkin aydının öldürüldükleri, Sivas gibi kitlesel katliamların gerçekleştirildiği karanlık bir on yıldı. Yüzlerce insan da doğuda kaçırılıp öldürüldü... Faili meçhul cinayetler tepe yaptı. Ama Uğur Mumcu gününde konumuz gazetecilere ve aydınlara yönelik suikastlar.

Uğur Mumcu öldürüleli 30 yıl olmuş, inanasım gelmiyor, hâlâ dün yaşamışız gibi canlı. 1990’da Çetin Emeç öldürüldü, büyük gazeteciydi. Bir katliam zinciri örülmüş, Türkiye bir karanlık zincire vurulmuştu. Cinayetler durmadı: Turan Dursun, Bahriye Uçok, Muammer Aksoy... Sivas yangını... Bir karanlıklar çağına aydınlarımız kurban edildi.

GELECEĞİ HABER VERDİ

Uğur Mumcu, araştırmacı yazar ve gazeteciliğiyle; cesur, yurtsever, laik-solcu kişiliğiyle; ses getiren araştırmalarıyla, dönemin siyasi ve hukuki alçaklıklarını hallaç pamuğu gibi attı.

Mumcu, yaşarken ve yazarken geleceği haber veriyordu.

Niçin? Daha güzel bir ülke için... Demokrasi, saydamlık, hukuk, insan hakları, adalet ve daha mutlu bir halk ve toplum için.

Uğur Mumcu’lar çoğaldığı sürece, Türkiye, hukuk, saydamlık, demokrasi, adalet, Cumhuriyet, ekonomi gelişecekti.

Ama Uğur Mumcu’lar yok edildiği sürece de Türkiye karanlıklar çağını yaşamaya devam edecekti.

DÜZEN DEĞİŞMEDİ

Ülke ve toplum üzerinde karanlık ağlar ören bu düzen değişmedi.

1980’lerin, 1990’ların medyayı susturma karartma AKP döneminde bu kez genel bir susturma politikası ile, toplumun yarattığı zenginliklerini talan etme-peşkeş çekme, yasayı ve anayasayı çiğneme politikaları ile sürüyor.

Özgür gazetecilik 15 yıldır büyük baskı altında. İktidar gazeteciliği medyayı esir alıyor, satın alıyor, içeri atıyor, korkutuyor, ağır hapis cezaları ile tehdit ediyor.

Geçmişte yaşanan büyük felaketler, toplumun ekonomik ve demokratik ayağa kalkmasını mümkün kılmadığı için, 2003’ten beri iktidarda olan AKP, geçmişin ağır felaketi üzerine büyük bir baskı rejimini oturttu.

Önümüzdeki dört ayda neler yaşayacağımızı bilmediğimiz bir süreç içinde, seçimlere gidiyoruz.

İKİ YOL VAR

Ya aydınlığa yürüyeceğiz: İnsan hak ve özgürlükleri, adalet, eşitlik, hukuk, doğa ve çevre, yasa, laiklik, demokrasi, gelişme, güzellik, estetik, çağdaşlık, bilim-teknoloji-sanat hepsini çoğaltacağız, üreteceğiz...

Ya da karanlıkta çakılı kalacağız: Toplumu bölen, dışlayan ne varsa daha çok devreye girecek, kadınların, çocukların, yoksulların giderek daha çok ezildikleri daha ağır bir din siyasetinin ve devletinin cenderesine gireceğiz..

Özgürlükler daha çok boğulacak. Daha keyfi ve yasasız ve anayasasız ülkede yaşayacağız. Uğur Mumcu’lar daha çok baskı altına alınacak. Eleştiriler boğulacak.

Ama Uğur Mumcu’lar hiçbir zaman ölmeyecek...

Merhaba Uğur Mumcu.. yaşadıkça yaşatacağız...

Yazarın Son Yazıları

‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026