Kaybedilecek iktidarı elde tutma olasılıkları üzerine

26 Ekim 2021 Salı

Birkaç okur sordu; Ankara’da büyükelçileri sınır dışı etme isteği gerçekleşir mi ve dünkü yazımda geçen “İktidar yine de dış kriz yaratmada ileride büyük oynayacaktır” konusunu biraz açar mıyım, ne gibi mesela?

Durum şu: Ülkemizde ülkeyi iflasa götüren böyle bir iktidarın ya düşmesi ya halkın isteği ve zorlamasıyla erken seçime gitmesi ya da istifa etmesi gerekir. Ama bildiğiniz gibi bu üç şıktan birisinin bile şu aşamada gerçekleşme olasılığı sıfır. Çünkü bu öyle böyle, normal bir iktidar ve parti değil. Pençelerini geçirdiler ülkeye, TÜGVA gibi hanedanlık örgütleri ve pek çok benzer vakıf, cemaat, dernek, tarikat ve ihalelerle birlikte ülkenin zenginliği emiliyor. Üstüne üstlük, kriz üzerine kriz yaratılarak millet durmadan yoksullaştırılıyor. İhaleleri de katın işin içine. İktidar, böylesine bal kaymak bir çiftlikten elini eteğini kendiliğinden çekmeyecek bir anlayışa sahip. Bütün bu çiftlik uygulamalarını da yönettiği devletin tüm güçleriyle koruyor. Amacı iktidarını sürdürmek.

Osman Kavala, aslında sadece iktidarın elinde bir gerilim yaratma aracıdır. Hukuksuz bir şekilde “rehin” tutulduğunu en iyi iktidar biliyor. Sorun önde gelenlerine, hatta bakanlarına, of the record. Demirtaş da öyle. Onlar olmasaydı başkaları olacaktı.

Batı ülkelerinin aksine, burada iktidarların seçimlerle doğal bir şekilde el değiştirmeyi zorlaştırıcı her şey var. Her ne kadar “Millet seçimlerde istemezse gideriz..” gibi, yılda bir kez bir laf etmiş olsalar bile İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde yarattıkları hukuksuzluk kaosunu anımsayın. Diyelim ki seçmen tüm bu hukuksuzlukları aşan bir şekilde oyunu kullandı. İktidar da düştü. Fakat sandık zamanı gelinceye kadar sürecek iktidarda kalma mücadelesi.

SORU ŞU: İKTİDARDA KALMAK İÇİN NE YAPABİLİRLER?

1) Seçimi kazanırlar, muhalefet de tamam başaramadık der.

2) Seçimi kazanmak için ne yapabilirler? Çok şey... a) Kalkarlar millete başarısızlıklarını ve bunun nedenlerini anlatır, kısa zamanda bütün bunları telafi edecek programlarını tatmin edici bir şekilde açıklar ve güven vermeye çalışırlar; b) Çalışanların maaşlarına hemen enflasyon üzerinde zamlarını açıklarlar, c) Gelir eşitsizliğini hızla azaltacak önlemleri açıklarlar vb... d) Yolsuzluk, ihale peşkeş, devlet kaynaklarını aktarma konusunda, en azından aldatıldık, sorumlulardan hesap soracağız derler ve birkaç yargılama yaparlar..

3) Bunlar olabilir mi? Yanıtını siz verin!!!

4) Eğer bunları yapmazlar dersek, başka ne yapabilirler? Mesela uyguladıkları ekonomi politikanın müthiş bir sonuç vermesini beklerler; umutları gerçek ve herkes yanılmış olur, müthiş bir kredi alırlar milletten ve oylar kendilerine akar!!!

5) Peki, bu olur mu? Yanıtını siz verin... Bu imkânsızı gerçekleştiremezlerse, iktidarda kalmak için ellerinden ne gelir? Hah işte nihayet olasılık olarak yüksek noktaya geldik.

6) Bir okur, her seçimde söylenen bazı noktaları yazdı; sandıkların manipülasyonu, Yüksek Seçim Kurulu marifetiyle sözde hukuki uyduruk sonuçlara tasdik... Bu kadar ayan beyan bir durumda, zaten gayri meşru bir iktidardan bahsediyoruz demektir. Bunu yapar ve açık bir dikta rejimine geçerler mi, böyle bir beklentim yok diyeyim. Biz normale yakın koşullardan bahsedelim.

OLAĞANDIŞI KOŞULLAR

 7) İşte burada, seçim sürecinde olağanüstü siyasi koşullar yaratmak kalıyor. Şu yaşadığımız on ülke elçisini sınır dışı etmek, seçime doğru yapılabilecek büyük gerilimlerden biri olabilirdi. Bu ve buna benzer eylemin sonuçları Türkiye ile yedi düveli karşı karşıyla getirebilir ve ustaca büyük bir yok edilmek istenen Türkiye havası yaratılır, bununla kalınmaz, muhalefet partileri düşmanla işbirliği ve hain muamelesi görür...

8) Olağanüstü koşullar yaratılmak için, ben Yunanistan’ın da Ankara’yı çok ciddi kontrollü bir çatışma fırsatı verecek yüksek potansiyele -yoksa aptallığa mı deseydim!- sahip olduğunu düşünüyorum. Ankara adaların silahlanmasına yönelik bir dizi Navtex açıklamaları da yaptı. Buradan da ilerlemek mümkün olabilir.

9) Sonuçta, kaybedileceği kesin bir seçim sonucu karşısında, bütün bunlar sıkıyönetimi ve ertelemeleri de gerektiren sonuçlar üretebilir.

***

Zırvaladığımın farkındayım, okurlar beni bu saçma senaryoları yazmaya itti. Hiçbirine inanmadığımı belirteyim. Türkiye’de iktidar, zamanı gelince normal koşullar altında el değiştirecektir ve ülkenin geçmişi, AKP’nin politik arenada kalma ve yeniden iktidara gelme isteği, bunun garantisidir.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları