Kılıçdaroğlu - Akşener iktidarı ve milletvekili çoğunluğu sorunu
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Kılıçdaroğlu - Akşener iktidarı ve milletvekili çoğunluğu sorunu

05.10.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Şüphesiz henüz doğmamış çocuğa don biçmek doğru değil, kim bilir köprünün altından ne sular akacak?

Şu anda Kılıçdaroğlu, son aylarda yüksek bir özgüven ile ortalıkta ve yarın iktidara gelecekler gibi davranıyor, konuşuyor, yaşıyor. Yakın zamana kadar bu özgüven eksikliği tartışılıyordu; bence bu özgüven iyidir, iktidar olma otoritesini içinde barındırır ve seçmene güven verir. İktidara geldik, geliyoruz havası iyi.

Bu tempo ile Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığının kabul görmesi giderek artan bir olasılık, hem Millet İttifakı’nca hem de seçmen nezdinde..

Sanırım önümüzdeki 19 aylık seçim sürecinde CHP’nin başını kaşıyacak zamanı olmayacak, Akşener’in de.

BAŞBAKANLIK VE MERAL HANIM

Meral Akşener’in “Başbakan olmak isterim” açıklaması, Kılıçdaroğlu’nca da kabul gördüğüne göre, en kilit konu, 19 ay sonra yapılacak seçimlerde (her şey böyle gider ve seçim atmosferini ortadan kaldıracak gelişmeler yaşanmazsa, ki bu ayrı bir yazı konusu..) Meclis’te anayasa değişikliği için gerekli 400 milletvekilini sağlayabilmek. O zaman güçlendirilmiş parlamenter sisteme göre hükümet kuruluşu yeniden şekillenecek, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturacak kişinin yetki ve sorumluluklarına göre sistem yeniden şekillenecek.

Gelişmeleri bilemiyoruz ama bugün 400 milletvekiline ulaşmanın zorluk derecesinin yüksek olduğu söylenebilir.

Muhalefet, sistem değişikliğini referanduma götürmek için, 360 milletvekili kazanmalı.

AKP çevreleri geçmiş seçim sonuçlarına bakarak bunun zor olduğunu söylese de köprünün altından akan suların, değişen koşulların hesabını yapmıyor. Akıp giden eski sularda yıkanacağını düşünüyor.

Fakat muhalefet seçmenin karşısına, mesela Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Akşener seçeneği ile çıktığında, bu seçeneğin gerçekleşmesi için anayasa değişikliği için de oy vermesi gerektiğini bilecek. Millet İttifakı’nın seçmene anlatacak çok önemli konusu da budur.

Akşener’in başbakanlığı ancak böyle gerçekleşir.

MİLLETVEKİLİ ÇOĞUNLUĞU SAĞLANAMAZSA?

Peki, bir olasılık olarak, Meclis’te 360 milletvekili çoğunluğu bile yakalanamazsa? Sistem nasıl değişecek?

Anayasa değişikliği paketi yine de Meclis’e getirilecektir.

Meclis’in birleşimine göre, o zaman muhalefete düşecek AKP-MHP milletvekillerinden bir kısmının bu değişikliğe onay vermesi, sonraki seçimlerde kendilerini avantajlı görebilir ve değişikliğe oy verebilir. Bunu güçlü bir olasılık olarak görmeli.

Peki, bu da olmazsa?!

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin işleyişinde şüphesiz ki iktidar ortakları değişikliğe gideceklerdir. 

KOALİSYON İLKELERİ UYGULANIR

Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan kişi, yetkilerinden bir kısmını dağıtabilir, delege edebilir, yetkiler bölüşülebilir, Akşener başbakanlığa yakın bir konuma yükseltilebilir.

Zaten sistemden ziyade, var olan sistemlerin nasıl yönetilebileceği önemlidir.

Bu konuda çok iyi bir örnek yaşayabiliriz. 

Kimileri diyor ki insanoğlu bu, bir kez Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturunca ve bu kadar geniş bir yasal yetki eline geçince, bunu paylaşmak istemez! 

Bunu öne sürenlerin sırtında yumurta küfesi ve sorumluluk bulunmuyor. Yarını bile düşünmüyorlar. Bu bakımdan anlamsız bir tartışma.

Kurulacak olan bir fiili koalisyondur.

BAZI NOKTALAR

- Yavaş yavaş, iki parti de iktidarı eleştirmek ile yetinmeyecekler ve ne yapacaklarını açıklamaya daha çok yer verecekler.

- İktidara geldiklerinde hemen vakit geçirmeden halkın yararına en önemli bir iki noktaya odaklanmalılar, henüz bu konuları açmayı erken bulabilirler, fakat ben yazacağım. 

- Önümüzde iktidarın anayasa değişikliği önerisi var. Cumhurbaşkanı, CHP ve İYİ Parti’nin yeni anayasalarını bekliyoruz demesine rağmen, belki de iki parti ortaya tam bir anayasa paketi açmayacaklar ve salt üzerinde uzlaşı sağladıkları sistem değişikliğinin tekel ilkelerini belirleyecekler.

- Cumhurbaşkanı şimdiki tek adam rejimini değiştirmeyecek, laf ola beri gele, Meclis’e göstermelik bazı yetkiler önerecek gözüküyor. 

- Peki, AKP yarı başkanlık vb. daha ciddi bir öneri paketini açar mı? Koşullar bunu zorlar mı?

Yazarın Son Yazıları

‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026