Ülkenin baş aşağı gidişinde kilometre taşı
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Ülkenin baş aşağı gidişinde kilometre taşı

12.09.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün yaşadığımız büyük felaketin adı 12 Eylül 1980 Genelkurmay’ın askeri darbesi. Kaç kişi tutuklandı, kaç kişi idam edildi, kaç kişi kaç yüz yıl ceza aldı... Bunlardan bahsetmeyeceğim. Bugünkü gazetelerde ve dijital medyada okuyacaksınız zaten. Ben siyasi arka planı üzerinde duracağım.

Öncelikle bir saptama yapayım: 12 Eylül askeri darbesi, süreç içinde bugünkü tek adam rejiminin ebesidir. Bu ebelikte şüphesiz ara basamaklar vardır. Bunlar üzerinde de durmayacağım.

12 Üylül darbesine giden süreç önemlidir. 12 Eylül ülkeye çok güçlü bir bomba atışıdır, birkaç yıl bu süreç özenle hazırlandı.

Tabii ki öncelikle ordunun kontrolünde bir süreçten bahsediyoruz.

Ordu, yani Genelkurmay tamamen ABD’nin askeri bakımdan Pentagon, iç karışıklık ve süreç hazırlığı bakımından CIA, siyasi olarak da Beyaz Saray’ın denetiminde, darbe sürecinde başrolü oynadı. ABD’nin siyasi çıkarlarını burada saymayacağım...

İşte kellelerimiz, vur kılıcı

Ama şunu belirteyim, Türkiye; ABD için hep kargaşa çıkarılacak, dizginleri tutulacak bir ülke oldu. 1980 darbesi, ABD’nin dünyada yerli uşakları aracılığıyla yaptığı son darbelerden biriydi. Daha sonra “sivil hareketler” ve “portakal devrimleri” vb. kılıflar altında ülkelere müdahalesini sürdürdü. Ama 2016’da FETÖ uşakları aracılığıyla yine de darbe denemesinden vazgeçmedi.

Fakat 1980 öncesi ülkedeki siyasi partilerin darbeye giden süreci durduracak birleşik bir politika üzerinde anlaşmamalarına değinmek istiyorum.

Baş figürler Demirel ve Ecevit idi.

İkisi de yan yana geldiklerinde bile gökyüzünü seyrediyorlardı. Ecevit’e bile suikast düzenleniyordu. Ülkenin şirazesinden çıkması için darbeci güçler her şeyi yaptı.

Ecevit ve Demirel’in belki de ordunun kontrolündeki darbeci güçlere karşı diyecekleri söz, izleyecekleri politikaları yoktu.

Bizim yapacağımız bir şey yok, arka planda ordu var, bari darbe yapsınlar da bu kargaşa dursun havasındaydılar. 10 yıl önceki darbeyi de biliyorlardı. Başlarını darbecilerin kılıçları altına yatırdılar.

***

Türkiye’nin bugünkü demokrasizliğinden, azgelişmişliğinden, Atatürk ve devrimlerine apansız saldırılardan, ülke iradesinin teslim edilmesinden NATO ve ABD sorumludur.

Tüm bu süreçlerin sonunda elimizde tek adam rejimi, anayasasızlık, hukuksuzluk, manipüle edilmiş, büyük ekonomik çöküntü ile yoksullaştırılmış ve eşitsizlikler içinde boğulan bir toplum kaldı...

Okur notu:

11 Eylül 2023 tarihli yazınızda yer alan,Kılıçdaroğlu adaylığını koymamalı. Dahası kurultaydan önce bunu açıklamalı. Kendisini sonuçtan sorumlu hissedenlerin hepsi de kenara çekilmeli. Tüm bu kargaşaya hızla son verilmeli... Seçmen yenileşme beklentisi içinde. Sadece politika değil, özellikle parti yönetiminde” değerlendirmesi doğru ve önemlidir.

İhtirasın ağır bastığı, ülkenin sosyopolitik şartlarının değerlendirme dışı tutulduğu adaylığın, seçim başarısızlığı ile sonuçlanmasının ülkenin geleceğine ne derece önemli etkilerde bulunduğunu yaşayarak göreceğiz.

F. Korutürk, A. Necdet Sezer’in seçilmeleri krizleri önlemiştir. O dönemlerin şartları içinde doğru çözümler bulunmuştu. Ders alınmalıydı.

A. Fuat Başgil, 1961 yılında cumhurbaşkanı seçilme imkânına sahipken şartlar gereği adaylıkta ısrar etmeyip yeni krizlerin doğmasına engel olmak üzere senatörlükten istifa etmişti. Ülke için yararlı olmuştur. K. Kılıçdaroğlu aday olmamalıydı.

- 21 yıllık iktidarın ülkede yarattığı iklim...

- Toplumun iktidar değişimine yönelik iradesine rağmen istenenin CHP iktidarı olmadığı,

- CHP iktidar olmak için yeterli güven ve inandırıcılığa sahip değildi.

- CHP’nin yüzde 25 olan oy oranı, adayın kim olacağı konusunda farklı ve dengeli bir çözüm bulunmasını, geçiş dönemi için seçim kazanacak bir aday belirlenmesini gerektiriyordu. Kılıçdaroğlu çekilmezse, CHP’nin ve ülke siyasetinin önünü tıkamaya devam eder.

Av. Ekrem Feroğlu

Yazarın Son Yazıları

‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025