Yeni bir Türkiye’ye giriş, derin nefes alın
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Yeni bir Türkiye’ye giriş, derin nefes alın

31.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sabah güzel başladı. Rahat bir nefes aldık. Özgür, adaletli, daha eşitlikçi; insanların kin ve nefretin mahkeme kapılarında, pazaryerleri çöplüklerinde, iktidarın iane kapılarında, iktidar partisinin merkezlerinde/valiliklerinde/ kaymakamlıklarında... süründürülmediği, layık olanların dışlanıp iktidarın sıradanlığının tüm kurumlarda egemen olamayacağı, tüm kapıların tüm yurttaşlara açık tutulacağı, şeffaflığın ağır basacağı yeni bir ülkenin kapısı aralandı sanki.

İlk sunuşu yapan Faik Öztrak’ın açıkladığı yeni yönetimin ana ilkelerinde, başlı başına nasıl bir ülke kurmada mutabakat sağladıkları görülüyordu.

Çok ayrıntılı çalışılmış ve hayata geçirmeyi vaat ettikleri 2 bin 300 madde ile özetlenmiş bir mutabakat metni, öyle iki yıllık değil, hatta 5 yıllık bile değil, en az iki dönem sürecek, sürdürülmesi gereken bir iktidar olma fotoğrafını önümüze koyuyor.

Ülke o kadar ağır bir hasarla karşı karşıya ki iktidar olmanın can damarı olan özellikle ekonominin yerli yerine oturtulması bile 4-5 yılı alacaktır. Eğer seçilirlerse 4 yılda ancak milleti de mutlu edecek, yarının çok daha parlak olacağına ilişkin millette büyük bir “gerçekleşiyor” umudunu yaratacak bir sonuç elde edebilirler. 

Bu nedenle, iki yılda güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmek için anayasa değişikliği referandumuna gideriz hayalini, eğer varsa, bir kenara bırakmaları gerekir.

UZUN SÜRELİ YÖNETİM ORTAKLIĞI

Zaten 240 sayfalık büyük metindeki ayrıntılı maddelere baktığımızda, zaten uzun bir ortaklığı ve iktidar dönemini içeriyor, dersiniz.

Öyle olması gerekir! Ülkenin bu kez de altı parti arasında bu kez tek başına iktidar mücadelesine sahne olmasına ve yeni parçalanmalara zerre kadar tahammülü yok. 

Ülkeyi düşünecekler, beş yıldan sonra da bu metinleri gerçekleştirmek için ortak iradelerini sürdürecekler umudundayım.

Her türlü ayrımcılığı dışlayacak, milleti birleştirecek uzun soluklu bir yönetim, ülkede yaratılan 20 yıllık hasarın ana konularını ancak giderebilir.

ACİLEN EKONOMİ 

Bunun için en önemli öncelikli konu, halk açısından daha eşit, yoksulluğun kökünün kazandığı, milli gelirin çok daha eşitçe dağıtıldığı politikaları acilen devreye sokmak olacaktır.

Öncelikli konu millete rahat nefes aldırmaktır. Diğer üst yapı değişiklikleri peyderpey sökün edebilir.

Zaten hukuk ve yargı reformu, zaman alacak bir konu. Vesayet altındaki yargının, iktidara ideolojik saplantılarla kesin bağlı olanlar dışında, vicdana ve hukuka uygun olan bir davranışa geçeceği varsayılabilir. Artık sistemin değiştiğini görenler, adalete geri dönebilirler. Başarılı bir yönetime millet kanaat getirdiği anda da anayasa değişikliği gündeme getirilebilir.

Mutabakat metni pek çok “uzlaşı” da içeriyor. 

Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nin sözü edilmiyor ama uluslararası anlaşmaların ancak Meclis kararıyla iptal edilebileceği ve bu konuda yapılan yanlışlardan geri dönüleceği biçiminde ifadeler ve kadınların korunmasına-eşitliğine çeşitli bölümlerde yapılan önemli vurgular, bu konuda tereddütleriz aşıyor.

NEYİ TARTIŞACAĞIZ 13 GÜNDE

13 Şubat’ta cumhurbaşkanlığı yönetim yol haritası ile birlikte ortak adayın ismi açıklanacak.

Altı partinin yönetime nasıl katılacağı ve ortak aday konusu özellikle veya ağırlıkla İYİ Parti ile CHP arasında tartışma konusu.

Partilere bir sorumluluk düşüyor: Önümüzdeki 13 gün sürede neyi tartışacağız, partilerin yönetimde en çok kazanç sağlayacakları pozisyon veya itirazlarını ve bu itirazlarını adayın belirlenmesinde bir koz olarak kullanacakları söylentileri mi?

Yoksa ortama koydukları muazzam kapsamlı bir metni mi?

Birincisi olursa metne çok yazık olur.

Yazarın Son Yazıları

‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026