ABD, Trump ve Biden
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

ABD, Trump ve Biden

22.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

ABD’nin bir önceki devlet başkanı ve bu yılın Cumhuriyetçi Parti devlet başkanı adayı Donald Trump’a yönelik gerçekleşen suikast girişimi sadece ABD’de değil, tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. 

Cumhuriyetçi Parti’nin devlet başkanı adayının parti delegeleri tarafından resmen belirleneceği Kurultay’dan iki gün önce, bir seçim mitingi sırasında gerçekleşen suikast girişiminde, Trump milimetrik bir farkla ölümden döndü, kurşun kulağını sıyırdı, olayda bir kişi öldü, Trump ile birlikte üç kişi yaralandı.  

Suikastı gerçekleştiren 20 yaşındaki Thomas Matthew Crooks ise olay yerinde öldürüldü; ifadesi alınamadığı ve sorguya çekilemediği için, suikast girişimi aydınlatılamadı.

Ayrıca, suikast girişimi sırasında büyük bir güvenlik ihmalinin olduğu, suikastçının ateş açtığı binanın ve bina çatısının güvenlik çemberi içine alınmadığı, suikastçının kolayca binanın çatısına çıktığı ve Trump’ı hedef aldığı ortaya çıktı.

***

ABD devlet başkanı Joe Biden’ın ve Trump’ın uluslararası politikaları ve stratejileri karşılaştırmalı olarak dikkate alındığında, bu suikast girişimini “bireysel bir çılgınlık” eylemi olarak nitelendirmek ve tek başına 20 yaşında bir tetikçiye yüklemek oldukça zor bir hale gelmektedir.

Biden, Rusya karşıtı ve NATO genişlemesi yanlısı politikalarıyla, Ukrayna’daki savaşı körükleyen, Rusya’yı ekonomik, siyasi ve stratejik açıdan zayıflatmak için mücadele veren, ABD’nin dünyada siyasi, ekonomik ve askeri bir egemenlik kurması doğrultusunda politikalar üreten birisidir.

Trump ise NATO’nun genişlemesi yoluyla Rusya’nın kışkırtılmasına karşı çıkan, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sonlandırılması gerektiğini düşünen, Rusya’nın düşmanlaştırılmasını eleştiren ve kendi başkanlık döneminde dünyada hiçbir savaşa yol açmadığını söyleyen, önceliğinin dünya değil, ABD olduğunu savunan bir kişidir. 

Trump, anti-emperyalist bir siyasetçi olarak nitelendirilemese de, kapitalist düzenin bir temsilcisi olsa da, ayrıca iç politikadaki popülist, şovenist, muhafazakar, ayrımcı söylemleri, olguları çarpıtma alışkanlıkları ve devlet adamlığından uzak tavırları eleştirilebilse de, Trump’a suikast girişimi, ABD seçimleri ve dünyanın geleceği konusunda bir değerlendirme yapılırken, bu gerçek de dikkate alınmalıdır.

***

Demokratik Parti, Bernie Sanders gibi, hem iç politikada ekonomik ve sosyal adaleti savunan, hem de dış politikada ABD emperyalizmini eleştiren bir devlet başkanı adayını çıkartabilmiş olsaydı, ABD seçimleri bambaşka bir paradigma içinde değerlendirilebilirdi.

Ancak Biden ne yazık ki, ABD emperyalizmi konusunda, Cumhuriyetçi Parti’nin eski devlet başkanları olan Ronald Reagan, George Bush ve George W. Bush dönemlerini aratmayan, ABD “savunma” sanayi, CIA ve Pentagon üçlüsü üzerine inşa edilmiş bozuk düzenin temsilciliğini yapan, “Soğuk Savaş”ı sürdürmek için mücadele veren, bu doğrultuda hayali düşmanlar icat eden, dünyada bir üçüncü dünya savaşına yol açma kapasitesine sahip olan, dünyanın güvenliği açısından tehdit oluşturan bir kişidir.

1776 yılında, 1789 Fransız devriminden de önce, monarşinin, feodalizmin ve teokrasinin yıkılması doğrultusunda büyük bir devrim gerçekleştiren, 300 milyonu aşkın bir nüfusa ve büyük bir yüzölçümüne sahip olan ABD’nin, 21. yüzyılda, doğru dürüst bir devlet başkanı adayı çıkartamamış olması, Biden dün adaylıktan çekilene kadar, Biden ve Trump arasında sıkışıp kalması, Demokratik Parti’nin Trump’ın karşısına Biden’dan farklı yapıda bir adayı çıkartıp çıkartamayacağının da belirsizliğini koruması, başlı başına trajik bir olaydır. 

Bunun tarihsel, siyasi, ekonomik ve jeo-stratejik nedenleri araştırılıp anlaşılmadan, ABD’nin de dünyanın da geleceği üzerine sağlıklı bir değerlendirmede bulunmak ve geleceğe yönelik olumlu bir öndeyilemede bulunmak olanaklı değildir.

Yazarın Son Yazıları

CHP’nin bölünmesi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuka aykırı biçimde üniversite diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasından sonra, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de hukuka aykırı biçimde görevden alınmasıyla gerçekleşen darbe, CHP’nin bölünüp bölünmemesi sorununu da beraberinde getirdi.

Devamını Oku
01.06.2026
Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026