CHP’de tüzük ve program
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

CHP’de tüzük ve program

02.09.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Bir siyasi partinin tüzüğü, o siyasi partinin nasıl yönetileceğine ve örgütleneceğine dair ilkeleri, kuralları ortaya koyan hukuki metindir.

Bir siyasi partinin programı da o siyasi partinin temel ilkelerini, ideolojisini ve Türkiye’nin her alandaki sorunlarına yönelik çözüm önerilerini ortaya koyan metindir.

Tüzük ve program kurultay tarafından belirlenir ve kurultay delegelerinin onayıyla geçerli hale gelir.

CHP bu hafta içinde tüzük kurultayını gerçekleştirecek. Kurultayın sonunda da program kurultayına yönelik ön çalışma toplantısı gerçekleştirilecek.

Aslında tüzük kurultayında sadece tüzüğe odaklanmak, program konusunu tamamıyla program kurultayına bırakmak en doğrusudur. Program, ideolojik tartışmaların en yoğun yaşandığı ve bir siyasi partinin ontolojik temellerini oluşturan alandır. Program, tüzük kurultayına sıkıştırılamayacak kadar önemli bir konudur.

***

Nitekim CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şimdiden bu fırsatı kullanarak, yönetimde olduğu dönemde yaptığı gibi, CHP’nin temel ilkeleri olarak bilinen “altı ok”u tartışmaya açtı ve “altı okun çağdaş koşullara göre yeniden yorumlanması gerekliliğinden” söz etti.

Oysa “altı ok”un yeniden yorumlanmaya değil, uygulanmaya ihtiyacı var.

Cumhuriyetçilik ve halkçılık, monarşinin ve oligarşinin antitezidir.

Devletçilik, özelleştirmeciliğin ve neoliberal ekonominin antitezidir.

Laiklik, teokrasinin antitezidir.

Milliyetçilik, ümmetçiliğin antitezidir.

Devrimcilik, statükoculuğun antitezidir.

AKP iktidarında, monarşi, oligarşi, teokrasi, özelleştirmecilik, ümmetçilik, statükoculuk düzenin parçaları haline gelmiştir ve bunların çağdaşlıkla uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı gibi, hepsi ilkelliğin göstergeleridir.

Dolayısıyla çağdaş dünyanın parçası olmak isteyen bir siyasetçi, altı oku yeniden yorumlamak saçmalığını bir kenara bırakır, bu ilkeleri olduğu gibi uygular.

Çağdaşlık dünyanın her yerinde bu ilkelerin uygulanması sayesinde elde edilmiştir. Sosyal demokrasi ve demokratik solculuk da özünde, altı ok ile çelişen değil, altı oku tamamlayan ilkelerdir.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ve onunla birlikte partideki “değişim” hareketini başlatan İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun emperyalizmin bu tuzağına düşmeleri durumunda, CHP gerçek bir değişimi gerçekleştiremeyeceği gibi, bir daha asla seçim kazanamaz, 2024 belediye seçimlerinde CHP’nin yeni yönetimine seçmen ve parti üyeleri tarafından açılan kredi hızlı bir tükeniş sürecine girer, partide bölünmeler ve parçalanmalar oluşur, yeni bir siyasi partinin kurulması bile söz konusu olabilir.

***

Tüzük değişikliği sayesinde sağlanabilecek parti içi demokrasinin, partinin temel ilkeleri, ideolojisi ve programı ile dolaylı bir ilişkisi vardır. Çünkü parti içi demokrasinin sağlanması durumunda, partide, partiyi kurnazlıkla ele geçiren oligarşik güçler değil, üyeler egemen olur. Üyelerin egemen olduğu bir partide de oligarşik güçler, partinin temel ilkelerini, ideolojisini, altı oku, partinin ve devletin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’ü tartışma konusu haline getiremezler. Çünkü CHP üyelerinin çoğunluğu, Atatürk’ü, altı oku, partinin temel ilkelerini ve ideolojisini benimseyen kişilerdir.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra CHP’de parti içi demokrasinin bir türlü tesis edilmemesinin temel nedeni de budur. Çünkü emperyalizmin uşağı olan alçak oligarşik güçler, medya, belediyeler ve delege ağalığı üzerinden, partiyi, özellikle son yıllarda, bu şekilde ele geçirmişlerdir.

Bu nedenle, CHP İlke ve Demokrasi Hareketi’nin, www.chpilkedemokrasi.org adresli web sitesinde yayınlanıp CHP’nin yetkili organlarına da sunulan, önseçim, çarşaf liste, mahalle kongreleri, adaylaşma, parti içi eğitim, üyelik, parti meclisinin yetkileri gibi konulardaki tüzük değişikliği önerileri, hem CHP hem de Türkiye için yaşamsal öneme sahiptir.

Yazarın Son Yazıları

Tutsak kent

Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Cumhuriyeti kurduktan sonra, Ankara’yı Türkiye’nin başkenti yaptı.

Devamını Oku
06.07.2026
NATO’dan çıkış

1949 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne karşı emperyalist amaçlarla kurulan NATO adlı askeri ittifak örgütü, SSCB ve NATO’ya karşı bir tepki olarak kurulan “Varşova Paktı” yıkıldıktan sonra da varlığını sürdürdü.

Devamını Oku
04.07.2026
NATO

NATO adlı askeri ittifak örgütü, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1949 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dünyadaki etkisini kırmak için kuruldu.

Devamını Oku
29.06.2026
Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026