Korgeneral Vural Avar ve amiraller
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Korgeneral Vural Avar ve amiraller

26.12.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

28 Şubat kumpas davasıyla, yaklaşık 1 yıl 4 ay önce 84 yaşında tutuklanan ve çeşitli sağlık sorunları yaşayan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) emekli komutanlarından Korgeneral Vural Avar, geçtiğimiz hafta hapishanede yaşamını yitirdi!

Korgeneral Vural Avar, herhangi bir darbe girişiminde bulunmadığı halde, tutuklanıp hapishanede ölüme terk edilirken, 12 Eylül 1980’de gerçekten askeri darbe yapan Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, yine AKP iktidarı döneminde, gecikmeli ve göstermelik bir biçimde tutuksuz yargılandılar; Kenan Evren 97 yaşında, Tahsin Şahinkaya 90 yaşında, tutuksuz bir ortamda doğal bir biçimde öldükten sonra, dava üst mahkemede kesinleşmeden düştü.

Korgeneral Vural Avar’ın ölümü, gayri resmi bir idam cezasının infaz edilmesidir! Ciddi sağlık sorunları ve ileri bir yaşta olan insanların hapishane koşullarına dayanamayacakları ve orada daha hızlı bir biçimde ölecekleri açıktır!

TSK’nin emekli komutanları, Vural Avar, Çevik Bir, Çetin Doğan, Hakkı Kılınç, Cevat Temel Özkaynak, Erol Özkasnak, Fevzi Türkeri, Yıldırım Türker, İlhan Kılıç, Aydan Erol, Kenan Deniz, Ahmet Çörekçi, Çetin Saner, İdris Koralp, laiklik ve anayasa konusundaki duyarlılıkları nedeniyle, 70 yaşını aşmış oldukları halde, tutuklanarak hapishaneye, ölüme yollanmışlardır.

Tahliye edilen birkaç komutan hariç, tutuklu olan diğer komutanlar da halen hapishanede ölüm riski altındadırlar!

***

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in başkanlığında toplanan bir Milli Güvenlik Kurulu’nda alınan tavsiye kararlarını, bunun üzerine koalisyon hükümetindeki iki siyasi partinin aralarında yaşadıkları anlaşmazlıkları ve onun sonucunda gerçekleşen bir yasal hükümet değişikliğini, bir askeri darbe girişimi olarak nitelendirmek, laiklik karşıtı, Cumhuriyet düşmanı örgütlenmenin bir kurgusundan ibarettir.

28 Şubat sahte yargı sürecini başlatan sözde savcıların ve sözde hâkimlerin birçoğu, FETÖ üyesi olmalarından dolayı ya tutuklandılar ya da meslekten ihraç edildiler. AKP hükümetinin buna rağmen dava sürecini sürdürmesi ve anayasanın 138. maddesini ihlal ederek, yargı bağımsızlığını ortadan kaldırarak, söz konusu komutanları tutuklatması, kumpas davalarının sadece FETÖ’ye özgü olmadığının, AKP’nin de aynı yöntemi uygulayan bir örgütlenme olduğunun kanıtlarından birisidir.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na karşı kurulan kumpası, 28 Şubat sözde darbe girişimine benzetmesi büyük bir talihsizlik olmuştur. CHP tabanı ve seçmeni böyle bir tarihsel çarpıtmayı asla kabul etmez!

 Tam tersine, AKP’nin Ekrem İmamoğlu’na karşı kurduğu kumpas, AKP’nin tutuklu komutanlara kurduğu kumpasa benzer bir kumpastır!

Komutanlara bu kumpası kuran sözde siyasetçiler, bürokratlar, savcılar ve hâkimler, Korgeneral Vural Avar’a “Hapishanede kalabilecek kadar sağlıklıdır” raporu veren sözde doktorlar, hukuk önünde bu hukuksuzluğun ve zalimliğin hesabını mutlaka vermelidirler!

Tutuklanan komutanların “rütbelerinin sökülmesi” ise hem halkın hem de TSK’nin vatansever üyelerinin nezdinde, yok hükmünde bir uygulamadır. Halk, anayasal düzeni yıkarak meşruiyetini büyük ölçüde kaybeden AKP hükümetinin rütbelerini, önümüzdeki seçimlerde, sandıkta sökecektir!

***

Geçtiğimiz haftanın önemli olaylarından birisi de TSK içindeki dinci-tarikatçı-cemaatçi örgütlenmeyi ve Montrö Sözleşmesi’nin yıpratılmasını eleştirdikleri için, darbe girişimi iddiasıyla yargılanan emekli amirallerin beraat etmeleridir.

Halkın emekli amirallere sahip çıkmış olması ve iddianameyi hiçbir biçimde ikna edici bulmamış olması, ayrıca Rusya-Ukrayna arasında çıkan savaşla birlikte Montrö Sözleşmesi’nin yeniden önem kazanması nedeniyle, AKP hükümetinin son aşamada yargıya müdahale etmediği, hâkimlerin de böylece hukuka uygun bir karar verebildikleri anlaşılıyor.

Emekli amiralleri haftalarca darbecilikle suçlayan siyasetçiler, bürokratlar, medya üyeleri, akademisyenler, acaba bu karardan sonra bir utanma duygusu yaşamışlar mıdır ve bu soytarılıklarından dolayı amirallerden özür dileyecekler midir?!

Yazarın Son Yazıları

Tutsak kent

Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Cumhuriyeti kurduktan sonra, Ankara’yı Türkiye’nin başkenti yaptı.

Devamını Oku
06.07.2026
NATO’dan çıkış

1949 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne karşı emperyalist amaçlarla kurulan NATO adlı askeri ittifak örgütü, SSCB ve NATO’ya karşı bir tepki olarak kurulan “Varşova Paktı” yıkıldıktan sonra da varlığını sürdürdü.

Devamını Oku
04.07.2026
NATO

NATO adlı askeri ittifak örgütü, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1949 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dünyadaki etkisini kırmak için kuruldu.

Devamını Oku
29.06.2026
Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026