Laiklik cephesi
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Laiklik cephesi

11.04.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye günümüzde ekonomi, demokrasi, hukuk, adalet, yargı, medya, ifade ve örgütlenme özgürlüğü alanlarında ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Ancak Türkiye bu alanlarda ilk defa sorun yaşamamaktadır. 

Ekonomik kriz Türkiye’nin hemen hemen her iktidarı döneminde yaşanmıştır. Demokrasi, hukuk, adalet, yargı, medya, ifade ve örgütlenme özgürlüğü alanlarında da özellikle 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbelerinde, büyük sorunlar yaşanmıştır. 

Ancak laikliğin bertaraf edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa yaşanmaktadır. Türkiye, tarihinde ilk defa, demokrasinin yerine teokrasinin kurulması, yani cumhuriyetin yıkılması tehlikesiyle karşı karşıyadır. 

Ayrıca günümüzde yaşanan diğer sorunlar da büyük ölçüde, AKP’nin teokrasi hedefinden kaynaklanmaktadır. 

Bu nedenle laikliğin bertaraf edilmesi, ülkedeki tüm diğer sorunları önceleyen, öncelikli bir sorun olarak ele alınmalıdır. Muhalefet öncelikle bu bilinçle hareket etmelidir.

***

Laiklik, dinin, devlet, siyaset, hukuk ve eğitim işlerine müdahale etmemesi, bu alanları esir almaması, devletin de bu koşulla, dindar olmayı seçen vatandaşın dini inanç ve ibadet özgürlüğünü, dinsiz olmayı seçen vatandaşın da dünya görüşünü ve yaşam tarzını güvence altına almasıdır. 

Laiklik dinsizlik değildir. Laiklik, farklı dinlerin, mezheplerin ve dünya görüşlerinin bir arada yaşamasını sağlayan, belli bir dinin ve mezhebin topluma zorla dayatılmasını engelleyen bir uzlaşma modelidir. 

Laiklik, siyasetin, devletin, hukukun, eğitimin dinselleşmesinin önlenmesidir. Laiklik, dinin, ekonomik ve siyasi amaçlarla suiistimal edilmesinin, dinin, ekonomik ve siyasi çıkarlar için bir araç olarak kullanılmasının önlenmesidir. 

Üniversitelerde başörtüsünü yasaklamak laiklik değildir. Laiklik, eğitim müfredatının dinselleşmesini önlemektir. 

İmam hatip okullarının ve ilahiyat fakültelerinin tamamını kapatmak laiklik değildir. Laiklik, imam hatip okullarını müftü ve imam ihtiyacına göre, ilahiyat fakültelerini ilahiyatçı ihtiyacına göre orantılı bir sayıda açmaktır. 

Laiklik, “Öğretim Birliği” Yasası’nı ihlal eden “4+4+4” eğitim modelinin kaldırılmasıdır, Kuran kurslarının reşit olmayan öğrencilere dayatılmasının engellenmesidir.

Laiklik, zorunlu din dersinin kaldırılıp din dersinin seçmeli ders haline getirilmesidir. 

Laiklik, siyasetin dinsel söylemlere dayandırılmasının, hukukun din kurallarına göre belirlenmesinin, ekonominin din kurallarına göre yönetilmesinin, devlette kadrolaşmanın dini ölçütlere göre uygulanmasının engellenmesidir. 

Laiklik, dinin ortadan kaldırılması, dinin yasaklanması değildir. Laiklik, din devletinin kurulmasının ve köktendinci faşizmin önlenmesidir.

***

Türkiye’de laiklik konusunda kurumsal olarak duyarlı olan birçok siyasi parti vardır. Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Halkların Demokratik Partisi, Memleket Partisi, Demokrat Parti, Demokratik Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Emek Partisi bu partilerin içinde sayılabilir. 

Yapılan tüm araştırmalara göre söz konusu partilerin toplam oyu yaklaşık olarak yüzde 54’tür. Teokratik bir monarşinin kurulup demokrasinin ortadan kaldırılmasını amaçlayan AKP-MHP iktidarının son bulması için bu oy yeterlidir. 

Söz konusu siyasi partilerin arasında birçok konuda farklılıklar olsa da laiklik bu siyasi partilerin asgari ortaklığıdır. Yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının ve yargı bağımsızlığının sağlanması; parlamenter düzenin ve hukuk devletinin yeniden tahsis edilip “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”nin sonlandırılması; düşünce, ifade, medya ve örgütlenme özgürlüğünün, üniversite özerkliğinin sağlanması da bu siyasi partilerin asgari ortaklığıdır. 

CHP’nin ve İYİ Parti’nin kuracağı ittifaka, söz konusu diğer siyasi partilerin dışarıdan ve sandıkta destek vermesi durumunda, Türkiye AKP diktatörlüğünden kurtulacağı gibi, anayasadaki laiklik ilkesi de korunmuş olacaktır. 

CHP ve İYİ Parti, “Millet İttifakı”na zarar verdiği son gelişmelerle anlaşılan Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi ve Saadet Partisi ile zaman kaybedeceğine, yeni bir ittifak ve işbirliği modeline yönelmelidir. 

Tabii laiklik ilkesinden kendileri de vazgeçmediyse!

Yazarın Son Yazıları

CHP’nin bölünmesi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuka aykırı biçimde üniversite diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasından sonra, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de hukuka aykırı biçimde görevden alınmasıyla gerçekleşen darbe, CHP’nin bölünüp bölünmemesi sorununu da beraberinde getirdi.

Devamını Oku
01.06.2026
Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026