Laiklik olmadan demokrasi olmaz
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Laiklik olmadan demokrasi olmaz

06.02.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Laikliğin olmadığı bir düzende demokrasi olmaz, teokrasi olur.

Demokrasi halkın egemen olduğu bir düzendir.

Laikliğin olmadığı bir düzende ruhban sınıfı, kilise, tarikat, cemaat, halife, şeyhülislam, ulema egemen olur! Halk egemen olmaz.

Halkın egemenliği için tek önkoşul laiklik değildir, ancak laiklik demokrasinin önkoşullarından birisidir.

Çok partili serbest seçimler; yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığı; düşünceyi ifade, yayın, medya ve örgütlenme özgürlüğü; ekonomik ve sosyal adalet; gelişmiş bir eğitim seviyesi, nasıl demokrasinin önkoşulları ve olmazsa olmazları arasında yer alıyorsa, laiklik de, demokrasinin önkoşullarından ve olmazsa olmazlarından birisidir.

***

Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi, Gelecek Partisi’nden oluşan ittifakın açıkladığı “Ortak Politikalar Mutabakat Metini”, yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığı ve düşünceyi ifade, yayın, medya, örgütlenme özgürlüğü konusunda olumlu unsurları içermektedir.

 Metin, çok partili serbest seçimler, ekonomik ve sosyal adalet ve eğitim konusunda ise kısmen olumlu unsurları ortaya koymaktadır.

AKP gibi, demokratik, laik, hukuk devletini ortadan kaldırmak için mücadele eden siyasi partilerin kapatılması neredeyse olanaksız kılındığı için, yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığı ve düşünceyi ifade, yayın, medya, örgütlenme özgürlüğü konularında öngörülen kazanımlar da risk altına atılmıştır.

Ekonomik ve sosyal adaletin sağlanması, serbest piyasa ekonomisiyle ve özel sektörün egemenliğiyle olanaklı olmadığına göre, bu düzenin değişmesine yönelik söylemler ve önlemler yerine, yapısal olmayan geçici çözümlerin önerilmesi büyük bir eksikliktir.

Eğitimin yeniden yapılandırılması konusunda olumlu adımlar atılmışsa da eğitimin dinselleşmesi sorunu hiç ele alınmamıştır.

Bununla da bağlantılı olarak, laiklik konusu metinde devre dışı bırakılmıştır!

***

Laiklik, dinin, devlet, siyaset, hukuk ve eğitim işlerine müdahale etmemesi ve bu koşulla devletin de dindar vatandaşın dini inanç ve ibadet özgürlüğünü, dinsiz vatandaşın da dünya görüşünü ve yaşam tarzını güvence altına almasıdır.

Laiklik, farklı görüşlerin bir arada yaşamasını sağlayan bir uzlaşma modelidir. Laiklik aynı zamanda, ulusal güvenliğin sağlanmasının, bir ülkenin din ve mezhep üzerinden bölünmesinin, kutuplaşmasının ve parçalanmasının önlenmesinin güvencesidir.

Metinde, “4+4+4” eğitim modelinin değişmesi öngörülmüş, ama din içerikli daha fazla ders içeren program seçeneğinin ortadan kalkacağı ifade edilmemiş.

Metinde, ihtiyaç ötesi imam hatip okullarının kapatılması, imam hatiplerin yeniden imam ve müftü yetiştiren meslek okullarına dönüşmesi; Kuran kurslarının sadece reşit olan vatandaşlara açık olması ve kaçak Kuran kurslarının kapatılması; zorunlu din dersinin kalkması; MEB’in tarikat ve cemaat vakıflarıyla, dernekleriyle yaptığı protokollerin iptal edilmesi; ilahiyat ve İslami ilimler fakültelerinin sayılarının sınırlandırılması konularına hiç yer verilmemiş.

Laikliğe, bilime, felsefeye, sanata dayanmayan bir eğitim sisteminde, güçlendirilmiş bir parlamenter sistemin ve demokrasinin yaşaması olanaksızdır!

Yazarın Son Yazıları

Tutsak kent

Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Cumhuriyeti kurduktan sonra, Ankara’yı Türkiye’nin başkenti yaptı.

Devamını Oku
06.07.2026
NATO’dan çıkış

1949 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne karşı emperyalist amaçlarla kurulan NATO adlı askeri ittifak örgütü, SSCB ve NATO’ya karşı bir tepki olarak kurulan “Varşova Paktı” yıkıldıktan sonra da varlığını sürdürdü.

Devamını Oku
04.07.2026
NATO

NATO adlı askeri ittifak örgütü, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1949 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dünyadaki etkisini kırmak için kuruldu.

Devamını Oku
29.06.2026
Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026