Muhalefet ilk turda birleşmeli
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Muhalefet ilk turda birleşmeli

13.03.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti’den oluşan ana muhalefet ittifakının, ortak cumhurbaşkanı adayı olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu göstermesi, bu konudaki anlaşmazlığın kısa sürede aşılması, Türkiye için umutların yeniden yeşermesine neden oldu.

Güncel olağanüstü koşullar dikkate alındığında, bundan sonra yapılması gereken şey, sadece “6’lı masanın” değil, muhalefetin bir bütün olarak, seçimin ilk turunda, Kılıçdaroğlu’na destek vermesi, adaylık tartışmalarına son vermesidir.

Bunun gerçekleşmesi için Kılıçdaroğlu’nun da “6’lı masanın” dışındaki partilerle yapıcı bir iletişim kurması, bu partilerin de, “6’lı masanın” kabul edemeyeceği önkoşulları öne sürmemeleri gerekmektedir.

Halkların Demokratik Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Memleket Partisi, Zafer Partisi, Demokratik Sol Parti, Emek Partisi, Sol Parti, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi bu partilerin arasında yer almaktadır.

Yaklaşık yüzde 10 oyu olan HDP bu süreçte kilit parti konumundadır. Ancak diğer partilerin de toplam oyunun yaklaşık yüzde 7 oranında olduğu unutulmamalıdır. Bu oyun büyük çoğunluğu, Türkiye İşçi Partisi, Memleket Partisi ve Zafer Partisi’nin oylarından oluşmaktadır.

CHP’nin, toplam oyu yüzde 7’yi geçmeyen Saadet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti ile resmen ittifak kurarken, yaklaşık olarak aynı oranda oyu olan diğer muhalefet partileriyle, en azından sandıkta bir ittifak içine girmemesi, halka açıklanabilecek bir durum değildir.

Öte yanda, HDP’nin ve bazı sosyalist partilerin, daha önce Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığı konusundaki açıklamalarıyla çelişmemeleri ve samimiyetlerini kanıtlamaları için, birinci turda kendi adaylarını çıkarmamalarının ve Kılıçdaroğlu’na destek vermelerinin gerekli olduğu açıktır.

***

Siyasette ne yazık ki, her zaman ideal bir cumhurbaşkanı veya başbakan adayını bulmak olanaklı değildir. Ayrıca her siyasetçinin eleştirilebilecek yönleri vardır. Aynı durum Kılıçdaroğlu için de geçerlidir. Bugünkü aşamada önemli olan, Kılıçdaroğlu’nun AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan daha üstün ve çok daha iyi niteliklere sahip olduğu gerçeğidir.

 Kılıçdaroğlu’nun, yolsuzluklar konusundaki duyarlılığı, çalışkanlığı ve mütevazılığı en önemli özellikleri arasında yer almaktadır.

Ancak daha da önemli olan şudur:

Türkiye, Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yılında, teokratik bir diktatörlük ile demokratik adımların atılacağı bir yönetim arasında seçim yapacaktır.

Yargı bağımsızlığının; yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığının; düşünceyi ifade, yayın, medya, örgütlenme özgürlüğünün sağlanması; parlamenter sisteme yeniden geçilmesi; TBMM’nin yetkilerine kavuşması; başlı başına demokratik bir reformdur ve gelecekte daha ileri reformların yolunu açacaktır.

***

Öte yanda, CHP’nin milletvekili adaylarını önseçim yerine merkez yoklamasıyla belirleme kararı yanlış olmuştur.

 CHP’nin kendi tabanındaki çalkantıları önlemek için, partinin kurumsal kimliğine, ideolojisine ve laikliğe sahip çıkan parti üyelerini milletvekili listelerinde seçilebilecek yerlere yerleştirmesi, diğer partilere oy oranlarıyla orantısız sayıda milletvekili kontenjanı vermemesi, tepkilerin asgari düzeye çekilmesini sağlayacaktır.

Yazarın Son Yazıları

Millete hakaret

Yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının; yargı bağımsızlığının; düşünceyi ifade, yayınlama, medya, örgütlenme özgürlüğünün; özgür ve serbest seçimlerin; laikliğin olmadığı bir ülkede, halkın, milletin egemen olması olanaksızdır.

Devamını Oku
14.09.2026
Hukuksuzluk ve ahlaksızlık

Antik çağlardan beri ahlak, erdem ve adalet kavramları iç içe geçmiştir, birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınmıştır.

Devamını Oku
12.09.2026
Özelleştirmecilik

AKP hükümetinin köprüleri ve karayollarını özelleştirmekle ilgili geçen hafta aldığı kararlar, özelleştirme konusunun yeniden gündeme gelmesini sağladı.

Devamını Oku
07.09.2026
Dogmatizm ve fetihçilik

AKP iktidarının Osmanlı İmparatorluğu’nun monarşik ve teokratik yapısına özendiği, bu anlamda halk egemenliğine dayalı cumhuriyete karşıt bir noktada konumlandığı, özellikle 2007 yılından itibaren meydana gelen olgularla kanıtlanmıştır.

Devamını Oku
05.09.2026
Avrupa’dan kopuş

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin işadamı Osman Kavala’nın yaklaşık on yıldır tutuklu olmasını hukuka aykırı bulmasına ve tahliye kararı vermesine yönelik AKP hükümetinden gelen tepkiler, Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerini yeniden tartışma konusu haline getirdi.

Devamını Oku
31.08.2026
Zaferden çöküşe

Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da Kurtuluş Savaşı mücadelesini başlattı ve bu mücadeleyi 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlandırdı.

Devamını Oku
29.08.2026