Seçimden sonrası
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Seçimden sonrası

24.04.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

23 Nisan 1920’de, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde, Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruldu. Bu, egemenliğin padişahtan ve halifeden alınıp, halka devredilmesi doğrultusundaki ilk büyük adımdı.

AKP son yirmi yıl içerisinde, egemenliği halkın elinden alıp, kendisini padişah sanan AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a devretti!

14 Mayıs 2023 seçimlerinde de halk, egemenliğin yeni padişahın elinden alınıp, yine halka devredilmesi doğrultusunda, çok önemli bir adım atacak.

Ancak cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu seçimi kazanması yeterli olmayacak. Seçimlerden sonra nelerin yapılacağı, seçimlerden daha önemlidir.

Yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığının, düşünceyi ifade, yayın, örgütlenme özgürlüğünün, TBMM’nin yetkilerinin artırılmasının sağlanması büyük bir reformdur, ancak yeterli değildir.

***

TBMM’de din, mezhep, etnik kimlik üzerinden siyaset yapılması, halkın egemenliğiyle değil, ruhban sınıfının, dinci, mezhepçi odakların, tarikatların, cemaatlerin, etnik kimlikçi, şovenist, ırkçı odakların egemenliğiyle sonuçlanır.

Bu da, ülkeleri din, mezhep, etnik kimlik üzerinden kutuplaştıran ve bölen emperyalizme hizmet eder. Emperyalizmin olduğu yerde halk egemen olamaz.

Laiklik, anayasa, vatandaşlık bilinci bu nedenle önemlidir. Laiklik tüm dinlerin, mezheplerin, dünya görüşlerinin bir arada yaşamasını sağlayan bir uzlaşma modelidir. Laiklik kutuplaşmayı ve bölünmeyi engellediği için, ulusal güvenliğin de güvencesidir.

Laiklik bir anayasa maddesidir ve insanların kişisel seçimine kalmış değildir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes laiklik ilkesine uymakla yükümlüdür. Aynı durum, siyasi partiler yasası gereği, siyasi partiler için de geçerlidir.

TBMM’deki siyasetçiler, din, mezhep, etnik kimlik temelli söylemleri ön plana çıkarmak yerine, vatandaşlık bilinciyle, anayasaya bağlı kalırlarsa, sorun çözülür.

Milletvekilleri bu nedenle, TBMM’de göreve başlarken, anayasaya bağlı kalacaklarına dair, namusları ve şerefleri üzerine yemin ederler. Bu yemine bağlı kalmayan milletvekilleri, namuslarını ve şereflerini ayaklar altına alırlar.

***

Kılıçdaroğlu’nun seçimleri kazanması durumunda, devletin, Cumhuriyetin ve anayasanın temel ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması şarttır. Bu bağlamda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Adalet Bakanlığı’nın, İçişleri Bakanlığı’nın, Milli Savunma Bakanlığı’nın ve Dışişleri Bakanlığı’nın, muhalefetin en büyük partisi olan CHP’de kalması ve laiklik ilkesini benimsemiş siyasetçilerin bakan olarak atanması çok önemlidir. Bu bakanlıkların, toplam oyu yüzde 5’i geçmeyen ve laiklik ilkesini özümseyememiş DEVA, GP ve SP’ye bırakılması, sorunların devam etmesine neden olur.

Bu aynı zamanda, CHP’nin milletvekili listelerinde, yani yasama organında ortaya çıkan DEVA-GP-SP vesayetinin, yürütme organlarında da devam etmesine ve temsiliyet ilkesinin ortadan kalkmasına yol açar.

***

Seçimlerden sonra CHP yönetiminin, kendi kimliğine ve ilkelerine dönecek ve parti içi demokrasiye kavuşacak biçimde yeniden yapılandırılması da gerekir. Kılıçdaroğlu, partili cumhurbaşkanına karşı olduğu için, cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda, CHP Genel Başkanlığı’ndan ayrılacağını açıklamıştı.

Ancak Kılıçdaroğlu daha sonra, parlamenter sisteme geçildikten sonra genel başkanlıktan ayrılacağını söyledi. Bu da, CHP’deki olası bir değişimin ertelenmesi anlamına gelmektedir.

Yazarın Son Yazıları

CHP’nin bölünmesi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuka aykırı biçimde üniversite diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasından sonra, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de hukuka aykırı biçimde görevden alınmasıyla gerçekleşen darbe, CHP’nin bölünüp bölünmemesi sorununu da beraberinde getirdi.

Devamını Oku
01.06.2026
Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026