Yine geldi ayrılık vakti

03 Kasım 2014 Pazartesi

“ Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...

Kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar...”
Akşamın 10’u… Kızılay’dayım… Ankara’da yaşayanlar bilir.
Kış geldiğinde akşamları, genzi hafif yakan bir is kokusu vardır Ankara’nın…
Çocukluğumda daha yoğundu o is…
Hava kirliliği azalmış olsa da hala hamurunda var. Hep kokar…
O kesif kokuyu çekiyorum ciğerlerime… Çok rüzgar esmese de yürüdükçe yüzüme çarpan ayaza bırakıyorum kendimi…
Yürüyorum…
Bir çok kişi bu şehri neden bu kadar sevdiğime hayret ediyor…     İstanbul varken, hatta İzmir, nasıl bu gri, sisli, denizsiz şehir sevilebilir…
Beni ben yapan, sokaklarında kendimi özgür hissettiğim yer burası…
İlk gençliğimde nefret ettiğim, bir an evvel kaçmak istediğim… Kaçtığım… Yıllar sonra da büyük bir özlemle hep geldiğim…
Özlemek… O özlemle anın kıymetini bilmek…
Şehirleri özlemek aslında insanları özlemeye benzer…
Gidersin, en sevdiğin yerlerine dokunursun, kokusunu derin derin çekersin içine…
Bazen çok konuşur, bazen de susarsın… Ve büyük bir huzurla uyursun kollarında…
Sonra alışkanlık başlar (ki bazıları sever bunu)…
Ne genzi yakan is, ne yüzüne vuran ayaz, ne de en sevdiğin yerler… Aynı heyecanı, kalp çarpıntısını hissetmezsin…
Nasılsa O oradadır… Hatta şikayet etmeye başlarsın o grilikten.
Halbuki, sen o griliğe vurulmuştun…
Bir şehre olan aşk aslında insana olan aşka benzer…
O kavuşamama hali çeker hep kendine seni…
Çilingir sofralarında özlemin artar, bir şarkı da şehrin için söylersin…
İnsanın bir şehir ile olan ilişkisi, bazen bir insanla olana benzer…
Tek taraflı bir sevda gibi…
O şehrin kollarından kaç insan geldi geçti, sardı, uyuttu kollarında…
Ama sen sadece sana ait sanırsın o ışıkları, yanılgı bunda…
Ankara, benim tek taraflı sevdam… Gri bulutlarını sevdiğim, kara gözlerinden öptüğüm…
Yine geldi ayrılık vakti… Ben yüreğimin yarısını, sızısını bırakıp dönüyorum başkasının sevdası İstanbul’a…
Benim sevdiğim gibi Ankara’nın da beni sevmesini artık beklemeden…
Özleyip geri dönmek için, o beni özlemese de…
Ankara’da geçirdiğim anların kıymetini bilmek için…
Bazı insanların neden bu kadar çok O’nu  sevdiğime hayret etmelerini gülümseme ile izlemek için…
“Ankara’yı sevmeyene bir zulümdür
 bu kadar insanın neden Ankara’yı sevdiğini anlamadan
 Ankara’da yaşamak… “ (Yılmaz Erdoğan’a Sevgilerle…)



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları