Spor Yasası sorunları çözer mi? (2)
Tuğrul Akşar
Son Köşe Yazıları

Spor Yasası sorunları çözer mi? (2)

29.04.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yeni yasayla birlikte Spor Bakanlığı’na önemli yetkiler verilmiş. Örneğin, federasyon genel kurullarını yenilemeye, yönetimlerini görevden almaya, tahkim kurulunun genel sekreteri ile ilk yöneticilerini atamaya, spor federasyonlarının statüsünü belirlemeye, kulüplerin denetimi, tescili, kuruluşu ve kapatılmasına varıncaya değin Spor Bakanlığı önemli yetkilerle donatılmış durumda. Tüm bu yetkiler uluslararası federasyonlarla bir çatışmayı da beraberinde getiriyor.

SAKINCALAR DOĞABİLİR

İçişleri Bakanlığı’na verilen önemli yetkiler de var. İçişleri Bakanlığı spor kulüplerinde bir yöneticiyi ve görev yaptığı kurul üyelerini kovuşturarak görevden alabiliyor. Örneğin kovuşturulan bir yönetim kurulu üyesi ise bu kurulu görevden alabiliyor, kulübü yarışmalardan men edebiliyor. İçişleri Bakanlığı’nın direkt spora müdahalesi olarak yorumlanacak bu durum ciddi sakıncalar doğurabilecek nitelikte. Dernekler Kanunu’ndan çıkartılan spor kulüpleri şirketleştiği halde tekrar Dernekler Kanunu üzerinden hareket edilerek İçişleri Bakanlığı’na yetki veriliyor olması çelişki şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu yetkilerle sporun ve futbolun üzerinde var olan siyasi etki daha da artmış olacak. Siyasi etkinin artması futbolda ve sporda telafisi mümkün olmayan sorunlara yol açıyor. Uluslararası kurullar ile ileride başımızın derde girmesi yüksek bir olasılık olarak görünüyor.

GÜNÜ KURTARIRIZ

Siyasetin etkisi ve denetimi altındaki bir spor, futbol yapılanmasında rekabeti maksimize ederek, kaliteyi artırıp sportif ve mali başarıya ulaşmak mümkün değildir. Spor, futbol üst yapılanmamızda özellikle son 20 yılda siyasal temel üzerinde yükselen ahbap-çavuş yapılanması ve nepotizm Türk futbolunu bugün UEFA’da 19. sıraya, FIFA’da da 43. sıraya geriletti. Hâl böyle olunca sportif başarı gelmiyor, finansal başarıya ulaşılamıyor. Bu olumsuzluk kulüplerin finansal sağlıklarını yitirmelerine neden oluyor. Kulüpler finansal dengelerini yitirince siyasete el açar hale geliyor. Bu da siyasetin spor ve futbol üzerindeki nüfuzunu artırmasına olanak sağlıyor. Yapısal sorunlar ancak radikal ve yapısal yaklaşımlarla çözülebilir. Geçici çözümler ve reformist düzenlemelerle ancak günü kurtarabiliriz, yarınları değil!

Yazarın Son Yazıları

Yönetsel istikrar, sportif sabırsızlık

Türk futbol endüstrisinin en köklü çınarlarından biri olan Fenerbahçe, 2000-2026 yıllarını kapsayan çeyrek asırlık süreçte, yönetsel anlamda bir istikrar yakalamasına karşın bu avantajını saha içine aktaramadığı için beklenen sportif başarının gerisinde kalmıştır.

Devamını Oku
06.06.2026
Rekabet gerçek mi?

Süper Lig’de “dört büyükler” arasındaki güç savaşına yalnızca saha sonuçları üzerinden değil, mali açıdan da bakıldığında; özellikle son dönemde yaşanan şampiyonluklar aslında çok daha derin bir soru işaretine parmak basıyor: Türk futbolunda rekabet gerçekten var mı, yoksa bu yarış sadece bir illüzyondan mı ibaret?

Devamını Oku
01.06.2026
Şampiyonlar Ligi’ni PSG neden kazandı, Arsenal neden kaybetti?

Şampiyonlar Ligi’ni PSG Neden Kazandı, Arsenal Neden Kaybetti?

Devamını Oku
31.05.2026
FIFA’nın zorunlu cömertliği

Küresel futbol ekonomisinin tepesinde yer alan FIFA, 2026 Dünya Kupası öncesinde açıkladığı ödül artışıyla yine tartışmaların odağında.

Devamını Oku
07.05.2026
Bir dünya eşitsizlik!

2026 Dünya Kupası, 48 takımlı dev formatıyla sadece bir futbol turnuvası olmaktan çıktı; 8.4 milyar doları aşan rekor gelirle küresel sermayenin en parlak vitrini haline geldi.

Devamını Oku
21.04.2026
Lucescu: Önce insan

Akılla yoğrulmuş bir futbol felsefesi ve insanlıkla örülmüş bir karakter. O, sahaya yalnızca teknik direktör olarak çıkmadı; bir düşünce, bir vicdan ve bir mimar olarak çıktı. Takım kurmadı, zihin inşa etti. Disiplini korkuyla değil saygıyla, başarıyı yıldızlarla değil organizasyonla kurdu.

Devamını Oku
09.04.2026