Frekansı yakalamak
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Frekansı yakalamak

29.06.2025 12:04
Güncellenme:
Takip Et:

Yazının başlığına bakarak rezonans kanunu türünden bir sahte bilimden, temelsiz bir varsayımdan söz edeceğimi düşünmeyiniz. Bu başlık size, “İste, bütün bir evren sana yardım etsin” türünden bir safsatayı da hatırlatmasın. Başlıktaki frekans kelimesini mecazi anlamda kullandım. Buradaki “frekansı yakalamak” ifadesi bir hayvanın, bir insanın anlayabileceği dili kullanmak anlamına geliyor. Hani bir zamanlar babalarımız o devasa radyoların düğmelerini milim milim çevirip istedikleri kanalı ararlardı ya buna benzer şekilde birçok insanla, hayvanla iletişim kurabileceğimiz ortak bir nokta vardır. (Ne yazık ki hiç iletişim kuramayacağımız insanlar ve hayvanlar da vardır, göreceğiz.)

İSKENDERİN ATI

Büyük İskender’in babası II. Filip’e çok güzel bir at hediye ederler ancak at çılgındır, bir daire içinde üzerine binmeye çalışan bütün seyislere kısa bir süre izin vermekte, ardından şaha kalkarak seyisi yere atmaktadır. Çok sayıda seyis denediyse de sonuç başarısız olmuştur. Bu durumu baştan sona izleyen genç İskender de ata binmek ister, Filip oğluna gönülsüzce izin verir.  

İskender atın başını güneşe çevirir, okşar sonra üzerine atlayıp güneşe doğru dümdüz sürer. At sakince ilerler. Herkes şaşkınlık içindedir. Genç İskender şunu fark etmiştir, at gölgesinden korkmaktadır. (Şimdiki ifademizle atta gölge fobisi vardır.) Daire içinde sırtına bindiklerinde yüzü güneşe dönükken gölgesini görmediği için sakindir. Ancak güneş arkasından gelip de gölgesi önüne düştüğünde ürkmektedir. Filip oğluyla gurur duyar, “İleride benim imparatorluğumun sınırları sana dar gelecek” der. İskender bir anlamda atın frekansını yakalamış, onun dilinden anlamıştır.   

DEVENİN GÖZ YAŞLARI

2006 yılında belgesel dalında ödül almış bir film var. Orta Asya’da bir deve albino yavru doğurmuştur, içgüdüsel tepkiyle yavrusuyla ilgilenmemekte, onu emzirmemektedir. Devenin sahibi sakin bir şekilde bir “morin khuur” sanatçısı bulur. Morin khuur, imparatorlar sazı olarak bilinen, viyolonsele benzer sese sahip bir müzik aletidir. Sanatçı bu aleti çalmaya başladığında bir kadın da çok hoş bir sesle bir ninni söyler. Bu durum yedi-sekiz dakika sürer. Anne devenin gözünden yaşlar süzülmeye başlar. Müziği keserler, anne deve yavrusunun yanına gidip onu emzirmeye başlar. Devenin frekansı yakalanmıştır. (Ben bu belgeseli NTV’de izledim. Gerçek mi kurgu mu bilmiyorum. Gerçek olma ihtimali yüksektir. Bu çözümün nasıl keşfedildiğini merak ediyorum.)

MAGANDA NEZAKETİ

Onların frekanslarını, anladıkları dili yakaladığınızda en ummadık kişilerle uzlaşmanız mümkündür. Diyelim ki dalgınlıkla arabanızla yan yoldan, ana yolda giden bir arabanın önüne fırladınız. Arkanızdaki arabayı kullanan maganda çıldırmış halde size bakıyor. Aynanıza bakarak elinizi kaldırsanız, bu davranışınız özür dilerim anlamına gelir. Büyük bir ihtimalle sizin maganda da size “Önemli değil, canın sağ olsun” işareti yapacaktır. Böylece onun frekansını yakalamış onunla aynı dili konuşmuş olursunuz.  

Yaz gecelerinde terasta gece yarısına kadar şakırtılı, şukurtulu tavla oynayıp sizi uykusuz bırakan bir komşunuz var diyelim. Kapısına gidip onu ikaz ederseniz, kavga çıkma ihtimali yüksektir. Ancak bir kutu baklava alsanız ve gidip, “Kusura bakma komşum, siz terasta tavla oynayınca uyuyamıyorum, içerde oynamanız mümkün mü” deseniz, büyük ihtimalle aranızda uzlaşma olacaktır. Eşimin dedesi elinde bastonuyla apartman merdivenlerinden tak tak inerek Maltepe Camisi’ne sabah namazına gidiyormuş. Bir gün komşularından birisi lastik bir baston ucu alıp hediye etmiş. Dedemiz, hem bilmeden verdiği rahatsızlık için mahcup olmuş, hem de mutlu olmuş. 

KİRPİNİN KARAMSARLIĞI

Yukarıda anlattığım uzlaşma taktikleri bazı durumlarda işe yaramaz. Afrika’da bir köyden diğerine giden çocuğun eline sopa verirler, çocuk bir sırtlanla karşılaşırsa sopayı kafasının üzerinde dik olarak tutar, sırtlan onu bir bütün olarak algıladığı için kendinden büyük sandığı bu canlıya saldırmaz. Güzel. Ancak bu taktik bir timsahla karşılaştığınız zaman işe yaramaz. 

Sulhi Dölek’in “Kirpi” adlı romanı Oscar Wilde’in bir sözüyle başlar. Wilde “Anladığımız insana düşmanlık besleyemeyiz” demiş. Buna karşılık Kirpi Reşat ise “Düşmanlarımızı asla anlayamayız” demektedir. Burada bir sıkışıp kalma, bir paradoks vardır. Kerametleri ve adaletleri kendilerinden menkul bazı kıyıcı diktatörleri anlayamayız, anlamak istemeyiz, anlasak da işe yaramaz. Kısacası frekanslarına girmemiz, onlarla ortak bir dil yakalamamız mümkün değildir. Örneğin Hitler’i, Stalin’i, Şili diktatörü Pinochet’i bunlar arasında sayabiliriz.      


İlgili Konular: #insan

Yazarın Son Yazıları

Köleleşme

Kölelik tarih boyunca zincirlerle ve kırbaçlarla kuruldu. Günümüzde ise tüketim alışkanlıkları, ve görünmez bağımlılıklar, özgürlük duygusunu yeniden sorgulatıyor. Kölelik düzenleri tarihe karışsa da modern yaşamın sunduğu konfor ve teknolojibireyi farkında olmadan yeni bağımlılık ilişkilerinin içine çekebiliyor.

Devamını Oku
05.07.2026
Ahlak eğitimi

Ahlak eğitimi

Devamını Oku
28.06.2026
Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Günümüzde pek çok eğitimci, aydın Finlandiya’daki eğitim mucizesini görüp öğrenmek için Finlandiya’ya gidiyor. Bence gereksiz, görüp öğrensek bile ülkemizde uygulayamayız. Atatürk Finlandiya’daki şahlanışı anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” isimli kitabı Türkçeye çevirtmiş ve askeri okullarda okunmasını istemişti. Biz Finlandiya eğitim sistemini 90 yıldır biliyoruz. Biliyoruz da hayata geçiremiyoruz.

Devamını Oku
21.06.2026
Ey Türk genci

Ey Türk genci

Devamını Oku
14.06.2026
‘Sarı Zarflar’

Nazi Almanyası’ndan Sovyetler Birliği’ne, McCarthy döneminden günümüze uzanan ortak bir hikâye: Düşünceleri nedeniyle hedef alınan insanlar. “Sarı Zarflar”, bu evrensel yarayı sinema diliyle yeniden hatırlatıyor.

Devamını Oku
07.06.2026
Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık yalnızca insana özgü davranışlar değil. Ancak insanı ayıran şey, bu eğilimleri ahlak ve bilinç süzgecinden geçirebilme sorumluluğu. Doğada sahte sinyal, yiyecek isteme ve çıkar için davranış değiştirme örnekleri var. İnsanda ise bu davranışlar dil, bilinç ve ahlakla birleşince çok daha karmaşık duruma geliyor.

Devamını Oku
31.05.2026