Soma Acısı
Yakup Kepenek
Son Köşe Yazıları

Soma Acısı

19.05.2014 02:31
Güncellenme:
Takip Et:

Bu yazıda Piketty’nin 21. Yüzyılda Kapital yapıtından Türkiye için ne tür dersler çıkarılabileceği ele alınacaktı. Ancak hepimiz için bir büyük acıya dönüşen Soma kaçınılmaz olarak ön aldı.
Soma’da yaşanan, AKP iktidarında önceki hükümetler zamanında görüldüğünden çok daha ileri boyutlara taşınan aşırı sermayeci tutumun sonucudur.
Beslenerek serbest bırakılan sermaye, kıyıları, ormanları, madenleri ve dereleri, kısaca doğayı yağmalıyor; sonuçta, Soma’da olduğu gibi, insanı hiçe sayabiliyor.
Soma’da yaşanan somut olarak bir dizi etkenden kaynaklanıyor. Önce, hükümetler, özellikle de AKP iktidarı, işsizlik sorunu karşısında aşırı duyarsızdır; sonra, halka ait ekonomi işletmelerinin özelleştirmesi yağmalama biçiminde yapılmıştır; ayrıca, 12 Eylül 1980’in faşizan sendikasızlaştırma politikası esas olarak sürdürülüyor; ILO-Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 176 sayılı, Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi’nin imzalanıp uygulanması yoluna gidilmiyor. AKP, düzenleme ve denetleme kurumlarını tümüyle kendine bağlamış; devletin mal ve hizmet alımlarının yüzde 95’ini Kamu İhale Yasası’nın kapsamından çıkararak istediğine sermaye aktaran bir yol izlemeye başlamış; daha da korkuncu, kazalarını olağan ya da doğal sayan bir anlayışa sahip olduğunu, tersane ve diğer maden kazalarında olduğu gibi Soma’da da kanıtlamıştır. Kısaca Soma, ülke yönetiminin aşırı sermayeci tutumunun doğrudan sonuçlarından yalnızca biridir.

***

Soma ile ilgili iki ek noktanın daha altı çizilmelidir. Birincisi, Cumhuriyeti kuranlar, daha 1921’de, Kurtuluş Savaşı ortamında, 151 sayılı Ereğli Havzai Fahmiyesi Maden Amelesinin Hukukuna Müteallik (ilişkin) Kanun’u çıkararak, fahmiyye (kömür) havzasında, işçilerin en az 18 yaş sınırından sağlıkla ilgili önlemlere, günde en fazla sekiz saat çalışılması kuralından, ücretlerden, çalışanların kayıtlarının tutulması zorunluluğuna kadar çalışma yaşamını düzenleyen ilkeleri saptıyor. Cumhuriyet’le, en olumsuz koşullarda sergilenen o çok büyük ve kusursuz duyarlılık karşısında, bugün, Soma ile ilgili eksiklere ve bilinmezliklere ne dersiniz? Aslında Soma’yı yaratan daha derin etken, Cumhuriyetin bilimsel yaklaşımından adım adım uzaklaşılmasının çok açık bir yansımasıdır.
İkincisi, bugün 19 Mayıs, kutlayamıyoruz. Soma’da, ikisi de bu ekonomik ve toplumsal yapının ürünü olan, ancak biri gerçek, diğeri de kurgulanmış iki genç vardı.
Gerçek olan, kurtulduktan sonra ambulansa binerken çamurlu çizmelerini göstererek sağlık görevlilerine, çizmelerimi çıkarayım mı, diye soran Murat Yalçın’dı. Diğeri de, iki resmi görevlinin elini-kolunu sımsıkı kavradığı bir genci tekmeleyen Başbakan’ın Özel Kalem Müdürü’nün yardımcısıydı.
Murat Yalçın’ın davranışına toplum gözyaşlarıyla sahip çıktı. Ya ikincisi? Başbakan’ın izleyen günlerde de yanından ayırmadığı delikanlısının yaptığını, AKP sözcüleri bu toplumun sahip olduğu her türlü değeri hiçe sayarak ve tek bir kareye bakmayalım yutturmacasına sığınarak savundu; utanmadan ve sıkılmadan savunabildi!

***

AKP iktidarı, yalnız düşünce ve anlatım konularında değil, toplantı ve gösteri hak ve özgürlüklerini de zincire vurmaya çalışıyor. Buna karşılık, sermaye üzerindeki olabilecek yasal ve kurumsal denetlemeleri kaldırıyor; sermayeyi tümüyle serbest bırakıyor. Bu aşırı sermayeci gidiş, durdurulmaz ve tersine çevrilmezse hiç kuşkunuz olmasın daha çok Soma’lar yaratır!
Soma ne bir ilktir ne de AKP işbaşından gitmezse son olacaktır. Soma olayının tüm yönleriyle incelenmesi gerekir; bu iş kolayca satın alınabilen yerli bilirkişilere bırakılmamalı, olanak varsa ILO görevlilerince yapılmalıdır.
Sonuç olarak; CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’in dediği gibi, Soma bir cinayettir ve hükümet bir an önce istifa etmelidir!

***

Ülke sorunları karşısında delicesine duyarlı diyebileceğim CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun kaybı nedeniyle, kendisine rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.  

Yazarın Son Yazıları

Bilimden uzaklaşan Türkiye!

Devamını Oku
06.01.2020
Eşitsizlikler derinleşiyor

Eşitsizlikler derinleşiyor

Devamını Oku
01.04.2019
Yerelde yeşermeli

Yerelde yeşermeli

Devamını Oku
25.03.2019
Yıkımı durdurmak!

Yıkımı durdurmak!

Devamını Oku
18.03.2019
…İzin verirse demokrasisi!

…İzin verirse demokrasisi!

Devamını Oku
11.03.2019
‘Komünist’!

‘Komünist’!

Devamını Oku
04.03.2019
Hukuksuzluğun bu kadarı!

Hukuksuzluğun bu kadarı!

Devamını Oku
25.02.2019
Başkan- sermaye-emek

Başkan- sermaye-emek

Devamını Oku
18.02.2019
ODTÜ ile ‘uçurmak’!

ODTÜ ile ‘uçurmak’!

Devamını Oku
11.02.2019
İzmir zamanıdır!

İzmir zamanıdır!

Devamını Oku
04.02.2019
‘Normalleşiyor’!

‘Normalleşiyor’!

Devamını Oku
28.01.2019
‘Parlamento’

‘Parlamento’

Devamını Oku
21.01.2019
‘Toplumsal ruh sağlığı’

‘Toplumsal ruh sağlığı’

Devamını Oku
14.01.2019
Sermaye-devletparti - SDP

Sermaye-devletparti - SDP

Devamını Oku
07.01.2019
Bilgisizliğin gülmecesi

Bilgisizliğin gülmecesi

Devamını Oku
31.12.2018
‘Yücel’in Çiçekleri’

‘Yücel’in Çiçekleri’

Devamını Oku
24.12.2018
Rejimi dizginlemek

Rejimi dizginlemek

Devamını Oku
17.12.2018
Karadeniz karartılıyor!

Karadeniz karartılıyor!

Devamını Oku
10.12.2018
2019’a doğru (03.12.2018)

2019’a doğru

Devamını Oku
03.12.2018
Kaşıkçı cinayetinin izdüşümleri

Kaşıkçı cinayetinin izdüşümleri

Devamını Oku
26.11.2018
‘He For She’

‘He For She’

Devamını Oku
19.11.2018
Geleceğe bakılmalı

Geleceğe bakılmalı

Devamını Oku
12.11.2018
Açılışla gelen ve giden

Açılışla gelen ve giden

Devamını Oku
05.11.2018
Cumhuriyet; sağı, solu

Cumhuriyet; sağı, solu

Devamını Oku
29.10.2018
‘Reisleşmenin’ üniversitesi!

‘Reisleşmenin’ üniversitesi!

Devamını Oku
22.10.2018
Demokrasi: Temelden

Demokrasi: Temelden

Devamını Oku
15.10.2018
Yerel demokrasi zamanı

Yerel demokrasi zamanı

Devamını Oku
08.10.2018
Yalan ile beslenmek!

Yalan ile beslenmek!

Devamını Oku
01.10.2018
Demokrasi - yargı bağımsızlığı bağı

Demokrasi - yargı bağımsızlığı bağı

Devamını Oku
24.09.2018
Eğitim-2018: Curcuna

Eğitim-2018: Curcuna

Devamını Oku
17.09.2018
Rejimin çalışmayan dişlileri

Rejimin çalışmayan dişlileri

Devamını Oku
10.09.2018
Aziz Sancar… Küsmüş?!

Aziz Sancar… Küsmüş?!

Devamını Oku
03.09.2018
‘Bizim Güngör’ diyenlere bak!

‘Bizim Güngör’ diyenlere bak!

Devamını Oku
27.08.2018
Rejimin temel sorunu

Rejimin temel sorunu

Devamını Oku
20.08.2018
Demokrasinin can suyu ve bir soru

Demokrasinin can suyu ve bir soru

Devamını Oku
13.08.2018
Karadeniz’in…

Karadeniz’in…

Devamını Oku
06.08.2018
Muhalefetsiz!

Muhalefetsiz!

Devamını Oku
30.07.2018
Asıl sorunlar: Ekonomi ve CHP

Asıl sorunlar: Ekonomi ve CHP

Devamını Oku
23.07.2018
İlk değerlendirme

İlk değerlendirme

Devamını Oku
16.07.2018
Suçluyorum

Suçluyorum

Devamını Oku
09.07.2018