Hayvancılığın etkisini göz ardı eden çevreciler

26 Eylül 2021 Pazar

Dünyanın her yerinde başlıkta tanımladığım gibi bir grup var. Bir yandan fosil yakıtlara, plastik kullanımına ve doğa katliamına karşı mücadele ediyorlar ama diğer yandan da iklim krizine yol açan en büyük üç etkenden birini görmezden geliyorlar.

Yaptıkları etkinliklerde hayvancılığın küresel ısınmaya etkisi konuşulsun istemiyorlar, veganizmi es geçiyorlar. Çünkü kendileri de az ya da çok, hayvansal tüketimi sürdürdüklerinden bu konuyu açmak istemiyorlar.

Bu o kadar tuhaf bir durum ki adeta dünya barış konferansı düzenleyip diğer yandan tüfek üreticilerini desteklemek gibi!

Hayvancılık sektörü, dünyadaki taşıt araçlarının (deniz, kara ve havayolu) toplamından daha fazla sera gazı salımına neden olsa da...

Karbondioksitten 30 kat daha etkili olan metan gazının yüzde 40’ından sorumlu olsa da... 

Amazon Ormanları’ndaki ormansızlaşmanın yüzde 91’inden sorumlu olsa da...

Dünyadaki su tüketiminin 1/3’ü, içilebilir temiz suyun yüzde 20-33’ü hayvansal ürün üretimi için harcansa da...

Küresel ölçekte en büyük 20 et ve süt firmasının Almanya, İngiltere veya Fransa’nın her birinden daha fazla sera gazı salımına yol açtığı ortaya konulsa da... 

Dünyada ekilen arazilerin yüzde 83’ü, her yıl insanlar için yapay yolla üretilip öldürülen yaklaşık 100 milyar hayvanı yetiştirmek ve beslemek için kullanılsa da...

Birçok bilim insanı ve uzman, küresel iklim değişikliği ile mücadele edilmek isteniyorsa, buna hayvancılık sektörünün de dahil edilmesi gerektiğini vurgulasa da...

2018’de Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, küresel iklim krizi ile baş etmenin en iyi yolunun bitkisel beslenmeye geçiş olduğunu ortaya koysa da...

Çevre etkinliklerinde bu konuya dikkat çekenlere söz hakkı verilmiyor.

SUMEN ALTI EDİLEN HAYVANCILIK 

Bu nedenle Joaquin Phoenix, Moby, Billie Eilish’in de olduğu 18 vegan ünlü, geçen hafta ortak bir açıklama yaparak, gelecek ay Glasgow’da toplanacak olan BM Küresel İklim Değişikliği Konferansı’nda hayvancılığın görmezden gelinmesine son verilmesi ve yapılacak konuşmalarda bunun da öne çıkarılması çağrısında bulundu. 

Ne tesadüf ki ben de 24 Eylül’de İstanbul’da yapılan Küresel İklim Grevi’nde bu konuyu gündeme getirmek için haftalarca uğraştım. Aslında etkinliği düzenleyenlerin bu konuyu atlamamaları gerekirken, çağrılmayacağımızı tahmin ederek konuşmacı olmak istedim. 

Önce program belli değil dediler, sonra program doldu dediler ve konuşma olanağı tanımadılar. “Öğlen parkta vegan piknik yapılacak, isterseniz oraya gelin” dediler ama etkinliğin resmi akışında bu konuya yer vermediler.

Bana gösterilen tavrın aynısı, etkinlik kapsamındaki konserler konusunda vegan müzisyenlere de yapıldı. Onların vegan şarkıları seslendirmesi yerine, hayvansal tüketime bir şekilde devam edenlerin sahnede yer alması tercih edildi.

Eylül ayında Yeşiller Partisi’nin düzenlediği İklim Forumu’nda da hayvansal tüketimin etkisi program akışında yer almadı. Sadece “Anadolu Meraları” başlığı vardı. Bu etkinliği sosyal medyada görünce, hayvancılık ve veganizm konusunun atlandığını söyledim, “Ortak konuşma alanı forum var, dilerseniz oraya katılın” dediler. 

Oysa iklim krizi ile ilgili etkinliklerde hayvancılığın etkisi talebe bağlı olarak tesadüfen gündeme alınmamalı; oturumlarda ana başlık olarak yer almalı. 

Sahnedeyken iklim değişikliğine karşı çevreci mesajlar verip oradan indiğinde doğaya en çok zarar veren sektörleri desteklemeye devam eden sözcülerle iklim mücadelesi yapılmaz. 

GRETA THUNBERG’E SANSÜR

Bunları yazarken aklıma iki yıl önceki bir olay geldi. Onu da aktarmadan geçmeyeyim.

Kendisi de vegan olan Greta Thunberg’in TEDTalks’ta yaptığı konuşmanın videosu, Türkçe altyazılı olarak resmi internet sitesinde paylaşılırken açıkça sansür uygulandı. Thunberg, konuşmasında bir yerde “En önemli iklimbilimciler ve çevreci siyasetçiler bile oradan oraya gezip et ve süt tüketiyor!” diyordu. 

Ama konuşmayı izlerken fark ettim ki Türkçe çeviride, “et ve süt” çıkarılıp “ziyafet çekiyorlar” yazılmış... Bu bir çevirmenin kendi isteğiyle yapacağı bir değişiklik ya da bir hata olamaz; belli ki bir müdahale olmuş, hayvancılık sektörünün iklim krizi ile ilişkisi, kurnazca ve etik değerlerden yoksun bir şekilde sansürlenmiş. 

Bunu sosyal medyada paylaşıp düzeltilmesini talep ettim, gereken yapıldı. Ancak fark etmeseydim eminim öyle kalacaktı, İngilizce bilmeyenler konuşmayı sansürlü haliyle algılamış olacaktı.

Çevreciler, küresel iklim krizi ile mücadele etme konusunda ciddilerse, dürüst olup hayvansal tüketim dosyasını da masanın üstünde en görünür yere koymak ve tarımdaki dönüşümü de sağlamak zorunda. 

Bu konudaki rahatsız edici gerçeklere dikkat çekmek isteyenleri görmezden gelerek başarılı olamazlar, inandırıcılıkları da kalmaz.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Helalleşme yolculuğu 17 Kasım 2021
Dönüşler köhnedi… 14 Kasım 2021