Kendi müftüsüne sahip çıkmayan Diyanet
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Kendi müftüsüne sahip çıkmayan Diyanet

29.09.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

5 Temmuz 1982’de Üsküdar Namazgâh Camisi yakınlarındaki bir inşaatta bir ceset bulundu.

35 yaşında silahlı saldırıya uğrayan, dönemin sevilen Üsküdar Müftüsü Hasan Ali Ünal’dı. Cumhuriyet tarihi boyunca saldırıya uğrayarak görevi başında öldürülen ilk müftüydü.

Cemaat örgütlenmelerinin, dini kendi çıkarları için kullanmalarına karşı çıkan...

Tarikat yapılanmalarına kanunları hatırlatan...

Atatürk ilkelerine bağlı...

Çocukların, cemaatlerin elinde “din adına” militanlaştırılmasının önüne geçmeye çalışan...

Bu nedenle de ilk olarak Süleymancılar ile, sonra da İsmailağa cemaati ile kavga eden bir müftü... 

Türkiye’de 12 Eylül askeri darbe yönetiminin işbaşında olduğu o karanlık dönemde işlenen bu cinayetin ayrıntılarını, Fethi Yılmaz, Katli Vacip - Tarikatların Sır Cinayet Dosyaları adlı sarsıcı kitabında anlatıyor.

Diyanet’in onayı olmadan Üsküdar’da Kuran kursu açmak isteyen İsmailağa cemaatine izin vermeyen Ünal, bu cemaatin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun ilçe sınırları içinde vaaz verme talebine karşı çıkmış ve kendisine “Elini Üsküdar’dan çek” mesajı göndermiş. Cemaat mensubu Diyanet imamlarının şalvar giymelerini de ilçesinde yasaklamış. 

Zincirli saldırıya uğrayıp hafif sıyrıklarla kurtulduktan sonra başvuruda bulunup iki çocuğu ile birlikte Bursa’ya tayinini istemiş. Ancak hemen ardından suikasta uğrayarak can vermiş. 

16 Mart 1984 tarihli iddianameye göre, “cemaatten alınan ‘fetva’ gereğince” Ünal’ı öldürme planı yapılmış. Hamza Akdağ adlı kişi, Ünal’a telefon ederek, iki katlı bir binanın müftülüğe bağışlanacağını söyleyerek olay yerine gelmesini sağlamış ve cinayet orada işlenmiş.

TARİKAT AĞLARI VE İDDİALAR...

Aralarında Diyanet’in içinde ve camilerinde görev yapan, cemaat mensubu sanıkların olduğu ilişkiler ağı, insanın kanını donduracak türden...

İddianamede toplam yedi sanık var: 

İsmailağa cemaatinin lideri olan Mahmut Ustaosmanoğlu.

Ustaosmanoğlu’nun akrabası ve İstanbul Müftülüğü’nde merkez vaizi olan Ahmet Vanlıoğlu (İsmailağa cemaatine bağlı İmam Mutuurudi Araştırma Vakfı’nın ve Kuran kursunun da müdürüydü).

İstanbul İmam Hatip Müdür Vekilliği’nden istifa ederek İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı Müdürü olan Ahmet Özer.

Emniyet’teki ifadesinde MSP’li olduğunu ve Nakşibendi tarikatından olduğunu söyleyen ve Ustaosmanoğlu’ndan “şeyhim” diye söz eden 20 yaşındaki işportacı Ömer Arlı.

Ustaosmanoğlu, Emniyet’teki ifadesinde Ahmet Vanlıoğlu’nun kendisine, Ömer Arlı’nın müftüyü öldüren katilin yurtdışına kaçırılması için 2 milyon para istendiğini söylemesine rağmen “korktuğu için” bildirmediğini söyledi; Vanlıoğlu bunu teyit etti. Özer, Vanlıoğlu ile Ustaosmanoğlu gibi tetikçinin yurtdışına kaçırılması için para istendiğini bilse de “Korktum” diyerek Emniyet’e gitmediğini söyledi. 

Balat’taki Hızır Çavuş Camisi’nde imamlık yapan İmdat Kaya. (“Laiklerin ölülerine pamuk yerine budaklı odun” kullanılmasını öneren eski Sultanbeyli Mezarlıklar Müdürü, 2017’de AKP’li Ümraniye Belediyesi’nin düzenlediği “Vefa Yemeği”ne “kanaat önderi” olarak davet edilmişti.)

Yukarıda adı geçenler “itibarlı” denilerek beraat ettirilirken, müftüyü öldürme planını uygulayanlar olarak üç kişi belirlendi: Hamza Akdağ, Turgay Taş ve Abbas Çelik.

İstanbul’da işportacılık yapan Hamza Akdağ, İran’a kaçtığı ve bilgi alınamadığı için dosyası ayrıldı. Müftüyü öldürmekten dolayı yargılanan Turgay Taş ve Abbas Çelik ise suçlu bulunup müebbet hapis cezası aldılar. 

Müftü cinayetinin işlendiği tarihte 20 yaşında olan ve İstanbul Gültepe’de Hamza Akdağ’a işportacılıkta yardım eden Taş, Emniyet’teki ifadesinde MSP’li olduğunu ve Nakşibendi tarikatının müridi olduğunu, Üsküdar Müftüsü Ünal’ın öldürülmesine dair “fetvayı Ustaosmanoğlu ve Vanlıoğlu’ndan aldıklarını” söyledi.

Cinayete dair soruşturma başlatıldığında askerlik görevini yapan Abbas Çelik ise MSP’li olduğunu ve ailesinin de Kadiri tarikatından olduğunu, Emniyet’teki ifadesinde “Ünal’ın öldürülmesi için Ustaosmanoğlu’ndan fetva aldıklarını” söyledi.

BUGÜNÜN TOPLUM MAYASI 12 EYLÜL’DE ÇALINDI

Fethi Yılmaz’ın, Ünal’ın avukatı Ertuğrul Yalçınbayır’dan öğrenerek aktardığına göre Diyanet, kendi kurumunda görev yapan bir müftünün cinayete kurban gittiği bu davaya müdahil olmadı.

Yılmaz, ayrıca, Ünal’ın da içinde yer aldığı Şehit Din Görevlileri albümünün Diyanet İşleri Başkanlığı’nın arşivinden tuhaf bir şekilde kaybolduğunu belirtiyor. 

Ben bu yazıda sadece olayda adı geçenleri ve temel hususları kitapta yazanlara dayanarak özetlemeye çalıştım. Davanın ayrıntıları ve diğer tarikatların sır cinayet dosyaları, Katli Vacip adlı kitapta... 

Son sözü yine Fethi Yılmaz’a bırakalım:

“Üsküdar Müftüsü Hasan Ali Ünal, hukukun rafa kaldırıldığı 12 Eylül döneminde, cemaatlere ‘hukuka uygun’ diyerek başkaldırmıştı. 

Görevini yapmaktaki kararlı duruşunun bedelini canı ile ödedi. 

12 Eylül mahkemesinin ‘itibarlı’ sayıp fetvacıları ve azmettiricileri beraat ettirdiği yargılamalarla bugünün toplum mayasının nasıl çalındığı da görülüyor.”

Yazarın Son Yazıları

Esir kampları kapatılsın!

Tahmin ederim; başlığı görünce çoğu kişinin aklına insanların tutsak edilmesi gelmiştir.

Devamını Oku
04.01.2026
Gazetecilikte 30. yılımda bir değerlendirme

Okurlarım bilir, köşe yazılarımda özel yaşantımdan söz etmem.

Devamını Oku
02.01.2026
TBMM’de yaptırılamayan, halk kışkırtılarak mı yapılacak?

2025’in son yazısı daha farklı olsun isterdim ama bir gazetecinin halka sorumlu olduğu gerçeğini hiç unutmadığım için, ülkemizin içinde bulunduğu koşullarda yine endişe duyduğum bir konuda yazıyorum.

Devamını Oku
31.12.2025
‘Demokratik’ bir cihat!

1970’lerin sonunda “Marksist-Leninist” bir örgüt iddiasıyla PKK terör örgütünü kuran terörist başı Öcalan, son dönemde tam bir açılım içinde!

Devamını Oku
28.12.2025
İşçi sınıfı için idam fermanı çıkardılar!

Asgari ücret tespit komisyonundan işçi sınıfı için İDAM FERMANI çıktı!

Devamını Oku
26.12.2025
Uyuşturucu operasyonları ve çürümüşlük!

Günlerdir sosyal medyada ve geleneksel medyada birtakım tanınmış kişilerin yazışmaları ve görüntüleri paylaşılıyor, hatta “gazeteci” denen bazı kişiler, bunları köşelerine taşıyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Halktan gizlenen açılım gerçekleri!

“Açılım süreci” adı altında kapalı kapılar ardında dönen pazarlıkları yaklaşık bir buçuk yıldır bu köşede yazıyorum.

Devamını Oku
21.12.2025
Kararsızları kim kazanacak?

Çarşamba günü medyaya yansıyan bir haber vardı.

Devamını Oku
19.12.2025
Özgür Özel’in yanıtlaması gereken sorular

Özgür Özel, 12 Aralık’ta İlke TV’de bazı sorular sorulmasını gerektiren değerlendirmelerde bulundu.

Devamını Oku
17.12.2025
Kadınların önüne duvar örenler!

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, gerici açıklamalarına bir yenisini daha ekledi.

Devamını Oku
14.12.2025
Açık ve gizli süren ilişkiler!

Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani’nin 29 Kasım’da bir sempozyuma katılma bahanesiyle uzun namlulu silahlı korumalarıyla Cizre’ye gelmesi, aklıma Uğur Mumcu’nun 7 Ocak 1993 tarihli gazetemizdeki yazısını getirdi.

Devamını Oku
12.12.2025
‘Yerel demokrasi’ diyorlar, siz özerklik anlayın!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Cumhuriyet ilan edilmiş ama eksik bırakılmıştır” diyerek yine Cumhuriyeti hedefe koydu, anayasa değişikliği isteyerek yine 1921 Anayasası’nı övdü ve Bahçeli tarafından alkışlandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Gizliyorsunuz çünkü hedef çok büyük!

Öcalan açılımı için kurulan TBMM komisyonunda basına kapalı oturumlar yapılmasından sonra, AKP milletvekili Hüseyin Yayman Öcalan’ın ayağına İmralı’ya giden heyette yer aldığını halktan gizlemeye çalıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
5 Aralık 1934’ten bugüne kadın hakları!

Yıl 1934...

Devamını Oku
05.12.2025
AYM, bilimsel gerçekleri reddetti!

Hani bazen hayatınızı adadığınız bir mücadelede öyle bir an gelir ve yıllarca yalnızca duvarlara bağırdığınızı düşünürsünüz..

Devamını Oku
03.12.2025
Türkiye üzerine karanlık planlar!

Yaklaşık bir yıldır birçok yazımda uyardığım bir tehlike, DEM Partisi çevresinden ilk kez açık açık dile getirildi.

Devamını Oku
30.11.2025
Hapishane ‘doğal yaşam alanı’ değildir!

İçinde yaşadığımız dönemin en berbat özelliklerinden birisi, kavramlara farklı anlamlar yükleyerek insanları kolayca kandırmanın çok yaygınlaşmış olması.

Devamını Oku
28.11.2025
Teröristler ana muhalefeti tehdit ediyor!

Sonunda bu da oldu.

Devamını Oku
26.11.2025
Tarih bu yıkım ittifakını yazacak!

Cuma günü TBMM’de yapılan İmralı oylamasından sonra bir TV kanalında bir siyasal iletişimcinin konuşmasına rastladım.

Devamını Oku
23.11.2025
Bahçeli’nin daha çok işi var!

Dün gazetemizde Aytunç Ürkmez imzasıyla yayımlanan bir haber...

Devamını Oku
21.11.2025
'Açın Bahçeli'nin yolunu, İmralı'ya gitsin!'

Tarih 31 Temmuz 2025.

Devamını Oku
19.11.2025
Şiddete tanıklık etmek

Geçen hafta Uluslararası Hayvan Politikaları Konferansı’na katılmak için ilk kez Marakeş’e gittim.

Devamını Oku
16.11.2025
Mesele 1923 Cumhuriyeti’nin tasfiyesi!

AKP-MHP koalisyonunun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na karşı yürüttüğü operasyon...

Devamını Oku
14.11.2025
Hadi oradan!

Yazımın başlığına güzel Türkçemizde birçok düşünce ve duyguyu aynı anda iki sözcükle anlatabilen işlevsel bir deyimi koydum.

Devamını Oku
09.11.2025
Sosyalizm en kapitalist ikinci partiyle gelmez!

Kendisini “demokratik sosyalist ve Müslüman” olarak niteleyen Uganda asıllı 34 yaşındaki Zohran Mamdani’nin New York Belediye başkanlığına seçilmesi hakkındaki bazı yorumlar, birkaç yılda bir yinelemem gereken gerçekleri hatırlattı.

Devamını Oku
07.11.2025
Ümmetçi çakma ‘sosyalistler’!

1923 Cumhuriyet Devrimi’ni hedefe koyanlar, 102. yıldönümünde de boş durmadı.

Devamını Oku
05.11.2025
Türkiye, goril Zeytin’i de esir etti!

22 Aralık 2024’te Nijerya’dan Tayland’a kaçak olarak götürülmek istenirken İstanbul Havalimanı’nın kargo biriminde travma halinde yavru bir goril bulundu.

Devamını Oku
02.11.2025
Casusluk davası ve déjà vu!

Geçen hafta hayatımıza bir casusluk davası girdi ve beş gün önce de Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan ile Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında tutuklama kararı verildi.

Devamını Oku
31.10.2025
Cumhuriyetçi geçinenler ve gerçekler!

“En hafif rüzgârdan bile korunması lazım gelen yeni doğmuş yavrunun, onu beslediğini söyleyenler tarafından böyle hırpalanması caiz miydi?”

Devamını Oku
29.10.2025
Diziden al haberi!

İsrail’in büyük dostu ABD Başkanı Trump, bir süredir kameralar önünde Erdoğan’a övgüler yağdırıyor, buluşurken Beyaz Saray’ın kapısında ayakta bekliyor, “iyi dostuz” diyor, rahat otursun diye sandalyesini tutuyor ve ayrılırken kapıya kadar uğurluyor.

Devamını Oku
26.10.2025
Cumhuriyet Yürüyüşü!

2025 yılında, Cumhuriyet Devrimi’nin 102. yıldönümünde Türkiye’de cumhuriyetçilere düşen önemli görevler var.

Devamını Oku
24.10.2025
Cumhuriyeti kuranlar!

Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan rezalet, ülkenin içine sokulduğu durumun vahametini tam olarak gözler önüne serdi.

Devamını Oku
22.10.2025
Siyasetçilerin anayasayı çiğneme özgürlüğü mü var?

Başlıktaki soruyu sormak zorunda kalmamın sayısız nedeni var.

Devamını Oku
19.10.2025
Alçak düzenin resmi!

ABD Başkanı Trump, 13 Ekim’de İsrail Parlamentosu’unda ayakta alkışlandığı bir konuşma yaptı.

Devamını Oku
17.10.2025
Paçalardan akan ‘demokrasi’ yalanı!

“Sayın Öcalan, bu son görüşmede çok rahatsız olduğu bir mesele üzerinde durdu.

Devamını Oku
15.10.2025
Selam olsun Kubilay’lara!

Cuma günü yazımı şu satırlarla bitirmiştim: 7 Ekim’de TBMM’de yaşanan rezalete seyirci kalan siyasi partiler ve siyasetçiler meşruiyetini kaybetmiştir.

Devamını Oku
12.10.2025
Habur’dan beter bir rezalet!

7 Ekim 2025, Türkiye’nin tarihine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde terörist başı Abdullah Öcalan için “Biji serok Apo” yani Türkçesi ile “Önder Apo çok yaşa” anlamına gelen sloganların atıldığı gün olarak geçti.

Devamını Oku
10.10.2025
CHP yerine AKP’yi yalnızlaştırsanıza!

Ayakta karşıladılar, hayran hayran baktılar, etrafına dizildiler, yanına oturup gülümsediler; toplumdan tepki görünce de seçmenleri suçlayıp tehdit savurdular.

Devamını Oku
08.10.2025
Böyle medya varken Trump’a ne gerek var ki!

İktidar yandaşı medyanın halini anlatmaya pek gerek yok.

Devamını Oku
05.10.2025
180 derece savrulanlar!

2024 yılının 1 Ekim gününden 2025’in 1 Ekim gününe kadar geçen tam bir yılda Türkiye’de siyasette büyük bir kasırga yaşandı ve zemini sağlam olmayanlar 180 derece savruldu.

Devamını Oku
03.10.2025