Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Umut etmek cesareti...

18 Haziran 2018 Pazartesi

Bu hafta sonu seçim var.
Dostlar soruyor: Bu kez olacak mı? Kazanacak mıyız?
Tanıdıklar soruyor: Umutlu musunuz? Olacak mı?
Görüyorum, insanların umutları çalınmış.
Umut hırsızlığı, umut cinayeti.
İnsanlar umut etmeye korkuyor.
Ama umut dalga dalga yükseliyor.
Umut coşkuya, coşku karara dönüşüyor.
Hiç kimse yanılmasın.
25 Haziran sabahı Türkiye başka bir ortama uyanacak.
Oy hırsızlığı mı? Manipülasyonlar mı? Hileler mi?
25 Haziran kitlelerin hesap sorma tarihi olacak.
Atı alan Üsküdar’ı geçemeyecek.
Toplum artık o toplum değil.
Ayağa kalkacak ve hesap soracak.
Bu sadece bir seçim değildir, bu bir dönüşümdür.
Geç kalmış bir dönüşümdür.

***

Referandumda ‘Hayır’ kazanmıştı.
En iyi kaybedenler biliyor. Açık müdahaleler yapıldı.
Kazanan ‘Hayır’, kaybeden ‘Evet’e yenik sayıldı.
Hesabı sorulamadı.
Kazanan ‘Hayır’ yapılan oyunların hesabını soramadı.
Olmayan hukukla çözüm arandı, elbette bulunamazdı.
Olmayan demokrasiden medet umuldu, elbette olamazdı.
Referandumun hesabının sorulamaması ülkeyi buralara taşıdı.
Şimdi, değişen nedir? Neden umut etmeye cesaret ediyoruz?
Çünkü, ayağa kalkan milyonların içinde ‘öfkenin haklılığı’ var.
Öfkenin haklılığı.
Muharrem İnce’nin performansı, bu öfkeyi temsil ediyor.
Meral Akşener’in cesareti bu öfkeden kaynaklanıyor.
Temel Karamollaoğlu’nun itirazı bu öfkeden güç alıyor.
Her şeyi zulme çeviren adaletsiz dönem bitiyor.
Adaletsiz hukuk.
Adaletsiz eğitim.
Adaletsiz çalışma.
Adaletsiz ticaret.
Adaletsiz yaşam.
Her şeyi zulme çeviren haksızlık dönemi bitiyor.
Umudu coşkuya, coşkuyu karara döndüren bir toplumsal dalga yükseldi.
İnsanlar meydanlara koşuyor.
İnsanlar gerçek önderlerini dinlemek istiyor.
İnsanlar düşüncelerini meydanlarda duymak istiyor.
İnsanlar duygularını dile getirenlere koşuyor.
Toplama kalabalıklar değil bunlar.
Taşıma araçlarıyla doldurulan meydanlar değil bunlar.
Birbirleriyle buluşuyorlar.
Birbirlerinden güç alıyorlar.
Dostlarımın sorularını yanıtlıyorum: Elbette kazanacağız.
Tanıdıklarıma yanıt veriyorum: Umutlu olmak değil, kararlıyım.
Hep söylüyorum: Umut bir karardır.
Haklı öfke, güçlü karara dönüşüyor.
Karar olmayan umut uçucu bir hayaldir.
Umut bir karardır.
Biz bu kararın sahipleriyiz.
24 Haziran’da sonuç ne olursa olsun,
Biz kararlıyız.
Biz kazanacağız.
Türkiye Cumhuriyeti kazanacak.
Bayramımızı o zaman kutlayacağız...

Tümü Erdal Atabek - Son yazıları

Atatürk ve İslam.. 19 Kasım 2018 Pzt
Atatürk, senin içindeki haine bakıyor... 12 Kasım 2018 Pzt
İnsanın evcilleştirilmesi... 5 Kasım 2018 Pzt

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Meral Akşener, Muharrem İnce, Temel Karamollaoğlu