Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Gülengül Altınsay

Renksiz görüntüler

05 Temmuz 2018 Perşembe

Dünya Kupası’nda elemeli maçlar her zaman sürprizlere açık. Baksanıza Japonya az kalsın Belçika’yı eleyip çeyrek finale kalıyordu. İlk maçlarını izledikten sonra Almanya’nın, Arjantin’in ve hatta İspanya’nın erken vedalarını bekliyordum. Bu arada tuttuğum Uruguay’ın Portekiz karşısında öne geçtikten sonra skoru korumaya çalışması hiç şık olmadı. İngiltere’nin Kolombiya karşısında penaltılara kalması ama bu kez makus kaderini yenmesi ise ilginçti. Baş favori Brezilya, Meksika karşısında nihayet açıldı, atak gücünü sergiledi ve kadrosunun hakkını verdi.
Ve yarın Uruguay-Fransa maçıyla yarı finaller de başlıyor. Eğer Fransa elenirse 19 yaşındaki Mbappe’ye yazık olacak. Yaşını aşan olgunluğu, ortaya koyduğu performansı ve her şeyden önce sevimliliğiyle en sevdiğim futbolcu oldu. Dünyanın en pahalı oyuncularından biri demeye bin şahit ister.

Kadın kompleksi
Ama bu turnuva vesilesiyle farklı bir konuya değinmek istiyorum asıl. Daha açılış maçında TRT spikeri “Top toplayıcılar kız çocukları olduğu için toplar sahaya geç geliyor” diye hüküm veriverdi. Sonra A Spor muhabirinin, Almanya’nın elenmesi üzerine pek esprili(!) bir şekilde “Her genç kızın başına gelebilecekler Almanya’nın da başına geldi ve dokunulmazlıkları bitti” şeklindeki skandal sözleri hem de medya seviyesinde kadına bakışımızı gözler önüne seriverdi.
Yıllardır tribünlerin kadın cinsiyetini aşağılayan küfürlerine tepkimi dile getirdim durdum. Rakip takım sahaya çıkarken “……..kocan geliyor” tezahüratı küfürden ziyade esprili bulunur mesela. Oysa ki temelinde cinselliğe olan sakat bakışımızı o kadar net bir şekilde anlatır ki. Erkek-kadın ilişkisini doğal, gönüllü bir birliktelik değil de erkeğin kadına tahakkümü olarak gören bir anlayıştır bu. Kadınlara ve çocuklara yönelik giderek artan saldırıların temelinde olan da bu zaten; özgür birlikteliklere yer vermeyen erkek egemen toplumda cinselliğin bir soruna ve şiddet eylemine dönüşmesi…

Soğuk iktidar
Tribünlerde alımlı genç kızların sürekli ekranlara taşınması gibi en masum görünen uygulamalar bile kadına biçilen ‘nesne’ rolünü apaçık ortaya koymuyor mu? En hafif tanımla ‘renkli görüntü’ oluyor kadınlar. Kadının erkekler için bir renk dolayısıyla erkekleri tribünlere ve ekranlara çekmek için bir araç olarak görüldüğünü anlatmıyor mu bu?
Öte yandan 2018 Dünya Kupası’nda İngiltere maçlarını ilk kez bir kadın spiker aktardı. Zaten Premier Lig’de kadın yardımcı hakem görev alıyor yıllardır. (Yorumcuları ve hakemleri de görürüz bir gün umarım.)
Çünkü orada futbol günlük hayatın parçası. Herkesin katıldığı kültürel bir deneyim. En azından bu yönde bir duyarlılık var. Bizde ise erkek rekabetçiliğinin amansızca sürdüğü, egemen anlayışın iktidarını her yola, en kolay da baskı ve şiddete başvurarak sürekli yeniden üretmeye çalıştığı bir ayrımcılık alanı…

Nasıl gelişmişlik
Şimdi çerçeveyi genişletelim. Farklı olanı dışlayan bir iktidar pek zavallı bir iktidar değil mi? Şiddetten başka bir şey üretmeyen bir iktidar değil mi? Kadınlara ve çocuklara yönelik bir saldırı, cinayet, şiddet eylemi manşetlere yansıdığında, idam çığlıkları atacağınıza bunu sorun kendinize. Maçlarda kadını aşağılayıcı tezahüratlara katıldığınızda aslında neye katıldığınızı sorgulayın. Kadınları ‘renkli görüntü’ olarak etiketlediğinizde özgür ve demokratik bir ülke olarak mı, yoksa barbar bir ülke olarak etiketleneceğinizi düşünün.
Çünkü gelişmiş bir ülke olmanın olmazsa olmaz tek bir kriteri var: Kadınlar, çocuklar ve özellikle ergenlik çağındaki genç kızlar kendilerini ne kadar özgür ve rahat hissediyor orada. Bitirmeden… Kadın voleybolcularımız FIVB Uluslar Ligi’nde dünya ikincisi oldu…. Haberiniz var mı renkli görüntücüler! Her genç erkeğin başına gelemiyor bu maalesef.

Tümü Gülengül Altınsay - Son yazıları

Süperiz biz 20 Eylül 2018 Per
İnfaz ‘VAR’ 16 Eylül 2018 Paz
Evrensel olabilmek 13 Eylül 2018 Per