Duvar Yazıları

Erdoğan’ın 13 yıllık tek hayali

15 Aralık 2015 Salı

Teknoloji editörümüz Murat Birsel anlatıyor: “Aralık 2002. Recep Tayyip Erdoğan seçimleri kazanmış ama daha başbakanlık koltuğuna oturmamış lider, ABD’ye uçuyoruz.

Uçağın ön tarafında baş başa görüşme fırsatım oldu, sordum. - Ülkeyi yöneteceksiniz, hedefiniz nedir? Hiç beklemediğim bir cevap aldım. - Hedefim başkanlık sistemi!” 12 yıl bitti, 13’üncü yıla giriyoruz,

Erdoğan’ın bu hedefi hiç değişmedi, dün yine uçaktaki gazetecilere bundan söz etmiş ve “Gerekirse iki ayrı referandum yapalım, biri anayasa değişikliği, öteki başkanlık sistemi” demiş.

 

İstanbulkart paraları yüklensin

İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi, metro, tramvay, otobüs, metrobüs, vapurda kullanılan İstanbulkart için alınan 10 liralık kart ücretinin kanunsuz olduğuna hükmetti.

Yani tek tek dava açan, 10 lirayı alacak. Ancak 8 milyon kişide kart var ve bu kadar kişi mahkemeye gidemez.

Yapılacak şey çok basit. 10’ar liralar, İstanbulkartlara otomatik yüklenir, mesele de çözülür. Bu kararı İETT almaz veya almak istemez, ama Belediye Başkanı Kadir Topbaş bir telefonla emri verebilir. Paralar nerelere harcanıyor, biraz da 8 milyon İstanbullu yararlansın. Metroya, otobüse 10’ar liralık bedava binsin?

 

Miş miş, kış kış, güm güm

Arkadaşımız Özgür Özkü’nün dikkatini bu yıla damgasını vuran şarkılarımız çekmiş. Gülşen: Bangır bangır Ayşe Hatun Önal: Güm güm Gülşen: Dan dan Simge Tertemiz: Miş miş Hande Yener: Kış kış Ece Seçkin: Aman aman Gökçe: Tik tak Eskiden de Tarkan’ın “Dudu dudu” şarkısı vardı.

 

 

Bir öğlen yemeği 60 bin TL olan Türk

Coca-Cola, AIDS ile mücadele derneği RED’e destek vermek için şirketin CEO’su Muhtar Kent ile öğle yemeği yeme fırsatını açık artırmaya çıkardı.

Adı açıklanmayan bir kişi tam 19 bin 112 dolar (60 bin TL) teklif vererek Muhtar Kent ile yemek yeme fırsatı yakaladı. Herhalde Muhtar Kent, bir Türk olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiştir.

 

 

13 gazeteci var, o soru yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Türkmenistan’a giden 13 tanınmış gazeteci, dün sayfa sayfa demecini yayımladılar.

Her şeyi konuşmuşlar. Yabancı ülkeler var, Putin var, muhtarlar var, rektörler var, Pensilvanya var, anayasa var, torun var, Trump var, “Benim Başbakanım” var, memurların işten kolay atılması için yasa değişikliği de var. Ancak basın için çok önemli bir konu maalesef yok. Can Dündar, Erdem Gül ve tutuklu 32 gazeteci konuşulmamış.

Gazeteciler, “Tehlikeli” diye sormaya korkmuş olamazlar. “Lütfen sormayın” diye tembih edilmiş de olamazlar. Herhalde unuttular.

 

Gökçek bile, ‘casusluk değil’ dedi

Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek, Yeni Yüzyıl’da Esra Elönü’ye konuşmuş. Elönü, Erdoğan’ı izleyen gazeteciler gibi yapmamış, Melih Gökçek’e Can Dündar ve Erdem Gül’ü hatırlatmış. “Can Dündar ve Erdem Gül gazeteci mi casus mu?” diye sormuş. Melih Gökçek de, “Onların yaptığı casusluk değil. Ama ülkeye karşı hainlik yaptılar. Türkiye’yi dünyaya jurnallediler. Onların cezaevinde olması ve cezasını çekmesi lazım” demiş. Gazetecilik okuyan Gökçek bile hiç olmazsa “Onların yaptığı casusluk değil” diyebilmiş.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Gargaraya getirmek 28 Haziran 2016

Günün Köşe Yazıları