Mesele çocuk değil, iktidar

Mesele çocuk değil, iktidar

11.04.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kısaca “Karaman’daki olay” diye tabir edilmeye başlanan, bir özel kurumda yaşanan çocuk tacizi ve tecavüzü olayı bakın ne noktaya geldi. Ana muhalefet partisi ve genel olarak muhalif çevreler, konunun üzerine seviyeli ve ciddi biçimde gitmeyi başaramadı. O da yetmedi, ana muhalefet lideri kelimenin tam anlamı ile “düşüncesiz” bir laf etti, ortalık iyice karıştı. Yapacağı en iyi şey, “Bir kadın bakan için yanlış anlamaya yol açabilecek bir tabir kullandım, yanlış oldu” demek iken, olayın üzerine gitti. İktidar partisi zaten muhalefeti köşeye sıkıştırmak için fırsat kolladığından, bu olayı ganimet saydı. Yetmedi, Cumhurbaşkanı, muhalefet liderini “yok hükmünde” ilan etti. Aslında zaten, Cumhurbaşkanı için de, iktidar partisi için de “muhalefet” yok hükmünde veya “tümden yok olsun” hükmünde.
Bu arada, tartışmanın daha doğrusu didişmenin çıkış noktası olan vahim olay kaynayıp gidiyor. “Kadın bakanın çiğnendiği iddia edilen onuru” konusu çoktan tecavüze uğrayan çocuğun (çocukların) meselesinin önüne geçti. Dahası, kadın bakanın kendisi, “Bırakın beni, çocuklarımızın korunması konusu daha önemli” demek yerine, olayın bu mecraya girmesi ve partisinin onu sorumluluğundan kurtarma çabalarından son derece hoşnut görünüyor. İşin en acı tarafı da bu.

Hapiste diye...
Oysa, kim ne derse desin, böyle bir olayın yaşandığı kurum sorgulanır, aman “kuruma zarar gelmesin” kaygısı öne geçmez, geçmemeli. İktidarda olan, böyle bir kurumu himaye şeklinde algılanacak tavırlardan kaçınır, kaçınmalı. Onun ötesinde, konu derinleşir, dindar veya değil, çocuklara ilişkin tüm kurum ve uygulamalar mercek altına alınır. İş “tecavüzcü hapiste” diye kapatılmaya çalışılmaz, çalışılmamalı.
Bu tür olaylar, dünyanın her yerinde, her tür kurum ve çevrede yaşanıyor, birincil mesele kurumun “dindar” bir kurum olması olmayabilir. Nitekim, tüm dünyada, çocuk taciz ve tecavüz olaylarının pek çoğu herhangi bir dinle alakası olmayan kurum, çevre ve ortamlarda yaşanıyor. Bu türden suçlara eğilimli insanlar, dindar veya değil, çocuklar ile ilgili meslek ve kurumlarda istihdam imkânı arıyor, buluyor. Pek çok istismarcı, çevrelerine kendilerini fazladan sempatik biçimde tanıtıp güven kazanıyor.

Kimse örtmüyor
Ama durun bir dakika, bu, “dini vasıfta kurumlar ve çevreler, bu çerçevede fazladan sorgulanmayı hak etmiyor” demek değil. “Dindarlık” veya dini kisve, fazladan bir ahlak iddiası demektir, oralarda olanlar, doğal olarak daha fazla göze batar. Diğer taraftan, dindarlık kisvesi, bu eğilimde suç işlemeye meyilli kişiler için diğerlerinden daha korunaklı bir zemin teşkil eder. Bu kurumlar bu tür suç ve suçluları himaye ettiği için değil, istismarcılar için kamuoyu nezdinde, fazladan güvenirlik sağladığı için. İnsanlar, doğal olarak ahlak vurgusunu temel alan çevrelerden daha az kuşku duyduğu için, bu tür suçlular bu çevrelere yuvalanarak, daha rahat hareket etme imkânı bulur. O nedenle, dindarlık iddiasındaki kurum ve çevrelerde bu konularda daha da titiz davranmak gerekir.
Bu gerçek, tüm dünyada böyle, Katolik kilisesi, çocuk tacizi olayları dolayısı ile uzun zamandır büyük ithamlar altında, büyük bir krizle baş etmeye çalışıyor ve bu nedenle olayların üzerini örtme tavrı çoktan terk edildi. Yoksa, hiçbir dini kurum ve çevre, kasıtlı olarak bu türden bir davranış bozukluğunu ve suçu himaye etmekle itham edilemez. Tabii, bizim İslamcı çevrenin, (zamanında Bursa’da yaşanan bir çocuk pornosu skandalı vesilesi ile) “çocuklara cinsel eğilim duyan insanların, animasyon çocuk pornosu seyretmeleri özgürlüğünü” savunan bir liberal yazarı, sırf iktidarlarını desteklediği için büyük bir şevkle himaye etmesini bir istisna sayarsak.  

Yazarın Son Yazıları

‘Yeni devlet’

‘Yeni devlet’

Devamını Oku
07.08.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim

Müftü nikâhı ve İslami rejim

Devamını Oku
04.08.2017
‘Hans’ın ne dediği’

‘Hans’ın ne dediği’

Devamını Oku
31.07.2017
‘Evrim teorisi’

‘Evrim teorisi’

Devamını Oku
28.07.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Devamını Oku
24.07.2017
15 Temmuz’un anlamı

15 Temmuz’un anlamı

Devamını Oku
17.07.2017
15 Temmuz

15 Temmuz

Devamını Oku
14.07.2017
Parayla saadet olmaz

Parayla saadet olmaz

Devamını Oku
10.07.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

Devamını Oku
07.07.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Devamını Oku
03.07.2017
Katar krizi

Katar krizi

Devamını Oku
30.06.2017
Yine hüzünlü bir bayram

Yine hüzünlü bir bayram

Devamını Oku
26.06.2017
Adalet istiyoruz! (23.06.2017)

Adalet istiyoruz!

Devamını Oku
23.06.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak

Nerden başlasak nasıl anlatsak

Devamını Oku
19.06.2017
Katar’ın başına gelenler

Katar’ın başına gelenler

Devamını Oku
09.06.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler

ABD, Türkiye ve Kürtler

Devamını Oku
05.06.2017
Toplum yorgunluğu

Toplum yorgunluğu

Devamını Oku
02.06.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Devamını Oku
29.05.2017
İki veda

İki veda

Devamını Oku
26.05.2017
‘Devrime hazır olun’

‘Devrime hazır olun’

Devamını Oku
22.05.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti

Kötü yönetim ve dış siyaseti

Devamını Oku
19.05.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’

‘Türbe, tarih, siyaset’

Devamını Oku
15.05.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Devamını Oku
12.05.2017
İslamcılık, çirkin itiraf

İslamcılık, çirkin itiraf

Devamını Oku
08.05.2017
Yeni siyasi arayışlar

Yeni siyasi arayışlar

Devamını Oku
05.05.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Devamını Oku
01.05.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi

Referandum sonrası Kürt meselesi

Devamını Oku
28.04.2017
Nafile analizler

Nafile analizler

Devamını Oku
24.04.2017
Her şeye rağmen

Her şeye rağmen

Devamını Oku
17.04.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Devamını Oku
14.04.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı

İslamcıların Suriye ile İmtihanı

Devamını Oku
10.04.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Devamını Oku
03.04.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’

‘Vicdan ve adalet nöbeti’

Devamını Oku
31.03.2017
En büyük tehlike (27.03.2017)

En büyük tehlike

Devamını Oku
27.03.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Devamını Oku
24.03.2017
En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

Devamını Oku
20.03.2017
18 yaşında seçilme hakkı

18 yaşında seçilme hakkı

Devamını Oku
17.03.2017
‘Hollanda krizi’nin ötesinde

‘Hollanda krizi’nin ötesinde

Devamını Oku
13.03.2017
‘Erdoğan ve liderlik’

‘Erdoğan ve liderlik’

Devamını Oku
10.03.2017
‘Milli Kültür Şûrası’

‘Milli Kültür Şûrası’

Devamını Oku
06.03.2017