Somer’in önerileri okurlar ve çözüm

Somer’in önerileri okurlar ve çözüm

01.05.2016 01:16
Güncellenme:
Takip Et:

Murat Somer, Türkiye’de Kürt sorununu sadece tarafsız ve tarihsel bir yaklaşımla, bilimsel açıdan irdelemiş değil, aynı zamanda, hiçbir olumsuz gerçeğe arkasını dönmeden, somut çözüm önerileri de oluşturmuş bir düşünürdür.
Tarihte yapılmış hatalardan kaynaklanan güvensizlikleri doğru teşhis etmiş, güncel tutum ve davranışlardan kaynaklanan sorunları görmezden gelmemiş, uluslararası konjonktürü de dikkate almış ve somut, gerçekçi ama zorunlu olarak uzun dönemli çözüm önerilerini dile getirmiştir...

Arkasında yıllarca sarf edilen bir emeğin yattığı kitapta uzun uzun irdelenmiş olan, burada tartışmaya açtığım mektubunda ve sonrasında yolladığı açıklamada belirttiği ayrıntılı çözüm önerilerinin kaba hatlarla özeti şu:
Sorun bir rejim sorunu olduğu için ancak toplumsal ve ekonomik sosyal adalet ilkeleri çerçevesinde yeniden inşa edilecek bir demokratik düzenle birlikte ele alınabilir.
Kürt meselesini de içeren rejim sorunlarını çözmek için, somut özgürlük ve sorun alanları üzerinden partiler arasında (ittifak değil) işbirliği yapılmalıdır.
Bu işbirliği, şimdilik CHP ve HDP arasında, adım adım, somut konular üzerinde gerçekleştirilebilir gibi görünüyor.
Kürt sorunu da bu yöntemle, yetkili temsilciler arasındaki güven duygusunu da yeniden inşa edecek şeffaf müzakerelerle, çözüm yoluna girebilir.

***

Bu mektup üzerine başlattığım tartışmalara katılan Cumhuriyet okurlarının belli bir tarihe kadar olan ve paylaşılabilir nitelik taşıyan iletilerini, kısa özetler veya alıntılar olarak okurlarımla paylaştım.
Her mektubu farklı ve saygın bir görüş olarak aktardım; hiçbir mektubun arkasına kendi yorumumu ayrıca eklemedim.
Şimdi soğukkanlı bir gözle ile bu mektuplara baktığımızda şöyle bir sınıflama görmek olanaklı:
1) Sorunun Kürt milliyetçiliğinden ve PKK terör örgütünün varlığından kaynaklandığına inananlar; genellikle güvenlikçi öneriler öne sürüyorlar.
2) Sorunun Türk milliyetçiliğinden ve tarihi olarak Kürtlerin ezildiğinden kaynaklandığına inananlar; genellikle ayrılıkçı öneriler öne sürüyorlar.
3) Sorunun temelinde milliyetçilik ideolojilerinin yattığını ve bunların terk edilmesi gerektiğini önerenler; çözüm için gerçekçi önerileri belirsiz.
4) Sorunun bir emperyalist oyunundan kaynaklandığını düşününler; kötümserler ve güvenlikçi önlemlerden yanalar.
5) Somer’in önerilerinin ütopik ve uygulanamaz olduğunu düşünenler; kötümserler, yakında bir çözüm göremiyorlar.
6) Somer’in önerilerinin akılcı, doğru, gerçekçi ama uygulanmalarının çok zor olduğunu düşünenler; uzun vadeli bir rejimi demokratikleştirme ve çözüm sürecinin önümüzde olduğunun farkındalar; çok ihtiyatlılar.
7) Bir de hiçbir kategoriye girmeyen, çok özgün öneriler içeren farklı mektuplar vardı. Herhalde okurlarım onlara da dikkat etmişlerdir.

***

Bana gelince...
Bugüne kadar bu konuda çok yazdım:
Sorun, esas olarak bir demokrasi ve insan hakları, dolayısıyla bir rejim sorunudur.
Esas olarak Somer’in önerilerinin, mevcut durum çerçevesinde yapılabilecek en somut ve gerçekçi öneriler olduğunu düşünüyorum.
Kadın hakları, emekçilerin hakları, medya özgürlüğü gibi somut sorunlar üzerinden (ittifak değil) işbirliği yapabilecek partilerin bir araya gelmesiyle Kürt sorununun çözümü için de adımlar atılabilir. Zordur ama olanaksız değildir.
Sorun, şeffaf yöntemlerin, temsil kabiliyeti olan partiler tarafından kamuoyunun gözü önünde kullanılmasıyla çözüme doğru götürülebilir.

***

Ne yazık ki AKP iktidarı, 2002’den beri, yanlış politikalarla, sorunu daha büyütmüş ve karmaşıklaştırmıştır.
En sonunda da çözümü, Başkanlık Rejimi’ne endeksleyerek, konuyu iyice içinden çıkılmaz hale getirmiştir.
Bu durumda, aklın sesine kulak veren insan bulmak zordur ama ben, Murat Somer gibi gençleri görünce umudumu yitirmiyorum.  

Yazarın Son Yazıları

Dava: İktidarın iletişim felaketi

Bir halk, bir iktidardan ne bekler?

Devamını Oku
10.03.2026
En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026