Köşe Yazısı

A+ A-
Nuray Mert

Her şeye rağmen

17 Nisan 2017 Pazartesi

Sonuçta, “olağanüstü hal” rejimi altında, devletin tüm imkânların Evet kampanyası için seferber ettiği, Cumhurbaşkanı’nın bizzat kampanya yaptığı, işin içine “beka meselesi”nden “şehitlerin hatrı”na kadar tüm hassas konuların karıştırıldığı, dahası “Evet oyu farzdır” diye fetva verildiği halde “Hayır” oyunun bu denli yüksek çıkması, bu ülke için büyük bir umuttur.
Bunu, bu yazıyı yazdığım esnada, “Evet” ve “Hayır” oranları çok yakın olduğu için seçime ilişkin bazı tartışma ve itirazların söz konusu olduğu koşullarda söylüyorum. Benim için önemli olan, bunca eşitsiz şartlara ve devlet/iktidar baskısına rağmen bu denli yakın çıkması. Diğer taraftan, “evet” oyu veren vatandaşların seçimi illa tek adam rejimine destek diye yorumlamamak lazım. Kim ne derse desin, toplumun geniş bir kesiminin evet demek için anlaşılır nedenleri vardı; geçmişin acı hatıraları, AK Partisi’nin ve onun liderinin muhafazakâr kesimin toplumsal hayata alnı açık biçimde katılmasını sağlaması gibi gerekçeler “Evet” oyunun ardındaki toplumsal desteğin nedenlerinden bazıları. Tabloya bu çerçeveden bakarsak, Türkiye’de demokrasiden umudunu yitirmemek için, hâlâ yeterli neden var.
Diğer taraftan, isterse çok daha yüksek oranda “evet” oyu çıkmış olsaydı, “Evet” ile kabul edilen rejim biçiminin demokrasiden uzak, otoriter bir rejim olduğu inkâr edilemez bir gerçek. Seçim sonuçlarına saygılı olmak başka şey, önerilen sistemin demokratik bir sistem olduğunu ileri sürmek veya kabul etmek başka şey. Sonuçta, bu sistem Türkiye’yi çok zorlayacak. Şimdilik bu kadar söyleyelim, malumu tekrarlamış olalım.

Tümü Nuray Mert - Son yazıları

‘Yeni devlet’ 7 Ağustos 2017 Pzt
Müftü nikâhı ve İslami rejim 4 Ağustos 2017 Cum
‘Hans’ın ne dediği’ 31 Temmuz 2017 Pzt