Köşe Yazısı

A+ A-

Adaletle yüz yüze...

24 Temmuz 2017 Pazartesi

İşte bugün, adaletle yüz yüzeyiz.
Cumhuriyet gazetesi yöneticileri, gazetecileri, yazarları, çizerleri yargıç karşısına çıkıyorlar.
Aylarca tutuklu kaldıktan sonra yargıç karşısındalar.
Artık bir dosya değiller.
Akın Atalay. Hukukçu. Yurtdışından tutuklanacağını bilerek geldi.
Bülent Utku. Hukukçu.
Mustafa Kemal Güngör. Hukukçu.
Murat Sabuncu. Gazeteci.
Kadri Gürsel. Gazeteci.
Güray Öz. Gazeteci.
Hakan Kara. Gazeteci.
Turhan Günay. Kitap Eki Yayın Yönetmeni.
Musa Kart. Karikatürist.
Önder Çelik. Gazete iç işler yöneticisi.
Acaba yargıçlar bu arkadaşlarımızı tanıyorlar mı?
Ahmet Şık. Gazeteci. Tutuklu.
Kitaplarını okuyan olmuş mudur?
Emre İper. Muhasebe görevlisi. Tutuklu.
Şimdi adaletle yüz yüzeyiz.
Göreceğiz.
Adaleti temsil eden savcıları, yargıçları göreceğiz.
O kürsülerde oturan nice savcılar gördük, nice yargıçlar gördük.
Kürsüler. Cüppeler. Yetkiler.
Göreceğiz. Neyin temsil edildiğini anlayacağız.
Adalet mi temsil ediliyor?
Yukarıdan gelecek kararın mizanseni mi hazırlanıyor?
Göreceğiz.
Çünkü biz hepsini gördük.
Gerçek yargıçları da gördük.
Engizisyon rahiplerini de gördük.

***

Atilla Ülkü’yü hatırlıyorum.
Ali Sirmen de hatırlar. Ataol Behramoğlu da. Gencay Şaylan da.
Bütün Barış Davası sanıkları hatırlar bu binbaşı yargıcı.
Kürsüde görürdüm. Hükmünü önceden vermişti, bilirdim.
Hepimiz bilirdik.
Ona kalsa, bize istenen ceza bile azdı.
Heyette Tarık Kale de vardı. Piyade Albay Ahmet de. Soyadını unutmuşum. Tarık Kale tutukluluk karşısında oy kullanırdı.
38 ay (20 günü de vardır) ceza onanmadan tutuklu yattık.
Yargı, adaleti temsil etmiyordu.
Yargı, askeri darbe iktidarını temsil ediyordu.
Yargılama bir oyundu. Mizansendi.
Duruşmalar oyunun epizotları idi.
Ortaçağın yargıçları da vardı. Engizitörler.
Engizisyonun temsilcileri.
Adolf Hitler’in yargıçları da vardı.
İnfaz timi.
Berlin’de yargıçlar da vardı.
Büyük Frederik, av köşkü için bir değirmencinin yerini beğenir.
Köşkün oraya yapılmasını emreder.
Değirmenci karşı çıkar. Vermez.
“İmparator istiyor, sen kimsin ki?” derler.
“Ben kimim ki?” der, “ama Berlin’de yargıçlar var”.
Değirmenci o yargıçlara güvenmiştir.
Biz de bakalım, ne göreceğiz?
Adliyede yargıçlar mı var?
Yoksa, bir peşin hükmü uygulayanlar mı?
Biz göreceğiz.
Siz de göreceksiniz.
Ülke de görecek.
Dünya da görecek.
Ve tarih bunu unutmayacak...

Tümü Erdal Atabek - Son yazıları

Terapi... 20 Mayıs 2019 Pzt
İtaat-inkâr ve isyan... 13 Mayıs 2019 Pzt
Kötülüğe alışmak en büyük kötülüktür... 6 Mayıs 2019 Pzt

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ali Sirmen, Ataol Behramoğlu, Güray Öz, Ahmet Şık