Kadınlar siyasal haklarına el koyuyor
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Kadınlar siyasal haklarına el koyuyor

01.08.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

1980’li yıllarda dünya ölçeğinde kadın hakları yeniden keşfedilmiş, kadın hakları savaşımı, örgütlülüğünde sil baştan patlama sayılabilecek bir süreç yaşanmıştı. İngiltere’de maden ocaklarının kapatılması, ev kadınlığından siyasal direnişin odağına ev kadınları madenci eşlerinin oturması ile siyaset için de kadın gücü ve direngenliğinin yeniden keşfedilmesini getirmişti. Türkiye’de, 12 Eylül’ün ağır insan hakları ihlalleri ortamında insan hakları savunmasında örgütsüz kalan toplumda kıvılcım, cezaevleri kapılarında dik duran kadın dinamiğinden güç almıştı.
İngiliz İşçi Sendikaları, TUC’un Londra örgütlenmesinden, “Türkiye’deki kadınların sendikal hakları, sorunları üzerine” bir dizi etkinliğe katılma daveti aldığımda, TGS eğitim sekreteri ve İnsan Hakları Derneği yönetim kurulu üyeliği kimliklerimle, 12 Eylül ortamında sakıncasız bir gündem seçimi ile dayanışma için çağrıldığımı sanmıştım... Şaşkınlığım, Amerika’da kadın işçilerin ağır bedeller ödeyerek tarihe kazıdıkları kadın hakları savaşımında, yepyeni koşullarda yeni bir milatla alınmış yolun boyutları, kazanımları üzerindendi. Aynı tarihler, paralel koşullarda yaşanan devasa gelişmelerdeki ortak paydalar ancak yüz yüze gelince algılanabiliyor.
Thatcherizmin acımasız liberal politikalarında ezilmiş İngiliz İşçi Partisi, güçlü sendikal hareketi, kadın gücü, dinamiği üzerinden yaralarını sarmada etkin yol almışlardı. İngiliz İşçi Partisi’nin Lord grup temsilcisi milletvekili, kendisinden sonra gelecek milletvekilinin kadın ve de siyahi göçmen kökenli olduğunu övünerek aktarıyordu. Kadın üye sayıları kabarık sendikalar, kadınların etkin temsili için çoktan kota uygulamasına geçiş yapmışlardı.
TUC’un genel merkezinde hâlâ çocuklu kadın sendikacılar için kreş bulunmadığından, binasında etkinliklere boykot kararı uygulaması yaşanıyordu. İktidarla ideolojik ittifakta, büyük medyadaki Murdoch direnişi, toplu işçi çıkarmalarında, grev kırıcıların gizli eğitiminin Yeni Asır’dan götürülmüş iki kızımızla ilişkili olması bağlantılı, “Bizim yanımızda Türkiye’den kadın sendikacılar var” kanıtı olarak, çatışmalı, bir o kadar etkin, güçlü sokak gazeteci protesto eylemlerine katılacaktım... Sonraki yıllarda kuralsız, kirli medya türetilmesinde, lotaryacılıkta Türkiye’nin başı çekmede kullanılmasının çokça örneğine tanıklık yapacaktım...

***

Uzatmadan kadın hakları, gücü, etkinliği patlamasındaki 1970’lerle başlayan, 80’lerde güçlenen dünya ve Türkiye gelişmeleri, çok parlak, kazanımlı bir sürecin ardından, bir yanı ile balon gibi sönmüştü. Uluslararası sendikal ve ağırlıklı sol partiler örgütlülükleri içinde, tıpkı savaşlar dönemini geriye çekişlerin izlenimini veren sonuçlar yaşandı.
Evet kadınlar çok etkin sayılarla siyasal, sendikal hareketlerin içine girmişler, etkin yönetim gücü kazanmışlardı. Ancak zengin kuzey dünyasını, yoksul güney dünyasında yaşanan terörle savaş maskeli ABD işgallerinin ardından amaca ulaşılamaması, İslam dünyası, Ortadoğu, petrol, enerji odaklı iç savaşlar bataklığının denetlenemeyen sonuçları ortaya çıkmıştı. Denetlenemeyen öngörülemeyen Rusya, İran toparlanması, Çin’in ağırlığı, ABD, AB ülkelerine ekonomik kriz olarak yansıyıp işçi çıkarmalarını gündeme sokunca, işsiz kalan çoğunlukta her zamanki gibi kadınlar başı çekmişti. Kadın üzerinden siyaset, bir kez daha yaşam pratiğinde, çoğunluk taban güçlenme, örgütlülüğünde kadın aleyhinde sonuçları üretivermişti.
Tavan örgütlenmelerde yadsınamaz bir kadın ağırlığı, yasal kazanımları, temsili ortada dururken, tabanda galiba eskisinden bile daha ağır dozlarda yoksullaşma, yoksunlaşma ile bağlantılı kadının ezilmesi, kadın üzerinden izansız, vicdansız kullanım dünya gündemine taşınmıştı. Bosnalı kadınlar ile Ezidi kadınlara sistematik tecavüz suçları tipik insanlık dramı, akıllı bombaların üst katlara taşınmış uçaksavarları hedef alması konumlarında alt katlara yerleştirilmiş kadın ve çocuk ölümlerinin dramlarından... Sizce hangileri insanlık, kadın hakları adına daha utanç verici?
Kadınlar bu süreçlerden çok anlamlı dersler çıkardılar... Kadın üzerinden erkeklerin izansız, vicdansız, utanç verici çıkar savaşlarından, kadınlar “kadın üzerinden siyasete” isyan edebilecek ölçeklerde anlamlı dersler çıkardılar. Ülkemizde canını acıtması gerçeğinden yola çıkan kadınlarımızın bir araya gelmeyi başararak “Hayatıma, kıyafetime karışma...” ortak eylemlerinde buluşabilmelerini sakın hafife almayın...  

Yazarın Son Yazıları

AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş karşıtlığının önlenemez yükselişi

Hafta sonunu, başta Amerika’nın başkenti, önemli bütün merkezlerinde, savaş karşıtlarının çok etkin eylemleriyle aynı merkez içinde on binler, ülke çapında yüz binlerin katıldıkları protesto eylemlerine tanıklık ederek geçirdik.

Devamını Oku
31.03.2026
Savaşın bedelinin en ağırını tarafı olmayanlar ödüyor

Hindistan, Japonya...

Devamını Oku
28.03.2026