Çatışmasızlık Hali Sona mı Eriyor?

Çatışmasızlık Hali Sona mı Eriyor?

10.06.2014 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sık sık karıştırılan kavramlara bir örnek de “barış” ile “savaşmama hali”dir. Gerçekten de ortada adil ve kalıcı bir barışın koşulları yoktur, ama savaş da mevcut değildir.
Durum, koşullarını içermediği için barış olarak nitelenemez. En doğru saptama savaşmama halidir.
Savaşmama hali geçicidir; ya savaştan yana devrilir ya barıştan yana evrilir.
Sonunda Abdullah Öcalan ile Tayyip Erdoğan’ı Şeyh Sait temelinde buluşturan PKK-Tayyip Erdoğan ilişkileri de öyle. Ortada barış süreci yok. Olsa olsa bir çatışmama var.
Ve bu hal, yapısı dolayısıyla geçicidir.
Ne var ki, Tayyip Bey çatışmasızlık haline süreklilik yüklemek istemektedir.
Tayyip Bey, “Ben bölgedeki iktidarın el değiştirmesine göz yumayım, her şey hiçbir şey olmuyormuş gibi görünen süreçte olsun!” politikasını gütmektedir.
Ancak, karşı taraf ona güveni olmadığından, pek de âlâ yürüyen bu süreçle yetinmeyip yasal güvenceler talep etmekte. O da, sandığa gitmenin arifesinde Erdoğan’ın işine gelmemekte ve “çatışmama hali”nin devamı zora girmekte.

***

Bir süredir yaşanan bu. Ve dolayısıyla, şu anda gündemin en önemli sorusu da, “Çatışmama hali sona mı eriyor?” oluyor.
Dikkat ederseniz barış sürecinden söz etmiyorum. Çünkü barış sürecinin olabilmesi için, insanların ülkenin bir bölümünde esirken, öbüründe hür olmaları mümkün olmadığına göre, Kürt sorununun da esas büyük ana konu demokratikleşme içine oturtularak çözülmesine yönelmeye ancak barışçı çözüm süreci demek mümkündür.
Ama ne Erdoğan’ın ne de Öcalan’ın ne böyle bir niyetleri ne de böyle bir yapıları var. İkisi de sorunu etnik kimlik bazına oturtarak bedelini kimsenin tam olarak algılayamadığı bir yola girme çabasındalar ve bu yol da çıkar olmadığından ikisi de bir noktada gelip tıkanmış durumdalar.
Tabii çatışmasızlık sona mı eriyor sorusu, Tayyip Bey’in zihninde, “Kürtler yoksa oylarını başkasına mı yönlendiriyor?” kuşkusuna dönüşmüş durumdadır.
Vardığımız noktanın şaşırtıcı olmadığını, bu noktaya vasıl olmamızda biraz da “sonra karışmam ha!..” pazarlığının payı olduğunu belirttikten sonra, çatışmaların daha da büyümesini de, Çankaya seçimlerinde Kürtlerin oylarının başka yere gitmesinin de beklememesi gerektiğini söyleyebilirim.

***

Öcalan ve “Demokratik Özerklik” cephesi, hâlâ Erdoğan’ı tek seçenek olarak görmektedirler. Etnik tabana dayalı çözümün kuvveden fiile çıkmasını sağlayacak tek muhatap, onlara göre Erdoğan’dır; oylar da doğal olarak oraya gidecektir.
Öcalan ve yandaşları için, Tayyip Bey’in, vazgeçilmezliği onun kendisinden değil, öbür liderlerden kaynaklanmaktadır.
Gerçekten de her ne kadar durumun böyle gidemeyeceğini aslında pek de âlâ görmüş de olsa, herhalde, Kürt sorununun hangi taban üzerinde olursa olsun, çözmesi beklenecek kişi Devlet Bahçeli değildir, partisi de böyle bir işin adresi olamaz.
Aslında yapısı gereği, Kürt sorununun çözümünün adresi CHP olabilirdi.
Olabilirdi, ama ne yazık ki değil.
Çünkü Kürt konusunda, kafasında çözümden çok tereddüt bulunan ve ortaya, etnik tabanlı politika dışında elle tutulur bir proje koyamayan ve bu yüzden kem küm eden, konuşması gerektiği yerde susan Kemal Kılıçdaroğlu da bu konunun çözüm adresi değil.
Böyle olduğu için de, dağarcığında fazla bir şey olmayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun şimdi “Kürt oylarına da talibiz” derken, bugüne kadar izlediği şaşkın politikanın doğrultusunda yeni girişimlerle, cebindeki Kürt olmayan oyların da bir bölümünü kaybetmesinden korkulur.  

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023