Seçimlere giderken partilerin ‘pencereleri’ ve Atatürk
Erol Manisalı
Son Köşe Yazıları

Seçimlere giderken partilerin ‘pencereleri’ ve Atatürk

12.06.2018 06:13
Güncellenme:
Takip Et:

- AKP ve Erdoğan’dan başlayalım: “Batı” kültürüne, pozitivizmine ve felsefesine karşı: Osmanlı, Arap ve Ortadoğu öncelikli, Sünni bir yaklaşımı esas alıyor. Varlığını (ve iktidarını) bu pencereden görüyor.
Ancak ekonomik ve siyasal nedenlerle ABD ve AB ile köprüleri atma lüksüne sahip değil. Ayrıca, “kendi stratejik hedeflerine”, Batı’nın Lozan ve Atatürk zaafları dolayısıyla muhtaç. “Örtülü ve dolaylı bir stratejik yakınlığı var”. Başlangıçta uzun yıllar devam eden Gülen cemaati ile işbirliği bunun açık kanıtıdır. Emperyalizm ve siyasal İslam, dün de bugün de hep işbirliği içinde olmadılar mı?
AKP (ve Erdoğan) için “Batı karşıtlığı” ile Batı’nın siyasal İslam destekçiliği en büyük stratejik çelişkiyi de içinde barındırıyor. Bugün Ankara’nın, “Washington ve Moskova arasındaki turları” bunun açık göstergesi değil mi? Önce Batı’nın desteği ile iktidara gel, sonra da onunla Gülen operasyonu sonucu kavga ederek Moskova’ya yaklaşmak zorunda kal. Bu açmaz, AKP’nin de (ve Erdoğan’ın) stratejik açmazıdır. Ve sonuçta faturayı 81 milyon insan ödemek zorunda kalıyor. Hem de siyasi, iktisadi ve kültürel tüm boyutları ile.
- Ya CHP ve Muharrem İnce: ulusal boyutta sol, sosyal demokrat ve merkez sağ kesimleri “AKP ve Erdoğan’ın yukarıda andığım konumuna karşı birleştirme çabası içinde”. HDP’ye de “beterin beteri var” ya da “ehveni şer” mesajları ile çağrı yapıyor:
Aynı mesaj ile İYİ Parti ve Saadet Partisi’ni yanına çekmiş durumda.
AKP’ye (ve Erdoğan’a) karşı oluşturulan bu çok geniş kapsamlı cephe Cumhuriyet tarihimizde bir ilk. Kurtuluş savaşındaki geniş cepheyi andırıyor. Abdüllatif Şener, Temel Reis gibi İslami kanat yanında Avrupa’dan da destek alıyor. Atatürk’ün denge politikasına yaklaşıyor. Ancak Avrupacı değil ama “Avrupalı” bir çizgiye yakın. Hukukun üstünlüğünden parlamenter demokrasiye, çağdaş ve uygar yaşam tarzından özgürlüklere kadar ortak bir zemin oluşmuş. Baskılar ve otoriter bir rejim korkusu soldan sağa, liberalden mümine, üniversite öğrencisinden esnafa kadar uzanan bir cepheye yayılmış.
Bu ilginç ortak zemin, “millet ittifakına” da dayanıyor. Muharrem İnce’nin sergilediği, “zemini siyasi, iktisadi ve kültürel olarak genişleten zengin çeşitlilik” bu coğrafyanın ve tarihin faktörleri ile bütünleşiyor.
Anadolu kültürü odaklı, Avrupacı ya da Amerikancı değil: Avrupalı kafa ve çağdaş değerlere sahip: Asya ve komşularla kavga etmeden ilişkileri geliştiren bir felsefe. Dinci baskı, korku, şiddet yayan bir yaklaşım yerine zeybekle, bisikletle, şiirle, güleç bir yüzle halka yaklaşan Muharrem İnce bana göre çok özel bir kompozisyon yaratmıştır. Bir ifadesi herhalde “sürçü lisan”, ağzından kaçtı. “İstikametimiz Avrupa” yerine, “İstikametimiz Avrupa’daki çağdaş değerlerdir” demesi daha uygun düşer. Ben bu konuda, “Avrupacı” ile “Avrupalı kafada” olan arasında kırmızı bir çizgi çizen bir insanım. Bugüne kadar yayınladığım 77 kitabımda da bu çizgiye sadık kaldım. Atatürk, “ulusal çıkarlar ile Avrupa’nın ulaştığı çağdaş değerleri” sanattan bilime, kadın-erkek eşitliğinden eğitime birleştirme başarısını gösterdiği için büyüktür. Anadolu insanında Kurtuluştan bu yana, herkes biraz Atatürk’tür.
- Herkes biraz Nâzım Hikmet’tir bu ülkede, biraz da Attilâ İlhan’dır.
- Hatta Mehmet Akif’tir, sağcı da olsa solcu da olsa.
- Ama en önemlisi herkes biraz Atatürk’tür farkında olmasa da.
- Az da sevse, çok da sevse.
- Varlıklarını ona borçludurlar çünkü külahlısı da feslisi de.
- Atatürk dalgalanan bayraktır, bastığımız topraktır.
- Kurtuluştur, Cumhuriyettir, devrimlerdir, minaredeki ezan sesidir hatta
- Yaşayan insanımızdır, hepimizdir
- Hepimiz biraz Atatürk’üz onun için, farkında olsak da olmasak da
Bu satırlar seçime giderken Millet İttifakı için uygun düşer. İttifakta Atatürk’ü çok fazla sevenler var. Sevenler var, az sevenler ya da farkında olmayanlar var. Hatta biraz kızanlar bile. Ama bu ittifak onun sayesinde kurulmuştur, o var olmasaydı kurulabilir miydi?
İnce’nin bisikletten inip zeybek yapmaya başlaması, hoşgörünün nesiller sonra bile yaşadığının yaşanan bir kanıtı değil mi? Bir yobaz Arap kralının örneğin; İnce’nin yaptığına cesaret etmesi hayal bile edilemez. Onlar olsa olsa, Trump’la birlikte “cihat için” plastik kılıç sallarlar. Bana göre İnce’nin sahnedeki bisiklet turu, bu seçimin en vurucu karesidir. Çünkü “içinde” her şey var, anlayan için…

Yazarın Son Yazıları

Sansür, demokrasi ve araçlar

Sansür, demokrasi ve araçlar

Devamını Oku
18.10.2022
Devlet olmanın nitelikleri

Devlet olmanın nitelikleri

Devamını Oku
11.10.2022
Örtülü iç savaş mı?

Örtülü iç savaş mı?

Devamını Oku
04.10.2022
Başarı mı, yoksa ...

Başarı mı, yoksa ...

Devamını Oku
27.09.2022
Türkiye’nin stratejik konumundaki çelişkiler

Türkiye’nin stratejik konumundaki çelişkiler

Devamını Oku
20.09.2022
Atatürk ve 2. Elizabeth, iki ayrı dünya

Atatürk ve 2. Elizabeth, iki ayrı dünya

Devamını Oku
13.09.2022
Fidel’in tangosu ve Atatürk’ün zeybeği

Fidel’in tangosu ve Atatürk’ün zeybeği

Devamını Oku
06.09.2022
Dibeklihan’dan Türkiye manzaraları

Dibeklihan’dan Türkiye manzaraları

Devamını Oku
30.08.2022
‘Ortak yararları’ yok etmek neden

‘Ortak yararları’ yok etmek neden

Devamını Oku
23.08.2022
AKP dış politikasını neden değiştiremez

AKP dış politikasını neden değiştiremez

Devamını Oku
16.08.2022
ABD ve Çin’in Pasifik kavgasında bir anı

ABD ve Çin’in Pasifik kavgasında bir anı

Devamını Oku
09.08.2022
Siyasal İslamda dış politikamız

Siyasal İslamda dış politikamız

Devamını Oku
02.08.2022
Kıbrıs, Türkiye’nin çıkış yoludur

Kıbrıs, Türkiye’nin çıkış yoludur

Devamını Oku
26.07.2022
Türkiye ve İngiltere nasıl benzeşirler ki!

Türkiye ve İngiltere nasıl benzeşirler ki!

Devamını Oku
19.07.2022
Ünlü dostlarla bayramlaşmanın türlü yolları

Ünlü dostlarla bayramlaşmanın türlü yolları

Devamını Oku
12.07.2022
Siyasal İslamın ‘Batıcılık’ çelişkisi ve AKP

Siyasal İslamın ‘Batıcılık’ çelişkisi ve AKP

Devamını Oku
05.07.2022
Seçimler, şiddet, sağduyu ve hukuk

Seçimler, şiddet, sağduyu ve hukuk

Devamını Oku
28.06.2022
Bastonların karizmatik sahipleri

Bastonların karizmatik sahipleri

Devamını Oku
21.06.2022
AKP’nin politikalarındaki ‘ironi’

AKP’nin politikalarındaki ‘ironi’

Devamını Oku
14.06.2022
Başarılı bir maratoncu, Kemal Bey...

Başarılı bir maratoncu, Kemal Bey...

Devamını Oku
07.06.2022
AKP ve Türkiye’de köylünün ‘uyanışı’

AKP ve Türkiye’de köylünün ‘uyanışı’

Devamını Oku
31.05.2022
AKP korkusu, sağı ve solu yakınlaştırdı mı?

AKP korkusu, sağı ve solu yakınlaştırdı mı?

Devamını Oku
24.05.2022
Tramvay da şık yayalar da...

Tramvay da şık yayalar da...

Devamını Oku
17.05.2022
Ulusallık, sosyal devlet ve kavram kargaşası

Ulusallık, sosyal devlet ve kavram kargaşası

Devamını Oku
10.05.2022
AKP bütün gemileri yaktı mı?

AKP bütün gemileri yaktı mı?

Devamını Oku
03.05.2022
AKP’nin ‘göçmen politikası’ mı?

AKP’nin ‘göçmen politikası’ mı?

Devamını Oku
26.04.2022
Türkiye nereye mi gidiyor?..

Türkiye nereye mi gidiyor?..

Devamını Oku
19.04.2022
‘Arap Baharı’ndan sonra ‘Ukrayna Baharı’ (!) mı?

‘Arap Baharı’ndan sonra ‘Ukrayna Baharı’ (!) mı?

Devamını Oku
12.04.2022
Firavunlar, bastonlar, zeytin ağaçları ve tahıl ambarları

Firavunlar, bastonlar, zeytin ağaçları ve tahıl ambarları

Devamını Oku
05.04.2022
Demokrasi, bireyin ve toplumun yararlarının örtüştürülmesidir

Demokrasi, bireyin ve toplumun yararlarının örtüştürülmesidir

Devamını Oku
29.03.2022
Moskova-Batı arasında ip cambazlığı

Moskova-Batı arasında ip cambazlığı

Devamını Oku
22.03.2022
Karadeniz, Doğu Akdeniz, Körfez üçgeni

.

Devamını Oku
15.03.2022
Ukrayna nelerin turnusol kâğıdı oldu?

Ukrayna nelerin turnusol kâğıdı oldu?

Devamını Oku
08.03.2022
Hastane odasından 28 Şubat haberleri

Hastane odasından 28 Şubat haberleri

Devamını Oku
01.03.2022
Öz değerlerden Amerikancılığa ve nihayet siyasal İslama

Öz değerlerden Amerikancılığa ve nihayet siyasal İslama

Devamını Oku
22.02.2022
Beyrut, Kıbrıs ve Hatay’ın güneyi

Beyrut, Kıbrıs ve Hatay’ın güneyi

Devamını Oku
15.02.2022
Türkiye’de ‘devletin özelleştirilmesi’

Türkiye’de ‘devletin özelleştirilmesi’

Devamını Oku
08.02.2022
Siyasal İslamın ‘kültürel egemenlik’ açmazı

Siyasal İslamın ‘kültürel egemenlik’ açmazı

Devamını Oku
01.02.2022
AKP’nin ‘bozarak değiştirmek’ stratejisi

AKP’nin ‘bozarak değiştirmek’ stratejisi

Devamını Oku
25.01.2022
Kaos ortamında seçime girerken olasılıklar ve Enes çocuk...

Kaos ortamında seçime girerken olasılıklar ve Enes çocuk...

Devamını Oku
18.01.2022