‘Eski bakan istiyor, tahliye edin’
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

‘Eski bakan istiyor, tahliye edin’

18.12.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Bir eski bakanımızın ricası var.”

Hâkim Berrin Çelen, iki meslektaşıyla odasında çay içerken çalan telefondaki ses böyle diyordu. Talep, tutuklu birinin cezaevinden çıkarılmasıydı. Net bir tepki verdi lakin bitmedi.

Adı Erhan Navruz. Sigorta Haber adlı sitenin sahibi ve yazarı. 15 yıldır sigortacılık alanında içerik üreten bir gazeteci.

Adı Davut Menteş. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) başkanı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı kurumun geçen yıldan beri bir numaralı yöneticisi.

Her şey Gri Sigorta’ya geçen yıl el konulmasıyla başladı. Erhan Navruz, bu sigorta şirketinden kaynaklı 300 milyon liralık usulsüzlük olduğu iddiasını sürekli gündemde tuttu. Bu sahteciliğin peşine düşmesi konusunda da Davut Menteş’e çağrı yaptı.

Gün geldi.

Gazeteci Navruz’un eline bir dekont ve WhatsApp yazışması ulaştı. Bu kez iddia bizzat Menteş’in usulsüzlük yaptığına dairdi. İsim vermeden bu iddiayı sosyal medya hesabından paylaştı. Bunun üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı müfettişleri Erhan Navruz’a ulaştı. Bilgisine başvuruldu.

Bir süre sonra...

Sabah 6’da eve polisler geldi; Navruz gözaltına alındı, tutuklandı. “Tehdit, iftira ve sigortacılık kanununa muhalefet” ile suçlandı. Kendisiyle birlikte Menteş’e dair paylaşımlar yapan bir otomobil servis şirketi sahibi de hapse girdi.

Aradan haftalar geçti.

Tarih: 5 Aralık.

İstanbul Anadolu Adliyesi’nin 16. Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi Berrin Çelen iki meslektaşıyla odasındaydı. Telefonu çaldı. Arayan, İstanbul Anadolu Adalet Komisyonu Üyesi Memun Kılıç’tı. Kılıç, açık açık tutuklu sanık Erhan Navruz’un tahliye edilmesini istiyordu. Ve ekliyordu: “Bunu eski bir bakanımız rica ediyor.”

Hâkim Çelen bu talep karşısında şaşkındı. Bu amaçla aranmasının yargının bağımsızlığı ve adil yargılanma hükümlerinin ihlali olduğunu hatırlattı telefonda.

Kaldı ki...

Bir gün önce mahkemesine gelen dosyayı henüz incelememişti. Adalet komisyonu üyesi Kılıç’a “Dosyada tutuklu yargılamayı gerektirir bir durum yoksa zaten tahliye edilir, bu yaptığınız adalete müdahaledir” dedi. 

Sonra...

Hâkim Çelen, ilgili dava dosyasını incelemeye başladı. Neden tutuklandıklarını anlamadığı iki sanığı da adli kontrol kararı uygulanmadan tahliye etti.

Mesele burada da bitmedi.

HÂKİME ‘HADDİNİ BİL’ ÇIKIŞI

Aradan dört gün geçti.

Bu kez adalet komisyonu üyesi Kılıç’ın sekreteri, hâkim Çelen’in kâtibini aradı. Verilen tahliye kararının tutanağının WhatsApp aracılığıyla gönderilmesi istendi. Kâtip, davanın tarafı olmadıkları için bu talebi reddetti. Bitmedi. Kılıç’ın sekreteri bu kez Hâkim Çelen’i aradı, aynı yanıtı aldı. Ve bitmedi.

Hâkim Çelen’in telefonunu arayan bu kez bizzat Memun Kılıç’tı. Hâkim Çelen bu talebin yasal olmadığını hatırlattı ancak telefondan şu sözleri duydu:

“Bir tensip zaptı istedik, ne var”, “Sen kimsin, haddini bil”, “Ben hâkim değilim, başkanım”, “Seni bakanlığa rapor edeceğim.”

Telefon kapandı. Hâkim Çelen tüm bu yaşadıklarını iki ayrı tutanağa dönüştürdü. Ayrıca şu gerekçelerle, ilgili davadan çekilme talebinde bulundu:

“Tensip aşamasında bu şekilde yapılan baskılara, kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında da devam edeceği gibi verilecek karar yönünden de tekrarlanması endişe verici. Adı geçen komisyon üyesinin kim adına ve kimin talimatı ile hareket ettiği belirsiz olup, ‘bir eski bakanımızın ricası’ diyerek tüm eski bakanları da zan altında bırakacak ifadelerle baskı kurmaya çalışıldı. Bu şartlarda tarafsız yargılamaya devam etme imkanım bulunmadığından CMK 30. maddesi gereğince çekilme kararı vermek gerekmiştir.”  

Yargıda krize neden olan, iddiaların odağındaki Erhan Navruz’u aradım. 51 gün özgürlüğünden mahrum kalan Navruz, üç yaşındaki bebeğine kavuşmasının mutluluğunu yaşıyordu. “Eski bir bakan tanımadığını” belirten Navruz, hâkime baskı yapıldığı iddiasından da haberdar olmadığını vurguladı.

Ve elbette baskıyı yaptığı resmi tutanaklara geçen Memun Kılıç’ı da aradım. Kılıç sorularım karşısında önce “konuşamayacağını” belirtti, sonra da “Olur mu öyle şey” demekle yetindi.

Az daha unutuyordum. Sahi, biz Memun Kılıç’ı nereden hatırlıyoruz? Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakınlarını ilgilendiren Man Adası belgelerine ilişkin açıklamaları nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu’na ceza veren hâkimdi. Kılıç, o cezaları verdikten bir süre sonra terfi aldı ve adalet komisyonu üyesi oldu.

Yazarın Son Yazıları

SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025
Emniyet’in tepesinden kritik tespitler

“Kimsenin olmadığı bir yere geçerek telefonu açık tutmanız gerekiyor.”

Devamını Oku
26.09.2025
Furkan’ın öyküsü

Griyi kendinden utandırıp öfkelendirecek kadar gri Silivri’nin kasveti, eylül ayında kendini mıh gibi hatırlatıyordu.

Devamını Oku
24.09.2025
Devletin verileri nasıl ele geçirildi?

Önce 79 kelimeden oluşan şu cümleyi okuyalım...

Devamını Oku
19.09.2025
Bu yazı da yasaklanır mı?

Sadece siyaset konuşmaktan büyük emek verilen bir raporu köşeye taşıma fırsatım olmadı.

Devamını Oku
17.09.2025
Konuşmadığımız 9 konu

Haklı olarak CHP’yi tartışıyoruz.

Devamını Oku
10.09.2025
Yok mu başka Kuzu’lar?

Gururla hep aynı hatırlatmayı yaptılar: “Türkiye, kozmik marangozu Sabah gazetesinden öğrendi.”

Devamını Oku
05.09.2025
MHP’li başkanın oğlu kaza yapınca...

“Bize çarpan araca baktım. Ancak içinde kimse yoktu. Çevrede toplananlara sorduğumda, araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığını söylediler.”

Devamını Oku
03.09.2025
3 soruda Kapki-Birinci olayı

Özgür Özel’in dünkü açıklamalarının özeti ne?

Devamını Oku
15.08.2025
Kim bu President?

“Devletin önemli bir kademesinde iş alımlarına etki edebilecek bir pozisyonda çalışıyorum. Pek çok üst düzey bürokratlarla ilişkilerim bulunuyor.”...

Devamını Oku
13.08.2025
Tartışılan şirketin sicilindeki leke

Açıkçası unutmuştum. Bir bilişimci dostum anımsattı:

Devamını Oku
08.08.2025
E-imza skandalının perde arkası

Önce iddianamedeki şu uzun cümleyi dikkatlice okuyalım...

Devamını Oku
06.08.2025
Türkiye’den siyasetçi kaçırma planının arkasında kim var?

Sabahın erken saatleri... Otel odasındayken telefonu çaldı. Numara tanıdıktı, bir polisti, uyarısı vardı...

Devamını Oku
01.08.2025
Allah’tan değil, kameradan korkanlar

Videoyu izledik: Diyanet İşleri Başkanlığı Mekke sorumlusu Ahmet Daştanbek elindeki paraları sayıyordu.

Devamını Oku
30.07.2025