Katil çıkacak, Gezi kalacak mı?
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

Katil çıkacak, Gezi kalacak mı?

26.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye’deki 395 cezaevinin kapasitesinin çok üstünde tutuklu ve hükümlü var. Özetle, cezaevinde olan ama yatacak yeri olmayan yaklaşık 100 bin insandan bahsediyoruz.

Şimdi...

Bu sayının daha da artması bekleniyor. Zira, 2 yıl altındaki suçlar için de tutuklama kararı verilmenin önü açılacak ve 1 ay dahi ceza alsanız bir süreliğine mutlaka cezaevine gireceksiniz.

Hal böyleyken af gibi yeni bir paketle cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin tahliyesi planlanıyor. Peki, sadece yaralamadan hırsızlığa adi suçlar kapsamında cezaevinde olanlar mı bu hakka sahip olacak?

Mesela, Gezi davası kapsamında cezaevinde olanlar da tahliye olacak mı? İşte bu konuyu Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman’a sordum.

- Şu an toplam kapasitenin 92 bin üstünde insanın cezaevinde olduğu biliniyor. Böylesi bir süreçte, yeni yargı paketiyle cezaevleri rahatlatılmaya çalışılacağa benziyor. Siz, eşi 3 yıldır cezaevinde olan birisi olarak bu tartışmalara nasıl bakıyorsunuz?

Meriç Demir Kahraman: Cinayet işlemiş ya da onlarca suç dosyalı insanların sürekli salıverilmesi, buna rağmen hayatı boyunca en ufak şiddet eylemi ve söylemi olmayan bir akademisyen, bürokrat ve şehir plancı olan eşim Tayfun Kahraman’ın “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti devirmeye teşebbüs” gibi absürt bir suçlamayla içeride olması kabul edilemez. Gerçek suçluların dışarıda ve gerçek masumların cezaevinde olduğu bir düzeni bu ülkenin hiçbir ferdi hak etmiyor.

Eylül 2018 tarihinde Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği af teklifi üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Kader mahkûmları meselesini anlamış değilim. İlke şu; devlete karşı işlenenlerde devlet bu yetkiyi kullanabilir ama şahıslara karşı işlenen olduğunda orada devletin böyle bir af yetkisi kesinlikle yoktur” demişti.

Bu zamana kadar yapılan uygulamalar sayın cumhurbaşkanının bu yaklaşımıyla taban tabana tam tersi oldu. Hepimizin adalet duygusu örselendi.

Bu noktada; Tayfun’un “devlete karşı ve affedilecek” bir suç işlemediğini, masum olduğu gerçeğini hatırlatmak isterim. Cezaevlerinin doluluğunu ayrıca konuşmak gerekir ancak kısmi af benzetmesi ile anılan olası yeni bir düzenlemenin de bu çerçevede düşünülmesi gerekir.

- Bir paylaşımınızda, Tayfun Kahraman için “TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi başkanı olarak açtığı ve kazandığı davanın bedelini 3 yıla yaklaşan tutsaklıkla ödüyor” diyorsunuz. Ne demek istediğinizi açar mısınız?

Tayfun, Şehir Plancıları Odası’nın farklı yönetim kademelerinde görev yapmış, İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunmuş, meslektaşlarının verdiği oylarla seçilmiş, şehir planlama ilkelerine son derece bağlı bir meslek insanıdır.

Gezi Parkı ile ilgili konuda Şubat 2012 tarihinde odaların beraber gerçekleştirdikleri bir plan itirazı var. 28 sayfalık bütünüyle teknik bir itiraz dilekçesi ve onun üzerine de açılan bir dava ve bunun üzerine de kısmen kabul kararı ile verilen yürütmeyi durdurma kararı var. Bahsettiğim dilekçenin itirazında Gezi’nin neden park olarak kalması gerektiği mesleki olarak açıklanıyor ve kabul görüyor.

Tayfun, o dönem bulunduğu görev gereği hükümetle muhatap olan ve eylemciler ile iktidar arasında arabuluculuk yapan isimlerden birisi. Davayı açan odanın başkanı olmasa, böyle bir pozisyonda olmayacaktı. Ya da hükümet davet ettiğinde “Hayır ben muhatap olmam, beni bulaştırmayın, ne haliniz varsa görün” dese yine bu davada olmayacaktı.

- Ayşe Barım’ın tutuklanması sonrasında Gezi soruşturmalarının genişleyeceğine dair haberler çıktı. Bu sizde nasıl bir etki bıraktı?

Ayşe Barım’ı tanımıyoruz. O da bizi tanımıyor. Hakkında yorum yapmak ya da meseleyi buradan ele almak doğru olmaz.

Gezi Parkı’na giden milyonlarca insan oldu. Kimin hangi gerekçeyle gittiğini bilmemiz elbette mümkün değil. Geçen günlerde Tamer Karadağlı Gezi’ye katılmasını “ağaçları korumak” olarak gerekçelendirdi.

Tayfun için mesele ağaçtı. Çünkü işi bu. Bir meslek insanı olarak Şehir Plancıları Odası başkanı olarak, yapması gereken ağacı ve parkı korumak. Çünkü o alan deprem toplanma alanı. Yani pek çok insan için protesto düzenlemek, sesini duyurmak gibi niyetler olsa da Tayfun’un rolü protesto eden değil, kamuoyu adına hukuki adımları atmak ve görüşmeler yapmak.

- Gezi davası için Anayasa Mahkemesi’ne sürekli çağrıda bulunuyorsunuz. Yüksek mahkemeden beklentiniz nedir tam olarak?

Çok açık bir şey söylüyoruz aslında. Ortada somut delil yok ve adil bir yargılama yapılmadı. AYM’nin adil yargılanma hakkımızın ihlal edildiğine dair karar vereceğinden eminiz. Ancak çok uzun süredir o dosya orada bekliyor. Kamuoyunun tüm detaylarına hâkim olduğu bir dosya, bir türlü karara bağlanmıyor. Beklenen her gün her an hayattan gidiyor. AYM’ye sürekli çağrı yapmamız bu yüzden.

Nasıl Mücella Yapıcı için Gezi ağaç ve çevre mücadelesi idi ise eksiksiz bizim için de öyle idi.

Nasıl Çarşı için Gezi ifade özgürlüğü ve protesto hakkı idi ise bizim için de öyle idi.

Kaldı ki Tayfun Kahraman için bu iki yaklaşımın da ötesinde müzakere idi, diyalog idi, ortak zemin bulma çabası idi.

Yazarın Son Yazıları

Organize işler bunlar

Adliye koridorlarının kıdemlisi bir dostumla fon meselesini konuşuyorduk.

Devamını Oku
09.10.2026
Sis perdesini aralamak için...

Tarihimizin en büyük skandallarından biri olan fon krizini haftalardır konuşuyoruz.

Devamını Oku
07.10.2026
Bu yemeği kim pişirdi?

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu’nun bir açıklamasına denk geldim.

Devamını Oku
02.10.2026
Ölümlü dolandırıcılıkta sona doğru

Geçen hafta...

Devamını Oku
30.09.2026
Kim o polisler?

Fethullahçılar döneminde hedefte olan, takip edilen, hapse giren bir arkadaşım aradı.

Devamını Oku
25.09.2026
Dokuz mezar taşı aranıyor

Rahmi Temel, Atakan Alagöz, Aydın Demirci, Nidai Duman, Aydın Gencer, Nacican Keskin, Onur Alp Demir, Eyyüp Enes Cesur, Abdülbaki Mirzaoğlu...

Devamını Oku
23.09.2026
Bir gariplik var burada

Düşün ki...

Devamını Oku
18.09.2026
Operasyon kitabındaki itiraf

Soru şu: Kâşif Kozinoğlu asıl hedef miydi, yoksa FETÖ’nün MİT’e sıçraması için önemli bir halka mı?

Devamını Oku
16.09.2026
Sen ne tehlikeliymişsin be Ömer!

TEMA gönüllüleri özgürlüğüne kavuşunca NATO zirvesi öncesi tutuklanan kimse kalmadı sanıyoruz.

Devamını Oku
11.09.2026
Kozinoğlu’nun yapamadığı savunma

Ne güzel, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü araştırılıyor.

Devamını Oku
09.09.2026
‘Ünlü’ müdürün şüpheli işleri

Özel haberleriyle meslektaşlarına nal toplatan bir ustam vardı.

Devamını Oku
04.09.2026
Şükran ablanın kumpasa tanıklığı

“1964-66 dönemini öğrenci, 1966-80 dönemini gazeteci olarak yaşadığım, İstanbul’daki kayda değer tüm gençlik, öğrenci-işçi olaylarının en göbeğinden tanıklıklarımı sizlerle paylaşmanın bir toplumsal sorumluluk olduğunu hep düşündüm.

Devamını Oku
02.09.2026
Çocukları ayırma planı

Bu köşede çok kez yazdım: Akit gazetesinin misyonlarından biri de iktidarın kritik konulardaki politik risklerini önceden ölçmek ve kamuoyu tepkisini test etmek. Yani, mayınlı arazilerde atılacak adımlar için gerekli zemini hazırlayan bir laboratuvar işlevi görüyor.

Devamını Oku
28.08.2026
Operasyonu haber veren satırlar

Mesleki hobilerim arasında, çok kişiye sıkıcı gelen resmi yayınları okumak da var.

Devamını Oku
26.08.2026
İşte Kütahyalı’nın tahliye kararı

Neler gördü bu gözler ama yalan yok, yine de şaşırdım.

Devamını Oku
21.08.2026
Erdoğan’a yazılan ‘örgüt’ mektubu

Haber şu: Arjantin’de yakalanarak Türkiye’ye iade edilen suç örgütü lideri Serkan Kurtuluş tutuklandı.

Devamını Oku
19.08.2026
Yasaklılar listesi

Canlı yayındaydım.

Devamını Oku
05.08.2026
Davutoğlu’na 10 soru

Önce özet: Gelecek Partisi feshedildi.

Devamını Oku
31.07.2026
Bir ‘müstehcen’ tutuklama

Tarih: 20 Temmuz. Akit gazetesinin birinci sayfasında “Tesettür etkileşim saldırısı altında” başlıklı bir içerik vardı.

Devamını Oku
29.07.2026
Parti logosu nasıl çizildi?

Yeni Parti’nin siyasi çizgisi ne olacak?

Devamını Oku
24.07.2026
Yeni nesil hukuk sözlüğü

Tutuklama: Kaçmayıp yurtdışından kendi gelse de veya karartabileceği bir delil bulunmasa da hatta hapiste yatarı olmayan bir suçla itham edilse de şüphelinin kimliğine göre kullanılabilen bir yöntem.

Devamını Oku
22.07.2026
Haluk Levent’in sömürdüğü kadınlar

Yıllar yıllar önceydi...

Devamını Oku
17.07.2026
15 Temmuz’un 10. yılında merak ettiğim 7 konu

1- Fethullahçıların ByLock’tan kurtulma planı olan “Mor Beyin” listesine sokulanlar arasında gerçek ByLock kullanıcıları da var mıydı?

Devamını Oku
15.07.2026
Bu ne yaman çelişki anne!

Hakkını verelim, ilk olarak T24’ten Asuman Aranca dikkat çekti: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davalarının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş’a suikast iddiasına dair soruşturmayı tamamladı.

Devamını Oku
10.07.2026
Murat Ongun: Değer verdiğim kimse itirafçı olmadı!

“Kafama hiçbir şey takmamayı öğrendim.

Devamını Oku
08.07.2026
Saray-Yeni CHP işbirliğinin kanıtı

Önce kısa bir özet...

Devamını Oku
03.07.2026
Murat Ongun’u dinlerken...

Üstüme inşa ettikleri Silivri’den yazıyorum

Devamını Oku
01.07.2026
Beyin takımı hazır: Hedef Özel!

Ankara Adliyesi’nde yaşanan değişimler için ne dedik?

Devamını Oku
26.06.2026
Kim o hırsız?

“Yazlığımda dinlenirken beni bile çıldırttılar” diye açtı telefonu yaşlı kurt.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu’nun yargısı

Görüyoruz ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu sıralar en sevdiği kelime şu: “Aklansınlar!”

Devamını Oku
19.06.2026
Şiddet faili AKP kurmayının istifası alındı

Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz...

Devamını Oku
17.06.2026
Bahçeli’nin bakışı neden değişti?

MHP lideri Devlet Bahçeli, bayramın birinci günü Türkgün’de danışmanı Yıldıray Çiçek’e konuştu.

Devamını Oku
05.06.2026
AKP kurmayının şiddet dosyası

“Tüm aileni geberteceğim, çocuklarının gırtlağını keseceğim!”

Devamını Oku
03.06.2026
Konuşulmayan o rapor

Gündemin hoyrat ritmi, bir rapora hak ettiği parantezi açma imkânı vermedi maalesef.

Devamını Oku
29.05.2026
Bir kayyumun anıları

“CHP’nin Çevre Sokak’taki CHP Genel Merkez binasına bir kısım demirbaş eşya ve birkaç dosyayı almak için gittiğimde ilginç bir manzara ile karşılaştım.

Devamını Oku
27.05.2026
Korkulan bir flaş bellek

Hikâyesini üç ay önce bu köşede okudunuz.

Devamını Oku
22.05.2026
Sen neymişsin be Şule!

14 Nisan 2025 Pazartesi’nin sabah saatleri...

Devamını Oku
20.05.2026
10 not

Bugün defterimdeki bazı notları paylaşmak istiyorum

Devamını Oku
15.05.2026
Yeniden seçilme planı

Erdoğan’ın konuşmasını dinleyince ağzımdan “Çok alametler belirdi” sözü çıktı.

Devamını Oku
13.05.2026
Erdoğan’ın başkanlık devrinin sonu mu?

Beklenti şu: Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Meclis erken seçim kararı alacak.

Devamını Oku
08.05.2026