İş bitiricilikten paniklemeye geçişin yansımaları...
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

İş bitiricilikten paniklemeye geçişin yansımaları...

25.02.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Siyasi gelişmelere ilgi duyan her bireyin yaptığı üzere AKP’nin 8. olağan büyük kongresinde yaşanan gelişmelerin tartışmalarını izlemişsinizdir. Kimi yayın kanallarında yapılan tartışmalarda, zaman zaman aynı bakış açısı içinde olanların sürpriz transferler üzerinden değerlendirmelerinde ellerinde olmadan aralarında sert tartışmalara düşmüş olmalarına tanıklık etmişsinizdir. 

Elbette Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a en ağır eleştirileri yapmış kimi isimler üzerinden, geçmiş yıllardaki ağır suçlamalarının kasetleri döndürülerek gösteriler tepkilerdeki şaşkınlıklardan kaynaklanıyordu. Dayanamayıp söz konusu isimlere ağır eleştiriler getirenler ile “Hangi çıkarlar, hangi uzlaşmalar üzerinden?” sorgulamaların sonucuydu. Kimi siyasi ya da uzman yorumcu, haberciler, yeni transferlerin karşılıkları üzerinden değerlendirmelerinde ya da AKP’nin kazançlı çıkma hesaplarının ne ölçeklerde tutabileceğinde hep bir ağızdan bağrışıyorlardı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine yönelik en ağır eleştirileri yapmış kişiler üzerinden seçimleriyle, tek amacının iktidarını sürdürebilme olduğu ortak paydasından birleşiliyordu. Sonrasına ilişkin öngörülerde, Nasrettin Hoca’nın göle yoğurtla maya tutturma şakası ile, hep aynısı olsa da kimi ince hesapların işe yarayabilme olasılıkları üzerinden yapılmış hesapların yabana atılmaması gerektiği uyarıları gürültülü tartışmaların odağına oturuyordu. 

***

Bu türden tartışmaları dikkatle izleyenlerinizin çoğunluğu açısından, ülkenin yaşamsal sorunlarının tartışmalarını boşuna soğutma, gündem değiştirme çabalarının ötesinde bir işe yaramayacağı noktasına gelindiği gerçeği ortada. Açık diktatörlükler ötesinde, sivil iktidar erki örnekleri içinde, dünyada bir benzeri yaşanmamış otoriterleşmenin yarattığı moral bozukluğunu atamamışlar ile artık yürütülebilmesinin koşullarının tükendiği gerçeğini görebilme farklılığından kaynaklanan anlamsız bir tartışma. 

Elbette haksızlık hukuksuzlukta sınır tanınmamasının her bir uygulamasının kamuoyuna dönük açıklığa çıkarılması çabalarının her birinin anlamı, işlevi var. Teşhir ile hak arama yollarının hiçbirinden vazgeçilmemesi kaçınılmaz. Bu yolda çaba gösteren her adım anlamlı, değerli. Hayıflanarak asla, direne direne kazanmanın ötesinde bir çıkış yolu olamaz. Biraz geç kalındı, yeni yeni ortak hak aramanın yollarının ittifaklarında güçlenme, dayanışmalar gündemde, güçlenmede. 

Ülkemizde insana yaraşır bir düzenin gelişmesini istemeyen emperyal güç ittifakları bile, artık sonsuza kadar bu düzenin yürütülemeyeceği gerçeğine uyandılar. Başı daha da sıkışık, kullanılıp bir kenara atılmış Ukrayna’nın iktidar erki dışında el veren kalmadı. Suriye’deki yeni yönetimle, hızlı bir çaba ile oluşturulan ittifakın da bir hayrının olmayacağı ortada. Kişisel görüşüm trajikomik çirkin yüzlerini görmek, göstermenin ötesinde, son transferlerin ise çaresizliğin, bildik eski yöntemler, özel hesaplarla, pazarlıklarla yürütülmesinin ürün olmasının sergilemenin dışında yapılması gereken bir iş yok. 

Oyunları bozma çabaları atlanmadan, özgüvenli, örgütlü direniş ittifaklarının güçlendirdilmesi ile yol alınacak. Başka çıkış yolu yok.

Yazarın Son Yazıları

AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş karşıtlığının önlenemez yükselişi

Hafta sonunu, başta Amerika’nın başkenti, önemli bütün merkezlerinde, savaş karşıtlarının çok etkin eylemleriyle aynı merkez içinde on binler, ülke çapında yüz binlerin katıldıkları protesto eylemlerine tanıklık ederek geçirdik.

Devamını Oku
31.03.2026
Savaşın bedelinin en ağırını tarafı olmayanlar ödüyor

Hindistan, Japonya...

Devamını Oku
28.03.2026