Zaman uçuyor. Arkadaşım, meslektaşım, yoldaşım, bu ülkenin en aydın insanlarından Hrant Dink 19 Ocak 2007’de Agos gazetesinin önünde alçakça arkadan vurularak öldürüldü. Seneye 20 yıl olacak. İnanması güç. Sanki dün gibi.
Zaman hiç geçmiyor. Cinayet davası o gün bugün devam ediyor. Hiç ilerleme yok. Derin güç işbaşında; azmettirenler sürekli terfide.
“23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı” Agos gazetesinin bulunduğu yapıda 2019’da açıldı. Adını (23,5) Hrant’ın Agos’ta yazdığı bir yazıdan, (23 Nisan 1920 ile 24 Nisan 1915 arasında gidip gelen yazısından) alıyor. Şimdi neden durup dururken bu olağanüstü hafıza mekânından söz ediyorum diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
Durup dururken değil. Hrant Dink’in öldürülmesiyle, Hrant’ın daha adil, daha özgür bir dünyaya yönelik hayalini yaşatmak için kurulan Hrant Dink Vakfı, şimdi bu mekânla ilgili olağanüstü bir kitap yayımladı. Şu son bir haftadır elimden düşmüyor. Her satırıyla gerçeklerle özlemler arasında; Hrant’ın düşünceleri, yazıları, toplumsal çelişkilerimiz arasında; toplumsal bellek ve vicdan arasında; gülümseyerek, gözyaşlarımı tutamayarak kâh umutlanarak eşsiz bir yolculuğa çıkıyorum.
MEKÂNDAN KİTABA UZANAN DAVET
Bu geniş kapsamlı ve çok katmanlı kitabı tanımlamak bu küçük köşenin boyutlarını aşar. Böyle olması da çok doğal. Çünkü en kısadan söylersem, hafıza mekânından, kitabın sayfalarına sinen bir davet söz konusu. Ve unutmayalım ki bu mekân dünyadaki küresel hafıza mekânları ağının bir parçası.
Davete gelince: Ayşe Gül Altınay’ın dediği gibi “ezber bozma” daveti. Şiddeti önleme, ötekiliği yok etme, ezber bozmaya cesaret etme daveti. Rakel Dink’in dediği gibi “görmeye, işitmeye, öğrenmeye, anlamaya yönelik bir davet”; direnç ve dirayete, sevgiye, eşitliğe, adalete, dayanışmaya davet, daha eşit daha güzel bir dünyaya davet, umuda davet. Kısaca barışın hüküm sürdüğü sınırlara ve ideolojilere mahkûm olmayacağımız, bir arada yaşamanın yollarını içeren bir geleceğe davet...
Kitapta, sayfalar boyunca Hrant’ın sözleri, düşünceleri sesi, sözü, idealleri size eşlik ediyor, yol gösteriyor. Yol boyunca yurtiçinden de yurtdışından birçok yazarın yazısı var. Hepsinin adı bu köşeye sığmaz. Beş bölümden oluşuyor:
1. Hafıza, 2. Hakikat, 3. Yüzleşme, 4. Eylem, 5. Umut. Bu beş bölümün birbiriyle nasıl buluştuğu, farklı coğrafyalarda nasıl deneyimler yaşandığı, hakikatin nasıl arandığı, nasıl yüzleşildiği ve umudun nasıl yeşertilebileceği irdeleniyor.
GEÇMİŞ GELECEK ARASINDA
Gerek hafıza mekânını dolaşırken gerek kitap sayfaları arasında bir yolculuğa çıktığınızda aynı zamanda geçmişle gelecek arasında bir yolculuktasınız.
Benim için hem mekân hem kitap, empatiyi, karşılıklı anlayışı, demokratikleşmeyi teşvik eden, geçmişi hatırlatırken geleceğe de söz söyleyen, bilgiye erişimi sağlarken sorular sorduran, günümüzün toplumsal sorunlarına da dikkati çeken, diyalog, üretim, araştırma, paylaşım sağlayan özelliklere sahip. Bu nedenle 23,5 Hırant Dink Hafıza Mekânı’nı herkes görmeli, izlemeli, kitabını da herkes okumalı diyorum.
Önümüzdeki günlerde (21-26 Nisan) burada sayısız etkinlik yer alacak. (Programın tümü için bkz: www. hrantdink.org)
Dünyanın bugün geldiği duruma bakınca... Hem mekân hem kitap bize başka bir dünya mümkünün ipuçlarını veriyor.
Teşekkürler sevgili Hrant Dink. Teşekkürler Hrant Dink Vakfı tüm çalışmalarınız için.
Not: Sevgili Okurlar, siz bu yazıyı okuduğunuzda ben Bodrum’da Merhaba Günleri’nde olacağım. 17 Nisan Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in 136. yaş günü. Muğla Büyükşehir Belediyesi paydaşlığında; Bodrum Deniz Müzesi tarafından gerçekleştiriliyor; atölyeler, sergiler, tiyatro vb. ile geniş bir yelpazeye, Muğla, İzmir, Datça ilçelerine yayılıyor. Yöredekiler kaçırmasın, programı internetten öğrenebilirsiniz. İzleyemeyenler ayrıntılar için dönüşümü beklesinler.