Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

16.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

CHP lideri partileri dolaşıyor. Her görüşmenin ardından Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a ara seçim için inisiyatif alma çağrısında bulunuyor. Numan Bey yapabilir mi? Hayır, anayasa sorusu sormuyorum. Niyet de sorgulamıyorum. Bir irade tartışması yapıyorum.

Şöyle anlatayım...

Geçen pazartesi günü TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın Ayna/ Heli adındaki yeni kitabının tanıtım toplantısını izledim. Sunumu üç TİP milletvekili beraber yaptı. Zira kitap, çok satanlar listesine girmek için yazılmamıştı. Meclis’teki çözüm komisyonunun TİP’li üyesi Ahmet Şık, komisyona sunmak için bir çalışmaya başlamıştı. Ama gidişattan bir anlamı olmayacağını düşündü. Bunun yerine bir kitaba dönüştürdü. Haliyle kitap, komisyona çözüm umuduyla giren bir partinin, sürece dair eleştirilerle sonuçlanan bakışını yansıtan bir metindi.

Numan Bey meselesiyse...

HER SORUN ERDOĞAN’A HAVALE

Ahmet Şık, kitap tanıtımında komisyonda yaşadıklarını anlattı. Benim için en ilginç mesele Cumartesi Annelerine dair anlattıklarıydı. Komisyona gelip babasının kayboluşunu anlatan Besna Tosun’u AKP ve MHP’liler bile buğulu gözlerle dinlemişlerdi. Bu durumu bir imkân olarak gören Ahmet Şık; Numan Kurtulmuş ve Abdülhamid Gül gibi AKP içinde makul gördüğü isimlere bir öneride bulunmuş. “Bir iyi niyet adımı olarak her hafta ailelerini anan Cumartesi Annelerinin etrafındaki polis barikatını kaldıralım” teklifini yapmış. Anlattığına göre Cumartesi Annelerine müdahale eden polisler bile annelerle karşı karşıya gelmek istemiyormuş.

Şık, “çok basit” dediği bu önerinin nasıl geri döndüğünü anlattı. Söylediğine göre iki isim de (Gül ve Kurtulmuş) buna karşı olmamakla birlikte “Yapabileceğimiz bir şey yok” demiş, “yukarı”yı işaret etmiş. Kısacası aslında süreçle, İmralı’yla ya da çıkacak yasalarla ilgisi olmayan; sadece anayasada yazan protesto hakkının kullanmasından ibaret bu kadar basit bir adımın atılması dahi Erdoğan’ın iradesiyle gerçekleşiyor. Hatta İmralı’yı komisyon adına ziyaret tutanaklarının itirazlara rağmen önce özetinin sonra kendisinin “zamanı gelince” yayımlanması bile “yukarıdan” olmuş.

Haliyle dün de bugün de Meclis başkanında Erdoğan’dan başka bir ara seçim iradesi aramak beyhude bir çaba gibi görünüyor.

RAPOR BU HALİYLE ANLAMSIZ 

Gelelim rapora niyet kitaba kısmet bakış açısına...

Malum “süreç”e farklı cephelerden itirazlar, eleştiriler var. 600 sayfalık kitap, PKK ve devlet dahil her tarafa eleştiri yapan üçüncü bir yol arayışında.

Ancak...

Biliyorsunuz, komisyondaki 50 milletvekilinden CHP dahil 47’si sonuç raporuna “evet” dedi. İki solcu parti, EMEP ve TİP ise “hayır” dedi.

Kitabın çoğunluğunu oluşturan tarihsel geçmişteki doğru/yanlış tartışmalarını atlayıp bugüne odaklanırsanız çözüm umuduyla süreç masasına oturan bir sol partinin neden “Buradan bir şey çıkmaz” sonucuna vardığının, sonuçta komisyon raporuna neden “hayır” dediğinin ipuçlarını okuyabilirsiniz:

- “Bir öncekinin aksine iktidar değil devlet projesi olarak ilan edilen ve daha en başından kendi muhalifini de örgütleyen bu yeni süreç demokratikleşme ve yargının hukuk normlarına dönüşü konusunda hiçbir somut ilerleme olmaksızın günümüze dek geldi.”

- “Tüm süreç en başından itibaren Kürt meselesinin kendisini değil silahlı şiddet kısmını çözüp, kalıcı barış, eşitlik, demokratikleşme ve yargının hukuka dönmesi beklentilerini karşılamadan muhaliflerini sopalamaya devam etmek isteyen Erdoğan’ın pragmatik planlarına göre işledi.”

- “Komisyon raporu, Parlamento’nun doğrudan kurucu bir siyasal özne olma haliyle oluşan tarihsel fırsat da düşünüldüğünde çok daha güçlü bir kurucu metin olabilecekken maalesef Erdoğan’ın pragmatizmine ve yerleşik devlet aklına eklemlenmiş bir içerikle ortaya çıktı.”

- “İktidarın demokratikleşmenin şart olduğu yapısal bir süreç olarak bakmadığı bir süreç de ortada iken bazı dilek ve temennilerde bulunan bir rapor bu haliyle tek başına bir anlam ifade etmiyor.”

- “Rapor, biçimsel olarak ‘kapsayıcılık’, ‘uzlaşı’ ve ‘demokratikleşme’ vurgusu taşısa da içerik itibarıyla Kürt meselesini eşitlikçi ve hak temelli çözümünden uzak bir çerçeveye hapsetti.”

- “(Rapor) Güvenlik merkezli paradigmayı esas alan ve demokratikleşmeyi ikincil bir başlık olarak konumlandıran bir yaklaşımı yeniden üretti.”

SİYASAL OYALAMADAN İBARET

- “Meseleyi silahlı örgütün varlığına indirgeyip güvenlik konseptini genişleterek demokratik reformları silah bırakma şartına bağlayan bir önceliklendirmeye sahip olmasıyla rapor, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir şekilde hakların koşullu hale getirileceğini söylemiş oldu.”

- “Raporun yerel yönetimlere ilişkin önerileri, idari vesayet yetkisinin demokratik toplum gereklerine uygun kullanılması gerektiğini belirtmekle birlikte, kayyım uygulamalarının yarattığı demokratik temsil krizini açık biçimde tartışmayan bir metin oldu.”

- Mevcut hak ihlallerinin önemli bir kısmının zaten yürürlükteki hukukun uygulanmamasından kaynaklandığını gözardı eden raporda, iktidar güdümündeki bir yargı mekanizmasının bizzat kendisinin ihlal ettiği yasalara uyması yönünde “temennide” bulunulması bir çözüm iradesi değil, bir siyasal oyalama taktiğinden ibaret.”

- “Bu rapor maalesef demokratik standartların gerisinde kalan bir statükonun yeniden inşasından ibaret.”

TİP’in Ahmet Şık’ın kaleminden sürece ve rapora yönelik itirazları böyle. İYİ Parti ve Zafer Partisi gibi milliyetçi partiler başından sürece cephe aldı. Öte yandan Meclis’te bulunan sosyalist partiler, bir buçuk yılı aşan gelişmelerin ardından; CHP ve DEM’in “evet”ine rağmen, sürecin ülkeye demokrasi, hukuk ve özgürlük getirmeyeceği, iktidarın kendisini güçlendirecek bir yol haritası çizdiği konusunda kafasını netleştirmiş görünüyor. Ayna/ Heli kitabının vardığı sonuç bu.

Dünyanın hürriyeti, hürriyetin pazarlığını yapmayanların eseridir.

Yazarın Son Yazıları

Hak verilmez alınır

Dünyada hiçbir hak, armağan olsun diye verilmemiştir.

Devamını Oku
28.05.2026
Butlan darbesinin üç günlük sonuçları

Savaş, sıkıyönetim, darbe...

Devamını Oku
25.05.2026
Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026