Saray’ın, polis ordusuyla 1 Mayıs operasyonu, Pirus Zaferi
Şükran Soner
Son Köşe Yazıları

Saray’ın, polis ordusuyla 1 Mayıs operasyonu, Pirus Zaferi

02.05.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kanlı 1 Mayıs 1977’de, emperyal güç odaklarının emrinde, iç iktidar erklerinin katkılarıyla, yaşatılanların bugünlere uzanan akışının sonuçları ortada... Ülkemiz işçi sınıfı, emeği ile geçinen tüm çalışanlarının örgütlü hakları, yaşam koşulları dünyanın en az gelişmiş bilinen ülkelerinin bile çoğunluğunun gerisinde. Emek tarihi deneyimlerimiz, toplumsal, kültürel birikimlerimizin gerçekleri ile çatışmalı bu tablonun değiştirilmesinde, dipten gelen dalgaların gücünün öne çıktığı bir sürecin de içindeyiz...

Saray’ın kadrolaşmasını yaptığı günümüz sürecinin içinde, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın içeriği de çok açık.

Örgütlü işçi sınıfının özgür iradesi ile 1 Mayıs’ın kutlanması istenen meydanlara yasaklama konamıyor. Taksim’in yaşanmışlıkları ile anlamı, önemi de ortada. Saray’dan hayır denemeyecek, CHP-DİSK ağırlıklı barışçı bir çağrı, yaklaşım gerçekten çözüm için Saray’ın da lehine bir çözüm getirebilirdi. Bütün yaşanmış geçmişin deneyimleri ile bir gün öncesinde kafamdan geçmiş bir anı sizlere de anımsatmak istiyorum. Şeriatın öldürme kastıyla attırdığı bir bomba ile ayaklarını kaybetmiş, dünya ölçeğinde değerli bilim insanımız Prof. Dr. Server Tanilli’nin yürekli çıkışıyla yaşanmış sahnelerin şeridi gözlerimin önünden geçti.

DİSK yöneticileri ile ancak protokol anma için kapı açıldığı törene hocamız da davetli idi. Genç bir işçi, hocayı yasağı delmek isteyenlere gazlı bombaların atılmakta olduğu anlar içinde, koşarak meydana sokma görevini almıştı. Sıkı koşusunda arkasından var gücümle koşturuyorken arkamdan Şişli’den yola çıkan kalabalıkların coşkuyla peşimizden katılmalarını anımsıyordum. Hocamızla birlikte kalabalıklar Taksim Meydanı’nı hızla dolduruyorlardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan gelişmelerin haberini aldığı anda, daha atak davranmış, Taksim’in işçi sınıfımıza açılması kararını vermişti.

Acaba iç sesleriyle bu kez nasıl bir karar verilecekti? Öngöremediğimin, iyimser arkadaşlarımın umutlarına katılamadığımın, sessiz kaldığımın ayrımındaydım.

***

Dün Saraçhane Meydanı’nda, CHP ile DİSK liderlerinin önderliğinde toplananlara gaz, bombalı engellemelerin bir saatlik yaşatılanlarının sonucunda, umutlu bekleyiş bulutları Kafdağlarının arkasına sürüklenmişti. İçimden geçen gerçek öngörülerimle, Saray’ın, söz konusu yeni inadı, kararlarıyla ancak “Pirus Zaferi” elde edebildiğinin altını çizmek istiyorum. Sağduyulu, sağlıklı anlık karar verebilme yetisinin yerine, öfkenin egemen olduğunu apaçık gözlemlemiş oluyoruz. Sonrası toplumumuz, ülkemiz yaşayanları, örgütlü ya da örgütsüz, olumlu ya da olumsuz katkılarıyla hep birlikte örecekleri yapı taşlarıyla belirleyecekler.

Yaşamımızdaki sorunlar yumağımız öylesine bir yükselişte ki... Sanıldığının aksine eskisi gibi uzatmaların, çok uzun yılların aynı zikzakları içinde oynatılabilmesinin olanağı yok gibime geliyor. 1977’lerden günümüze her yıl yaşananlar, gerçekler üzerinden çok sıkça altını çizdiğim bir vurguyu yeniden paylaşmak isterim. Ülkelerin 1 Mayıs kutlamaları, etkinlikleri, barışçılık, çatışmacılık boyutları, sadece o ülkelerin örgütlü işçi sınıfı haklarının değil, o ülkelerin demokrasilerinin de aynası olduğunun altını çizmişimdir.

Dün Saraçhane’de gazlı sulardan paylarını almış, bir aile ile gazetenin önünde karşılaştığımda elbette içlerindeki karamsarlık söylemlerine de yansımıştı. Gülümseyerek iyimserliğimi paylaştığımda inanın Polyannacılık oynamıyordum.

Yazarın Son Yazıları

AB’de demokrasi, Türkiye’de otoriterleşme rüzgârları

Avrupa Birliği ülkeleri içinde, Amerika-İsrail birlikteliğinde Ortadoğu ülkelerinde yaşatılanlara, akıtılan kanlara karşı ilk anlamlı karşı duruş İspanya’dan gelmişti.

Devamını Oku
14.04.2026
Şafak sökerken...

Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır.

Devamını Oku
11.04.2026
Ülkemizin geleceği çılgın Trump’ın tuzaklarına bağlı olamaz...

Cumhurbaşkanlığı rejiminde yıllardır sorgulamasız sürdürülebildiği, yapılanların yanlarına kâr kaldığı varsayılan haksızlık hukuksuzlukların yarattığı olumsuzlukların dayanılmaz yükselişi ile içeriden yaratılan çürümüşlüğün saklanamayacağı günler geldi de geçti.

Devamını Oku
07.04.2026
Yerel, küresel kıskacına karşı başkaldırılar yükselişte

Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi.

Devamını Oku
04.04.2026
Savaş karşıtlığının önlenemez yükselişi

Hafta sonunu, başta Amerika’nın başkenti, önemli bütün merkezlerinde, savaş karşıtlarının çok etkin eylemleriyle aynı merkez içinde on binler, ülke çapında yüz binlerin katıldıkları protesto eylemlerine tanıklık ederek geçirdik.

Devamını Oku
31.03.2026
Savaşın bedelinin en ağırını tarafı olmayanlar ödüyor

Hindistan, Japonya...

Devamını Oku
28.03.2026