‘Kriz nasıl yönetilmez 101’ ders
Zafer Arapkirli
Son Köşe Yazıları

‘Kriz nasıl yönetilmez 101’ ders

27.03.2020 06:30
Güncellenme:
Takip Et:

Kriz, felaket, bunalım durumlarının (ironik biçimde) 3 de çok önemli yararı vardır. Bunlardan biri “Ne kadar hazırlıklı olduğumuzu” görmemize yaramasıdır.

İkincisi, buna bağlı olarak “İleride benzer bir durumla karşılaştığımızda alınabilecek önlemlere” dair bir ders ve bir rehber niteliği taşımasıdır.

Üçüncüsü de “Krizi yönetme ve bizi dalgalı denizlerden fırtınalı havadan sağ salim çıkarma konumunda olan kişi ya da kurumların yetkinliği” ile ilgili tabloyu bütün çıplaklığı ile ortaya sermesidir.

Bir ailede baba, bir kurumda müdür-şefbaşkan vb. yöneticiler, bir devlet söz konusu olduğunda da seçilmiş, atanmış ya da (demokrasi dışı bir sistemle yönetilen rejimlerde de) “Çöreklenmiş Muktedir Otorite”dir. Ya da muktedir zihniyettir (ideoloji de diyebilirsiniz).

Korona Krizi hem dünyada hem de ülkemizde bu testten geçen günlerin tam bir fotoğrafıdır.

Geçen birkaç yazımda, krize gezegenin dört bir yanında nasıl “hazırlıksız” yakalandığımızı, kapitalist âlemin önceliklerini hep parayı, rantı büyütecek projelere verdiğini, en üst seviyede ve birinci öncelikli düşünmemiz gereken insan sağlığı ve esenliğini alt sıralara ittiğini nasıl gördüğümüzü anlattım. Tekrarı yararlı olsa da bugün kısaca hatırlatarak geçeceğim.

Bugünkü somut manzarayı inceleyerek gitmek daha yararlı.

Kapitalist ekonomiler, yine de gerek kamunun gerekse özel sektörün (rantçı anlayış üzerinden de olsa) birikimlerini kaçınılmaz olarak (vicdanın, insanlığın gereği) acilen insanların sağlığı ve esenliği için harcamak gerektiğini kavradılar.

Mesela, Kanada hükümeti 82 milyar dolarlık bir yardım paketinin Kanadalılar için kullanılacağını açıkladı. Kimsenin mağdur edilmeyeceğini açıklayan J. Trudeau, çocuklu ailelere verilmekte olan çocuk yardımının da artırılacağını duyurdu.

İngiltere hükümeti 330 milyar sterlinlik bir paket açıkladı. Tüm özel sektör çalışanlarına evlerinde kalmaları ve en az 3 ay süresince 2 bin 500 Sterlin’e kadar (ki, bu miktar ülke ortalama kişisel aylık gelirinin üzerinde) ödeme yapılacağını açıkladı.

Donald Trump ABD’si bile ücretli hastalık izni, zor durumdaki insanlara gıda yardımı ve koronavirüs testi için mali yardım vaat etti.

A. Merkel’in Almanya hükümeti 750 milyar Avro’luk bir yardım paketini ve 156 milyar Avro’luk ek bütçeyi onayladığı belirtildi. Zaten ciddi sigorta sistemi ve sendikal örgütlenmesi olan ülkede özel sektör çalışanlarının haklarının zayi olmaması için güvenceler masada.

Fransa’da E. Macron, Fransızlara hiçbir şirketin iflas riski altında kalmayacağını söyledi. Macron, şirketlere devlet garantisi adı altında 300 milyar Avro’luk banka kredisi sözü verdi.

Peki, Türkiye’yi yönetenler “Rifat Bey bakıyorum yüzün gülüyor!..”un ötesinde ne yaptı? Bu “diz boyu işsizlik” ortamında, her sabah kalktığında “gidecek bir işi, alacak bir maaşı olduğuna” şükreden milyonlarca insanın muhtaçlık durumunu görmezden gelip onları gözetecek bir önlem düşüneceğine, onca insana bir yandan “Evinde Kal” bir yandan da “Git çalış. Gitmez de işten atılırsan benim yapabileceğim bir şey yok” diyorlar. Dahası, kayıt dışı çalışan milyonlarca emekçinin “ücretsiz izin” kepazeliğine bile sessiz kalmayı tercih ediyorlar.

Daha da açık yazayım: “Kuzunun kurda yem edilmesine” izin veriyorlar.

Yani, hem geçmişteki başarısızlığı gözden kaçırmak ve sistemin haksızlık üzerine kurulu önceliklerini yok saymak hem de bugünün enkazının altından sadece Rifat Bey’i, Bendevi Bey’i, hatta ve hatta muhtemeldir ki “Milletin …… Cengiz Bey”i sağ salim çıkarabilmek için önlemler almak seçeneğinin peşinden koşuyorlar. Ama o beyler, en başta da “dünya taahhüt şampiyonu” beyler (Batı’daki bazı muadillerinin yaptığı gibi) ellerini ceplerine atarak “Üç tane hastanenin araç gerek, teçhizat ihtiyacını” gidermek için o muazzam servetlerinden üç beş milyon (onlar için çerez parasıdır) harcamayı akıllarından bile geçirmezken.

Bu da, bir gün mutlaka geçecek olan bu kriz döneminin “leş kokulu mirası-dönemsel belgesi” olarak kayıtlara geçti bile.

Başka alanlardaki olağanüstü ve akıllara durgunluk verecek hataları ve “foya”ları “defo”ları saymıyorum bile.

Israrla insanlardan bilgi saklamak ve tüm şeffalık çağrılarına kulak tıkamak.

Pek çok bilim insanlarını, Türk Tabipleri Birliği gibi “Durumla doğrudan alakalı en güçlü meslek örgütünü” süreçten dışlamayı da kabul edemiyorum.

Eleştirenleri hemen “bozguncu, hain, terörist” diye yaftalamanın çabası içinde olmak. Ortamı fırsat bilip oraya buraya “kayyım atama” fırsatçılıklarını, insan hakları ihlallerinin diz boyu ölçüsünde sürmesini, hiçbir şey yokmuş gibi “Kanal İstanbul” ihalesi peşinde koşmaları filan da tarih not almakta.

İnsanların en çok morale ihtiyacı olduğu bir dönemde, laik (olduğu varsayılan) bir ülkenin camilerinden her akşam “yatsı”da (adeta ölüm döşeğindeki hastanın başında Kuran okutur gibi) Salavatı Şerife getirilmesini de anlamak mümkün değil. İnsanların inançlarını, bundan kaynaklanan “Yaradana ve dini değerlere sığınma pratiklerini” kendi yüreklerinde ve vicdanlarında yaşaması daha doğru olmaz mı beyler? Hepimize adeta “Gidiciyiz-Gidicisiniz” izlenimi vermenin ne âlemi var?Zaten ölüm oranı diğer ölümcül grip türlerinden daha fazla olmayan bu hastalıkla böyle mi mücadele edeceğiz?

Bilim, akıl ve vicdanın yolundan bu kadar mı sapılır? Bu kadar mı?

Yazarın Son Yazıları

Mektep...

Mektep...

Devamını Oku
29.12.2021
Yandaşlık zor zenaat

Yandaşlık zor zenaat

Devamını Oku
24.12.2021
Nas Nas Paraları Leyla’ya...

Nas Nas Paraları Leyla’ya...

Devamını Oku
22.12.2021
Sefil bir tiyatro

Sefil bir tiyatro

Devamını Oku
17.12.2021
Kezzap

Kezzap

Devamını Oku
15.12.2021
İşte, bunun için sevmiyoruz

İşte, bunun için sevmiyoruz

Devamını Oku
10.12.2021
‘Gelmekte olan’ değişmez

‘Gelmekte olan’ değişmez

Devamını Oku
08.12.2021
Millete ‘nanik’ yapıyorlar...

Millete ‘nanik’ yapıyorlar...

Devamını Oku
03.12.2021
Dördüncü kuvvetin kuvveti

Dördüncü kuvvetin kuvveti

Devamını Oku
01.12.2021
Fırıl, fırıl, fırıl...

Fırıl, fırıl, fırıl...

Devamını Oku
26.11.2021
Kreşendo zamanı

Kreşendo zamanı

Devamını Oku
24.11.2021
‘Bu can bu bedenden çıkmadan...’

‘Bu can bu bedenden çıkmadan...’

Devamını Oku
19.11.2021
‘Açık yaralar’ ve Kılıçdaroğlu

‘Açık yaralar’ ve Kılıçdaroğlu

Devamını Oku
17.11.2021
Bugs Bunny’nin ölümü

Bugs Bunny’nin ölümü

Devamını Oku
12.11.2021
Tehlikenin farkındayız

Tehlikenin farkındayız

Devamını Oku
10.11.2021
Ekmek Bulamıyorsanız...

Ekmek Bulamıyorsanız...

Devamını Oku
05.11.2021
‘Sana ne oluyor ki?’

‘Sana ne oluyor ki?’

Devamını Oku
03.11.2021
‘İçişleri’ yalanı...

‘İçişleri’ yalanı...

Devamını Oku
27.10.2021
Milletle alay etmenin dozu kaçtı

Milletle alay etmenin dozu kaçtı

Devamını Oku
22.10.2021
‘155’i ararım!..’

‘155’i ararım!..’

Devamını Oku
20.10.2021
Giderayak güldürüyorlar

Giderayak güldürüyorlar

Devamını Oku
15.10.2021
Kazanımlar, kayıplar...

Kazanımlar, kayıplar...

Devamını Oku
13.10.2021
Taklitler, mukallitler...

Taklitler, mukallitler...

Devamını Oku
08.10.2021
6 Ekim ruhu

6 Ekim ruhu

Devamını Oku
06.10.2021
Antikorun Kadar Konuş!..

Antikorun Kadar Konuş!..

Devamını Oku
01.10.2021
Otokrat

Otokrat

Devamını Oku
29.09.2021
New York Seferi Abuklukları

New York Seferi Abuklukları

Devamını Oku
24.09.2021
Ayran - tahtırevan

Ayran - tahtırevan

Devamını Oku
22.09.2021
‘Al gülüm - Ver gülüm’

‘Al gülüm - Ver gülüm’

Devamını Oku
17.09.2021
Makas değişikliği (15.09.2021)

Makas değişikliği

Devamını Oku
15.09.2021
‘Ben yaptım abi’ devri...

‘Ben yaptım abi’ devri...

Devamını Oku
10.09.2021
‘Ali Bey kafası’

‘Ali Bey kafası’

Devamını Oku
08.09.2021
‘Cüppeli hâkim’

‘Cüppeli hâkim’

Devamını Oku
03.09.2021
Ne işimiz vardı?

Ne işimiz vardı?

Devamını Oku
27.08.2021
Yahu, siz aklınızı mı yitirdiniz?

Yahu, siz aklınızı mı yitirdiniz?

Devamını Oku
20.08.2021
‘Alarm zili’ mi dedin?

‘Alarm zili’ mi dedin?

Devamını Oku
13.08.2021
Rehber belli: Bilim

Rehber belli: Bilim

Devamını Oku
06.08.2021
Niye ‘sondan’ başlıyoruz?

Niye ‘sondan’ başlıyoruz?

Devamını Oku
30.07.2021
Yoruldu-k

Yoruldu-k

Devamını Oku
23.07.2021
O kelepçe…

O kelepçe…

Devamını Oku
16.07.2021