Güneş'ten 'Türk futbolu nasıl kurtulur' reçetesi

Güneş, Türkiye’deki altyapı konusu hakkında da konuşarak, ”Alt yapıdaki eğitim tek başına hocaların iş değil, tesis zaman ve uygun çocuklar gerekli. Çocuk okulda dersi bitince alan bulması lazım. Çocukların keyif alacağı bir ortam lazım.

26 Şubat 2020 Çarşamba, 17:21
Güneş'ten 'Türk futbolu nasıl kurtulur' reçetesi
Abone Ol google-news

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, İzmir’de katıldığı bir panelde Türk futbolunu, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonasını ve yabancı kuralını değerlendirdi. Güneş, yabancı oyuncu sayısının düşürülmesinden yana olduğunu ifade ederek, "Yabancı oyuncuya karşı değilim ama daha kaliteli yabancı oyuncuların alınması lazım. Yabancı oyuncuların Türk oyunculara zararı var mı diyorlar, var tabi" dedi.
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, Milliyet ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) Buluşması kapsamında düzenlenen bir panel için İzmir’e geldi. İzmir Ticaret Odası Konferans salonunda düzenlenen programda Şenol Güneş, Milliyet Gazetesi Yazarı Şansal Büyüka ile birlikte bir panel gerçekleştirdi.
Panelin açılışında konuşan İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, sporun; dünyanın gidişatındaki, çevre ülkelerdeki, bölgesel ekonomideki, iniş çıkışlara rağmen bir arada tutan bir olgu olduğunu söyledi. Özgener, futbola katkılarından dolayı Şenol Güneş ve Şansal Büyüka’ya teşekkür etti.

ŞENOL GÜNEŞ: "BU İŞİ BİRLİKTE BAŞARDIK"


Panelde konuşan A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş de, Türkiye’nin futbol açısından Avrupa’da ve dünyada henüz iyi seviyeye gelmediğini, ancak bu potansiyeli taşıdığını söyledi. Güneş, "Geçmişte imkanlarımız olmayan bir durumdan çok daha iyi duruma geldik. Bizim çocuklarımıza imkan ve zaman verdiğimiz zaman başarılı olurlar. Yeter ki bu imkanları verelim sporu kendi olgusu içerisinde bırakalım. Milli takım olarak yaraları fazlası olan bir takımken, yaraları sarılmış bir takım olduk. Şimdi iyi bir başlangıç var, bu bir adımdır, sportif başarı önemlidir, ama toplumda kabul görmek çok daha önemlidir. Bu işi birlikte başardık, farklı düşüncelerle; ama ortak kararla bu işin içinden çıkabiliriz. Benim için her oyuncu değerlidir ama esas olan takımdır. Ben de bu takımın bir parçasıyım. Biz Türkiye adına iş yapıyoruz, milli takım benim değil hepimizindir" şeklinde konuştu.

TALYA MAÇINDA KENDİMİZİ GÖSTERMEK DURUMUNDAYIZ"


2020 Avrupa Futbol Şampiyonasının açılış maçının İtalya ve Türkiye arasında oynanacağını hatırlatan Güneş, "Bu maç farklı olacak, açılış maçını oynamak da ayrı bir güzellik. Herkesin izleyebileceği iki maç vardır; açılış ve final maçı. Tüm Dünya tarafından izlenecek bu maçta kendimizi göstermek durumundayız. Ben bunu bir şans olarak görüyorum. Azerbaycan’la da birlikte olmamız çok güzel oldu. Her seferinde kazanmak için çıkacağız. Kendi oyuncu karakterimizi orada sunmak zorundayız. Fair-play dışına çıkmadan ses getirmek zorundayız. Biz üst üste maçlar kaybetmedik. Biz henüz başarısızlık görmedik. Kayıplar için de hazırlık yapıyoruz. Başarılı olmak ve istediğimizi elde etmek istiyoruz. Başarısızlıklarda da ayakta kalmak zorundayız" ifadelerini kullandı.
Milli takımdaki eksikler hakkında konuşan Şenol Güneş, "Her oyuncu bizim için değerlidir. Bazı oyuncuların kendilerini farklı kılan özelikleri vardır. Merih de bunlardan bir tanesi. Başlangıçta Ozan-Merih ikilisini oynatma düşüncem vardı. Kaan ve Çağlar ile oynarken zaman zaman hata yapabiliyorduk. Çağlar, kendi takımında oynamıyordu o zaman. Merih hep oynadı, takımda en fazla oynayan oyuncu oldu. O zamana kadar mutlaka iyileşir ama oynaması risk olur. Ozan Kabak’ın olması bir avantaj, Çağlar o bölgenin adamı oldu artık. Bizim sıkıntımız daha çok sol tarafta oluyor. Hasan Ali Kaldırım yokken orayı sağ olsun Umut Meraş kapattı. Eksik görünsek de bazı bölgeleri tamamlayabiliriz. Yusuf ve Abdülkadir de çok yetenekli oyuncular ama bunlar bu sezon oynayamadı. Genel itibariyle her oyuncu önemli ama olmadığı zaman da eksik görmüyorum. Biz şu eksiğimiz var demeyeceğiz. Mart ayında 2-3 yeni oyuncuyu milli takımda göreceğiz" diye konuştu.

"ULUSLARARASI ANTRENÖR YETİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ"


Türkiye’de antrenörlüğün istenilen seviyede olmadığını belirten Güneş, "Antrenörlere bazen kulüpleri teslim ediyorlar. Arkadaşlarımız ayakta kalmakta zorlanıyor. Antrenörlerin ve oyuncuların haklarının verilmesi lazım. Biz Fatih Terim ve Mustafa Denizli hocayla aynı dönemlerin insanıyız, çok zor zamanlar gördük. O zorluklar antrenör olunca bize öz güven verdi. Bu öz güven hayatın verdiği sınavlarla ortaya çıktı. Yeni gelen antrenörler bu sıkıntıları yaşamıyor. Sorun, yönetmek ve yönetilmeyi bilmek. Kulüp başkanının üstüne çıkan antrenörler var veya tam tersi antrenörler ver. Her ikisi de yanlış. Antrenörlük konusunda sıkıntılar var, eğitim konusunda sıkıntılarımız var. Yeni bir model çıkarmamız lazım. Antrenörlükte de uluslararası antrenör yetiştirmek zorundayız. Başarılı yeni antrenörlerimiz var. Antrenörlük teknik bilgiler bilmekle olmaz. Sabırlı olmak lazım, bu iş çok zor bir iş. Bazen kendi işinin dışına çıkıyorsun, kendini kaptırırsan kapının önüne koyulabiliyorsun. Taraftar kitleleri, hocayı yönetimi etkileyebiliyor. Bağırmayla çağırmayla yapılacak bir iş değil bu, gazla da olmaz” ifadelerini kullandı.

"YABANCI SAYISINI DÜŞÜRÜP KALİTEYE ÇEVİRMEMİZ GEREKİYOR"


Güneş, Türkiye’deki altyapı konusu hakkında da konuşarak, ”Alt yapıdaki eğitim tek başına hocaların iş değil, tesis zaman ve uygun çocuklar gerekli. Çocuk okulda dersi bitince alan bulması lazım. Çocukların keyif alacağı bir ortam lazım. Hocadan önce teknik imkanlarımızın iyi olması şart. Biz eskiden bir sahada 10 takım çalışıyorduk. Birçok antrenör bizim dönemimizde çocuklara babalık yapıyordu. Şimdi imkanları arttırırsak birçok antrenör başarılı olabilir. Antrenörler eğitim alıyor; ama yetmiyor, üniversitelerden faydalanmalıyız. Bilimi de futbolun diliyle birleştirmek lazım. Kulüpler altyapıya nasıl bakıyor? Bizim üretim yapmamız gerekiyor, tesis ve iyi eğitimli antrenör lazım. ’Tesis yardımı’ diye alınan paralar transfere gidiyor. Yabancı sayısını düşürüp, kaliteye çevirmemiz gerekiyor. Planlamayı iyi yapmak gerekiyor. Hala savurganlıklar var, bunların düzeltilmesi lazım. Oyuncu üretimi yapıp kulüpleri kullanmak lazım. Yabancı oyuncuların Türk oyunculara zararı var mı diyorlar, var tabi. Eğitimci antrenörün kazandırdığı futbolcu için prim vermek gerekiyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’deki birçok kulübün yaşadığı ekonomik sıkıntıların kulüplerin yapısından dolayı kaynaklandığını ifade eden Şenol Güneş, “Kulüpler çok büyük paralar harcıyor ama ortada sorumluluk alacak kişilerin yok. Borçlar kulübe kalıyor, yönetimler gidiyor. Federasyonumuz kulüplerimiz iyi olsun diye uğraşıyor. 100 milyon borcu olan bir kulübe 100 milyon verirseniz 200 milyon borcu olur. Kulüplerimiz kısır döngüden kurtulamıyorlar. Yabancı transferinin sınırlanmasını bir yandan da bu yüzden istiyorum. Niye puanlar siliniyor? Yabancı futbolculardan dolayı. Yabancı oyuncuya TL vermek lazım, döviz değil. Kulüp yapılarını değiştirmeden bunları düzeltmek mümkün değil. Trabzonspor’un, Alanyaspor’un Sivasspor’un ve Başakşehir’in sıkıntısı yok ve onlar zirvede. Sivasspor’u çok başarılı buluyorum. Küme düşmüşlerdi; ama aynı başkanla şimdi yukarıdalar, bunu araştırmak incelemek lazım” dedi.

Yabancı sayısının düşürülmesinden yana olduğunu söyleyen Güneş, “Sayıyı tartışabiliriz, yabancı oyuncuya karşı değilim; ama daha kaliteli yabancı oyuncuların alınması lazım. Galatasaray UEFA Kupasını aldığı zaman 5 yabancı oyuncusu vardı. Beşiktaş’ta şampiyon olduğumuz dönemde aldığımız yabancıların hepsi oynuyordu. Ekonomik açıdan bu konuyu tartışmak lazım. Borcun varken halan yabancı alıyorsan senin borcun değil derdin var demektir” ifadelerini kullandı.
Panelin sonunda İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, Şenol Güneş ve Şansal Büyüka’ya plaket takdim etti. Plaket takdiminin ardından sahnede toplu fotoğraf çekimi yapıldı.