Berlin’de hâkimler var!
Adnan Binyazar
Son Köşe Yazıları

Berlin’de hâkimler var!

18.04.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Bugünkü yazıma, unutulmaz Kral II. Frederick’in öyküsüyle başlıyorum.

Alman kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam’dan geçerken orada bir yeri çok beğenir. Adamlarına orada kendisine bir saray yapılması emrini verir.

Gidenler orada bir yeldeğirmeniyle karşılaşır. Oysa saray yapımı için değirmenin oradan kaldırılması gerek.

Adamlar değirmenin kapısını çalarlar. Değirmenin sahibi olduğunu söyleyen yaşlı bir adam çıkar karşılarına. “Kral, değirmeni satın almak istiyor. Kaç mark istersin?” diye sorarlar. Yaşlı adam, satmaya kesin olarak karşı çıkar. Değirmeni ederinin üstünde bir fiyatla alacaklarını söylemeleri de boşunadır.

Kralın huzuruna çıkıp durumu anlatırlar. Bir de kralın kendisi görmek ister değirmenciyi. Yaşlı adam kralın huzuruna çıkıp “Değirmen bana atadan kaldı, onu çocuklarıma bırakacağım. O nedenle değirmeni satamam!” der.

Kral, değirmenciye döner, “Ben kralım, istersem, para vermeden de değirmeni elinden alırım!” der.

Değirmenci, yarı gülümseyerek yüzyılları aşıp o günlere gelen unutulmaz yanıtını verir:

“Alamazsınız. Berlin’de hâkimler var!”

YANITIN ETKİSİ

Bu söze karşı tüm gözler krala çevrilir. Kralın hiddetleneceğini sanır adamları. Tam tersi olur, değirmencinin sözünden hoşlanmıştır kral.

Oysa kral, mahkemeleri ıslah etmek için öteden beri çalışmaktaymış. Kral, değirmencinin bu sözüyle, yaptıklarının meyvelerini verdiğinden mutlu olur. Krala karşı bile olsa mahkemelerin adaletine güvenildiğini görmüştür. Bunun üzerine kral, insanlık tarihine geçen görüşünü açığa vurur:

“Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz.”

II. Frederick, Prusya Krallığı ayakta kaldıkça bu değirmenin korunmasını ister. Değirmenin yanına sarayını yaptırarak dileğini yerine getiren kralın, bir gün, “Adalet bana her sabah, sıcak bir ekmek kokusuyla gelir” diye söylediği anlatılır.

ÖYKÜNÜN KAYNAĞI

Bu önemli öykü gerçek midir, yakıştırma mıdır bilinmez ama II. Frederick’in bilgiye, düşünceye, adalete önem verdiği, Prusya’nın bir hukuk devleti haline gelmesini istediği söylencelere geçmiştir. Kralın, güçlünün değil, haklının mahkemelerde galip gelmesi gerektiğine inandığını şu sözünden de anlarız:

“Mahkemeler konuşmalı, krallar sessiz kalmalı.”

O değirmen hâlâ adalet simgesi olarak orada, sarayın hemen yanı başında duruyor. O nedenle bugün Almanya’da insanlar da övünerek “Berlin’de hâkimler var” diyebiliyor.

UNUTULMAZLIK

Ekrem İmamoğlu’nun da savunmalarıyla, bir gün Kral Frederick gibi, “unutulmazlar” arasında anılacağının belirtisidir bu:

“Saygıdeğer hâkim, değerli üyeler,

‘Ben niçin buradayım’ sorusuna verdiğim cevapla hedefe ya da odağa oturmuş bir durumdayım. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken kanala, yalana, talana, ranta ve millet aleyhine olan birçok hususa karşı durduğum için, bugün buradayım.

Aynı zamanda bebek, çocuk, kreş, yurt, burs, üniversite gençliği, işsiz gençlik, gençlere iş bulma, kadının, onlarca annenin cebine kart koyup, onların 0-4 yaş arası çocuğuyla İstanbul’u ücretsiz dolaşmasına vesile olmuş belediye başkanı, böylece İstanbul’u var ederek bu iyiliğin tüm Türkiye’ye yayılmasına vesile olan bir kişiyim.

Tarihi rekorlarla metro, İstanbul’un en güzel yeşil alanlarını İstanbulluya kazandırmak, insanlarını eşitleyen, çocuklarını eşitleyen, bebeklerini eşitleyen, partizanlığı, o iğrenç duyguyu kurumların içinden söküp atan, liyakati esasıyla birlikte kurumların içine taşıyan, insanlara güzel bir gelecek sunma adına elinde hangi olanak varsa o olanağı tasarruflarıyla beraber seferber eden bir anlayışı ortaya koyduğum için buradayım.”

Yazarın Son Yazıları

Etkili sözler

Diyarbakır’ın uzun süren yaz gecelerinde yataklar damlara çıkarılırdı.

Devamını Oku
10.07.2026
Köy Enstitüleri

Köy Enstitülerinin kurulmasıyla, bakan buyruğuyla “öğretmen okulu”na dönüştürülmesi birkaç ay içinde gerçekleştirildi.

Devamını Oku
03.07.2026
Süt kuzusu dönemi

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, süt kuzusu dönemindeki öğrencileri özenle beslemek istediklerini okuyunca sütün insan yaşamındaki önemi konusunda bilgi edinmeye çalıştım.

Devamını Oku
26.06.2026
Atatürk’ten görüşler

Bir ülkenin kültürel yönden gelişiminin kaynağı eğitimdir. Atatürk de bir ülkenin çağdaşlaşmasını kültüre bağlar.

Devamını Oku
19.06.2026
Düşünceye sığınmak

Eski politikacılardan biri, mutlak butlan deyip ortalarda bir ülke işgal etmişlerin sevinciyle dolaşmaya başlayınca seslisi sessizi siyasete uzaktan bulaşanlar bile herkes yürekten vurulmuşa döndü.

Devamını Oku
12.06.2026
Atatürk’ün Bursa Nutku

Atatürk bütün konuşmalarında, üstünden yüzyıllar da geçse belleğe kazınan unutulmaz sözler bırakmıştır.

Devamını Oku
05.06.2026
Gençlerin eğitimi

Gençler, onlara özgür ortamlar yaratıldığında eğitime kendileri koşar.

Devamını Oku
29.05.2026
Düşünceden düşünceye

Daraldığım anlarda kendimi kitapların dünyasına atıp düşünceden düşünceye, duyarlıktan duyarlığa atarak içimde yeni bir dünya yaratıyorum.

Devamını Oku
22.05.2026
Uyur iken uyarılmak

Kimi zaman ozanların deyişleri, yazarların sözleri birden canlanıverir belleğimde.

Devamını Oku
15.05.2026
Gençliğe güven

Bir toplumda anaların babaların güven kaynağı olan gençlerin arasından öğretmenlerini, arkadaşlarını tabancalarla öldürenler çıkmışsa o ülkenin geleceği karanlıktır.

Devamını Oku
08.05.2026
Çizgiler-renkler

Yazı bulunmadan önce, onun yerini birtakım görüntüler alıyordu.

Devamını Oku
01.05.2026
Yazar-okur dayanışması

17.04.26 günlü “Miguel de Cervantes” başlıklı yazımda “Komşunuzun çatısı camdansa ona taş atmayın” sözünün tümünü yansıtan İsmail Sefa İpşir’den uyarıcı bir ileti aldım.

Devamını Oku
24.04.2026
Miguel de Cervantes

Sıkıntılar içinde bunalıp kaldığımda, Miguel de Cervantes’in Don Kişot adlı kitabının sayfaları arasına sığınırım.

Devamını Oku
17.04.2026
Aklın iç kalesi

Üzerinden 30 yıl geçti.

Devamını Oku
10.04.2026
Bir atılım daha!

Buca Belediyesi gene önemli bir atılımda bulunuyor.

Devamını Oku
03.04.2026
Sevda şiirleri

Daha üzerinden gün geçmedi, adam cebinden çıkardığı tabancayı yılların eşine çevirip tetiğe bastı.

Devamını Oku
27.03.2026
Sanat barış yoludur

Yeryüzünde insan çoğaldıkça ortaya daha azgın savaşlar çıktı.

Devamını Oku
20.03.2026
Buca’nın üzüm bağları

Gelişme atılımla olur. Atılımın ilk adımını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu atmıştı. Yuvalar, öğrencilerin sığınacağı yapılar kurmasının yanında, Mustafa Kemal, İstanbul, Köy Enstitüleriyle ilgili yaratıcı kaynakları kültür dünyasına kazandırmıştı.

Devamını Oku
13.03.2026
Mavi gözlü sarı saçlı çocuk

Bir öyküsü de Japonya’da lise ders kitaplarına alındı. Oxford University Press’in 1992 yılından beri ortaöğretimde okutulan bir antolojisinde ve iki kitabında öyküleriyle yer aldı.

Devamını Oku
06.03.2026
Ağaçların sesi

“Ayna” köşemdeki yazılarıma yönelik görüş bildirenler oluyor. Yazdıklarımın arasında onlardan gelenlere de yer verdiğim oluyor. Kimi yazılarımı da onların uyarılarıyla oluştururum. Bugünkü yazım da düşüncelerini kültürle donatan Yusuf Gezgör’ün ürünüdür.

Devamını Oku
27.02.2026
Eskileri yenilemek

Sanatsal anlatı, Shakespeare’de olduğu gibi, insanın ölümsüz ürünler ortaya koyması, yaratıcı yeteneğin içinde belirir. Öyle bir gelişmeyi de ancak eğitimden geçenler duyumsar.

Devamını Oku
20.02.2026
Öğrenciye yönelik eğitim

Çocukların maruz kaldığı ihmal, istismar, şiddet, yoksulluk ve sosyal risklerin çoğu zaman ilk görünür olduğu yerin okullar olduğunu vurgulayan uzmanlar, çocuk koruma sisteminin güçlendirilmesi için okul sosyal hizmetinin kurumsal olarak yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor. Nirengi Derneği de zaten bu amaçla kurulmuş.

Devamını Oku
13.02.2026
Atatürk’ün Cumhuriyeti

(Bu yazının tümüne notlarımın arasında rastladım...)

Devamını Oku
06.02.2026
Önemli kültür kaynakları

Dünyada neler olup bittiğini öğrenmek, insanda bilgi alanını daha da genişletmek amacıyla klasik kitapların Türkçeye çevrilmesi için Tercüme Bürosu’nun kurulmasını önermiştir.

Devamını Oku
30.01.2026
Atatürk gençliği

Devlet dediğimiz oluşum, temelinde her kesimden insanı birbiriyle kaynaştıran bir adalet anlayışıyla ayakta tutar. O nedenle topluma yönelik bir konuda karar verirken, ilgili kişi, düşüncelerini süzgeçten geçirerek kamuya açmalıdır. O durumdaki kişilerin saplantısı olmamalıdır.

Devamını Oku
23.01.2026
Masaldan romana geçiş

Kars’ta dünyaya gelen Yücel Feyzioğlu Cilavuz İlköğretmen Okulu’nu bitirdikten sonra Almanya’da Goethe Enstitüsü’nde dil eğitimi gördü.

Devamını Oku
16.01.2026
Eğitilmek

Senaca yüzyıllar önce soruyor, sorduğunun yanıtını da gene kendisi veriyor...

Devamını Oku
09.01.2026
Kitapla yaratılan dünyalar

2025 yılının son günlerini her an özlemini çektiğim İstanbul’da yaşadım.

Devamını Oku
02.01.2026
Geçmişi güncel kılmak

Can Yayınları Sait Faik Abasıyanık’ın öykü kitaplarını yeniden yayımlamaya başladı.

Devamını Oku
05.12.2025
Hayvan koruyucu

Tanımadığım kişilerden de kitap aldığım oluyor.

Devamını Oku
28.11.2025
Erken yaşta okur yetiştirmek

Okuma kültürünün yetkin kişilerinden Prof. Dr. Sedat Sever, 13 Kasım 2025 günkü Cumhuriyet’teki “Erken yaşta okur yetiştirmek” başlıklı yazısına şu görüşle başlıyor...

Devamını Oku
21.11.2025
Sonsuzluğa açılan pencere

Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’nda yattığı odanın pencereleri boğaza bakıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
Cumhuriyet okuru

Cumhuriyet okuru, gazeteyi okumakla kalmaz, edindiği izlenimleri yazarlara da aktarır.

Devamını Oku
07.11.2025
29 Ekim 1923: 102 yıllık Cumhuriyet

Cumhuriyet, dört yandan saldırılarak parçalanmak istenen Türk varlığının yeniden doğuşudur.

Devamını Oku
31.10.2025
Einstein’dan 5 öneri

Hemen her çağda toplumların vicdanında yerini bulan devlet adamları, bilgeler, sanatçılar olmuştur.

Devamını Oku
24.10.2025
Yaşam yolculuğum

Yaşam, oradan oraya koşuşturduğumuz uzun mu uzun bir yolculuktur.

Devamını Oku
17.10.2025
Düşünsel oluşum

İnsan olmanın ölçüsü düşünebilmektir, duyumsama güdüsüdür.

Devamını Oku
10.10.2025
Seçim yakındır

Son aylarda İstanbul’dan başlayıp en küçük yerlerin belediye çalışanlarının tutuklanıp hapse atılması, seçime gitmenin yakın olduğunu akla getiriyor. Şu ana dek günlerini hapishanelerde geçirenlerin hiçbirinde somut bir suç bulunamayışı da kamuoyunda şaşkınlık yaratıyor.

Devamını Oku
03.10.2025
Einstein’ın kızına mektubu

Albert Einstein, kızına, toplum onun söylediklerini anlayacak duruma gelene kadar yayımlamamasını istediği bir mektup yazar.

Devamını Oku
26.09.2025
Hak yerini bulur

13.06.25 günlü “Kızlar okusun diye” başlıklı yazımda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan şu alıntıyı yapmıştım...

Devamını Oku
19.09.2025