Hukukun Sessizliği...

07 Nisan 2014 Pazartesi

Kısa bir süre önce yine bu sütunlarda çıkan “Hukuksuz Hukuk Fakülteleri” başlıklı yazımda, Türkiye Cumhuriyeti’nde hukukun nice zamanlardır iktidar tarafından hiçe sayılması karşısında bu ülkedeki hukuk fakültelerinin tepkisizliğini tartışmaya açmıştım.
Açtım ama ne yazık ki tartışmak istediğim konu ile birlikte tek başıma kaldım. Çünkü tartışmaya katılan çıkmadı. Hukuk fakültelerinden hiç ses gelmedi. Aydın çevreleri derseniz, çok uzun zamandır, daha doğrusu -şaşırmayın sakın, söyleyeceklerimi “abartma” diye nitelendirmekte de acele etmeyin!- evet, daha doğrusu neredeyse Tanzimat’dan bu yana sadece kendi seslerine, kendi monologlarına kulak veren o narsistler öbeğinden de toplu sesler çıkmadı.
Ve birkaç gün önce, bu ülkenin hukuk evreninde inanılmaz bir olay gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyeti’nin Sayın Başbakanı, Anayasa Mahkemesi’nin medyada ifade özgürlüğüne ilişkin bir kararı için, televizyon ekranlarında, ulusunun gözlerinin içine baka baka, şöyle dedi: “O karara saygı duymuyorum!”
Bir ülkenin başbakanı, görevinden ayrıldıktan sonra, dahası, çünkü o da yetmez, siyaseti bütünüyle bırakıp köşesine çekildikten sonra, belki, o da gerçekten belki, böyle bir söz söyleyebilir. “Belki” dedim, çünkü aslında o zaman da söylememesi gerekir. Çünkü ne de olsa bir zamanlar ülkesini yönetmiştir; böyle bir görevin yüklediği kimi sorumluluklar bir hayatın sonuna kadar devam eder.
Ama eğer bir ülkenin görevdeki başbakanının ağzından böyle bir söz çıkarsa, o zaman ortada gerçekten çok, ama çok vahim bir durum var demektir. Çünkü alıntıladığım söz, ülkenin en yüksek yargı organı tarafından verilmiş, üstelik de özgürlüğe ilişkin bir karardır ve o ülkenin Sayın Başbakanı, o yargı organının kararı için “o karara saygı duymuyorum” dediği anda, bütün, ama bütün vatandaşlarına bundan böyle yargı organlarının kararlarına keyiflerince saygı duyma ya da duymama özgürlüğünü(!) tanımış olur.
Ve şimdi, bir başka olgu.
2012 yılı verilerine göre Türkiye’deki hukuk fakültelerinin sayısı 68. Aradan iki yıl geçtiğine göre, bu sayıyı 70 gibi bir ortalama temeline oturtabiliriz.
Ve, soru: Bu yetmiş hukuk fakültesi içerisinden acaba kaç tanesi, ülkenin en yüksek yargı organı olan Anayasa Mahkemesi’nin bir kararına saygı duymadığını açıkça söyleyen bir başbakanın bu sözü karşısında şu ana kadar tepki verdi?
Yanıt: HİÇBİRİ!
Sözü fazla uzatmayacağım. Yalnızca bir saptama ile yetineceğim.
Böyle bir söz karşısında tek bir hukuk fakültesinin bile tepkisiz kalması, o fakültenin dört duvarı arasında öğrencilere hukuk eğitiminin verilmesi yerine, tüyler ürpertici bir hukuk sessizliği temelinde kocaman hukuk yalanlarının üretildiği anlamına gelir!  


Yazarın Son Yazıları

Bir tiyatro açmak… 3 Nisan 2017