Bir Şeyler Yap CHP!

29 Kasım 2014 Cumartesi

Dünkü Sözcü’de yayımlanan haberde belirtildiğine göre, son iki seçim sonuçlarını doğru bilen SONAR’ın anketinde, AKP’nin oyları, ilk kez yüzde 40’ın altına düşüp yüzde 37.17’ye kadar gerilemiş.
Çarşamba günkü Cumhuriyet’te yayımlanan arkadaşımız Erdem Gül’ün haberine göre de AKP’nin yaptırttığı anketlerde partinin oylarında yüzde 10 dolayında bir düşüş olduğu, gerileme sonucunda, Erdoğan’ın partisinin yüzde 40’a kadar indiği belirtiliyordu.
Görülüyor ki, AKP’nin tırmanışı durmuş, AKP ve Tayyip Bey için “sonun başlangıcı”nın zilleri çalmaya başlamıştır.
Ancak şimdiye dek Tayyip Bey’i iktidarda tutan, Çankaya’ya tırmanmasına yol açan, bir olgu ya da algı hâlâ geçerliliğini korumaktadır.
Uzun süredir genel kanı Tayyip Bey’in alternatifsiz olduğuydu.
Nitekim ülkemiz ve AKP ile Tayyip Erdoğan hakkında bir de kitabı olan Türkiye uzmanı, Fransız gazeteci Marc Semo, bu sütunda 15 Kasım’da çıkan söyleşisinde şunları söylüyordu:
- Evet Erdoğan otoriter, birçok da kusuru var ama başka kimse de yok ortada.

***

Fransız gazeteci dostumun bu görüşü içeride ve dışarıda birçok çevrenin paylaştığı yaygın bir kanaat.
SONAR’ın anketi bu görüşün seçmen katında da geçerli olduğunu gösteriyor.
Nitekim AKP’nin yüzde 37’ye kadar indiği söz konusu ankette, CHP de yüzde 27’nin üstüne çıkmamakta direnmektedir. MHP ise, CHP’yi de 10 puan geriden izlemektedir.
Genel seçimlere az kala durum şu:
İktidar hızla oy kaybediyor. Ama muhalefette yerine geçecek bir seçenek yok.
Tabii, MHP’yi hiçbir zaman AKP’nin karşısında gerçek bir seçenek olarak görmeyenlerin -ki, onlardan biriyim- gözlerini CHP’ye dikmeleri doğal.
CHP uzun süredir bir iktidar alternatifi olamıyor. Onun dışında, bu işleve aday başka bir kuruluş da görülemiyor.
Ama siyaset boşluktan nefret ettiğine göre, oldukça uzun sürmüş olan bu boşluk da önünde sonunda dolacaktır. 2015 seçimleri CHP için son şanstır. Ya bu seçimde iktidar için yakın gelecekte alternatif olabilecek bir konuma girebileceğini gösterecek ya da Türkiye ondan umudunu kesip, yeni seçenekler oluşturmaya bakacaktır.

***

CHP’nin bu akıbeti önlemek için, başta genel başkan olmak üzere yönetimdeki isimleri değiştirmesini önermenin bir anlamı yok.
CHP’nin bundan önceki genel başkanı da, şimdiki de yetenekli, yetkin kişiler. Aynı şeyi parti üst kademesindekiler için de söylemek mümkün
Bu yetkinliğin, bir türlü ülke yazgısına ağırlığını koyabilecek etkinliğe dönüşememesinin nedeni, CHP’nin örgütlenme modelinin bozukluğundandır.
Tabandan katılımcı, demokratik, etkin, yarışmacı bir örgütlenme modelini CHP bir türlü oluşturamamaktadır.
Bunun en güzel örneği, en büyük seçim bölgesi İstanbul İl Örgütü’nün durumudur.
Genel başkan buraya İstanbul ile ilgisi olmayan Murat Karayalçın’ı getirmeye kararlı.
Murat Karayalçın, deneyimi, geçmişi, kişiliğiyle herkesten olumlu puan alacak biri.
Ancak bu durum şu soruyu ortadan kaldıramıyor:
- CHP’nin İstanbul İl Örgütü kendi içinden kendini yönetecek birini çıkaramayacak kadar mı etkisiz de dışarıdan birine ihtiyaç duyuyor?
CHP gerçekten doğru örgütlenme modeline sahip olsaydı bu durumla karşılaşmazdı.
CHP iktidar olmak istiyorsa eğer, örgütlenme alanında bir şeyler yapmalı.
Ama o, hem iktidar olmak istiyor hem de bir şey yapmıyor.
Bu durum şu öyküyü anımsatıyor:
Salomon yıllar yılı yüce Tanrı’ya yakarırmış:
- Allahım bana piyangodan büyük ikramiye çıkarmadan canımı alma!
Ama ikramiye bir türlü çıkmazmış.
Günün birinde Azrail çıkmış huzura, yakarmış:
- Yüce Tanrım, Salomon’un vadesi doldu, büyük ikramiye çıkar da canını alayım.
Yüce Tanrı yanıtlamış:
- Çıkaracağım çıkarmasına da, bilet almasını bekliyorum.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Fotoğraf falı 18 Haziran 2021