Ne Fark Edecek ki?

Ne Fark Edecek ki?

24.05.2014 02:23
Güncellenme:
Takip Et:

Nâzım bir şiirinde sesleniyordu Abidin Dino’ya:
- Mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?
Mutluluk bir süreç midir yoksa bir an mı, resmi çizilebilir mi, bilmiyordum, daha önceki güne kadar. Sonra önceki gün sabah Cumhuriyet’in 15. sayfasında Behiç Ak’ın “Kim Kime Dum Duma”sını gördüm.
Orada ocak kılığıyla, başlarında baretleri yanlarında kazmalarıyla oturmuş iki madenci arasında şu konuşma geçiyordu:
- Bu işler düzelmez. Ben her koşulda çalışmalıyım. Çünkü BORÇLUYUM. Bir an önce borçlarımı ödemem lazım!
Karşısındakinin şu yanıtı ise dehşet verici:
- Sanırım ki, bu işler ALACAKLI olduğumuzu fark ettiğimiz zaman düzelecek! İkinci işçinin yanıtıyla Behiç adeta bilincin resmini çiziyordu.
Eh bilincin resmi çizildiğine göre, mutluluğunki neden çizilmesin ki?
Toplumda, alacaklılar kendini borçlu sandıkları ya da borçlu gibi davrandıkları, borçluların kendilerini alacaklı olarak sunmayı başardıkları ve alacaklı olduklarını kabul ettirdikleri sürece bu işlerin düzelmesine gerçekten ihtimal yok.
Çok kişinin hoşuna gitmeyecek biliyorum ama yine de söylüyorum:
Sorun bir düzen sorunudur ve düzen sürdükçe “Soma”lar da, “TOMA”lar da sürecek.
Düzen yine yeni Soma’lar doğuracak ve doğan tepkilerin üstüne TOMA’lar yollayacak.

***

Bir yandan devletin kaba gücü, bir yandan bindirilmiş kıtaların baskısı, bir yandan ekmek parası kaygısı, bir kısır döngü sürüp gidecek.
Bütün mesele, Türkiye’nin şu anda 1860’lar İngilteresi’nde egemen olan vahşi kapitalizmin koşullarını yaşamakta oluşu.
Bu olayın en iyi farkına varıp en veciz şekilde dile getiren de Başbakan’dı.
Bakınız ne diyordu Başbakan Tayyip Erdoğan:
- İngiltere’de geçmişe gidiyorum, 1862’de, madende göçükte 204 kişi ölmüş, 1866’da 361 kişi ölmüş.
Bu laflar söylendiği zaman takvimler, 14 Mayıs 2014’ü gösteriyordu ve Başbakan’ın gösterdiği örneklerin üzerinden 150 yıl geçmişti.
Herkes bu lafları üzerine Başbakan’a kızdı. Oysa Allah söyletmiş olmalıydı, bu kez doğruyu söylüyordu. Çünkü 2014 Türkiyesi’nin madenlerinde egemen olan koşullar 1862-66 İngiltere madenlerinde egemen olan koşulların aynısıydı.
Ve 2014 Türkiyesi’nde emeğin statüsü, 19. yüzyıl İngilteresi’nin vahşi kapitalizmindeki emeğin statüsü ile aynıydı.
Yalnız madenlerdeki değil, toplumun tümündeki koşullar ve insana, emeğine, canına, hakkına, özgürlüğüne yaklaşım değişmedikçe, Türkiye’de hiçbir şey fark etmeyecekti.
Başbakan bu kez sebep sonuç ilişkisini iyi yansıtan doğru bir örnekleme yapmıştı.

***

Soma katliamı ertesinde, bir yandan içi yanan madenci yakınları tekmelenip dövülüyor, bir yandan da herkes kolları sıvamış gibi görünüyor.
TBMM’de, CHP’nin tehlikeye dikkati çeken ve önlemler isteyen gensoru önergesini reddeden AKP’liler şimdi ortak önerge gösterisi içinde.
Çalışma Yasası’nın değişmesinden, maden yasasında değişikliğe kadar, bir sürü önlemden söz ediliyor.
Bütün bunlar yapılsa ne olacak, emeğe yaklaşımın özü değiştirilmedikçe, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, işyeri denetimini etkisizleştirme sürdükçe hiçbir şey değişmeyecektir.
Herkes biliyor ve görüyor ki,
Sendikasızlaştırmanın olmadığı madenlerde, kaza daha azdır... Çünkü orada, iş güvenliğine daha fazla önem verilmekte, denetim daha ciddi yapılmaktadır.
İşte bu yüzdendir ki, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma ile maden kazaları arasında birebir bağlantı mevcuttur.
Şu anda sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, kayırmanın egemen olduğu düzende bütün denetimlerin göstermelik olduğunu kaç kişi TV kameralarının karşısında yüzümüze haykırdı.
Bütün bunlar değişmeden yasalar, yönetmelikler değişse ne fark edecek ki?
Gerçek alacaklı gerçek alacaklı olduğunu anlayana kadar değişmeyecek hiçbir şey.
Behiç Ak, 22 Mayıs 2014 tarihli Cumhuriyet’te bunu anlatıyordu.
Behiç, o gün bilincin resmini çiziyordu.
Teşekkürler Behiç!..   

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023