Arif Kızılyalın

Harcama limiti ve insan hakları

30 Eylül 2020 Çarşamba

Türk insanı olarak bize servise edileni kabullenmek huyumuz. Türk sporunun onca sorunu varken, kulüpler mali açıdan dönülmez akşamın ufkuna motor sürerken, Rıdvan Dilmen'in açıklamalarına takıldık. Dilmen'in TFF'nin içindeki FETÖ yapılanmasına ilişkin suçlamaları çok önemliydi, ancak toplum olarak bazı spor yazarlarının yıllar önce attığı twitlere, Saray'ın etkinliklerinde sunuculuk da yapan Ersin Düzen'in aldığı paraya kilitlendik. Büyük resmi göremedik. Evet, bir sunucu devlet kurumundan fahiş ücretler alıyor, üzerine TFF danışmanlığı sayesinde servetine servet katıyorsa bu eleştirilir, ama burada asıl mesele 15 Temmuz hain darbesinin müsebbibi FETÖ'nün futbol yapılanmasıdır; o konuda kimsenin çıtı çıkmadı, Cumhuriyet dışında! Biz de sorularımız yineleyelim! Dilmen'in FETÖ-TFF iddiasına ilişkin federasyon bünyesinde iç soruşturma açıldı mı? Sayın Spor Savcısı, iddiaları dinleyip bir ekip görevlendirdi mi? 251 kişinin kanı en azından TFF çatısı altında yerde mi kaldı? Dilmen'in iddiaları yalan mıydı? Adalet Bakanı Abdülhamid Gül'e çağrımdır; muhalif gazetecilerin twitter hesaplarını engelleyeceğine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın futbol sohbetleri yaptığı Rıdvan Dilmen'in TFF ile ilgili iddialarını soruşturtsun!

Bu haftaya dönecek olursak, sessiz sedasız, biraz da keyifsiz bir derbi izledik. Galiba G.Saray kaptanı Arda'nın yorumu en doğru olanıydı; "G.Saray çok iyi F.Bahçe çok kötü, ama öyle değildi." Yeni transferlerle F.Bahçe güzel bir karma olmuş, Erol Bulut, bu karmayı takıma çevirirse iş yaparlar, 2 stoperleri Tisserand ile Lemos, ligimizin üzerinde yetenekler, Samatta'nın da ortalama 15 golün üzerine çıkacağı hesaplanırsa bu F.Bahçe iş yapar. G.Saray da ligin zirve ortağıdır. Ancak, Fatih Terim'in orta alanda Taylan'ın yükünü azaltacak bir formül bulması ve 2 kenar bek Saracchi ile Omar'ın oynamadığı maçlarda rakip savunmayı çözecek orta alan kombinasyonları yaratması gerekecek. Pazar gecesi gördük, Saracchi oynamayınca Arda-Emre-Saracchi üçgeni bozuldu, o kenardan atak gelmedi. Omar'ı kilitleyip, Luyindama ile Marcao'ya da Ozan 3. forvetmiş gibi basınca G.Saray istediği hücum kalitesini sahaya yansıtamadı. 

Ve TFF'nin, Türk futbolunun başında bir garabet gibi duran harcama limiti meselesi; futbol dünyanın bu konuya yönlenmesi gerekir. Çünkü, büyük bir kulübümüzün araştırmasına göre Yıldırım Demirören döneminde Hüsnü Gürel'in yoğun çabaları ile vücut bulan harcama limiti ve lisans yönetmeliği, çalışma yasasına aykırı, girişimciliğe ters, yatırımcılıkla ölçüşmüyor, insan hakları evrensel beyannamesiyle bile tezat teşkil ediyor. Terim'in dediği gibi, "Türk futbolu sürdürülemeyecek bir ekonomik düzenin içindeyken" TFF bu yanlışından vazgeçmeli, G.Saray, F.Bahçe, Beşiktaş, Trabzon ile Kulüpler Birliği mali konularda ne düşünüyor onlara kulak vermeli; unutmasın ki Nihat Özdemir, kulüpler olmazsa TFF boş bir binadır!


Yazarın Son Yazıları

Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020
Futbolu TFF mi yönetiyor? 1 Ağustos 2020