Aykut Küçükkaya

Anayasa bir kere daha delinirse...

29 Haziran 2020 Pazartesi

Geçen hafta önemli bir yazı dizisine başladık.. Türkiye’nin önde gelen anayasa hukukçuları, Cumhuriyet’e yönelik baskıyı değerlendirdikleri yazılarında “Anayasa ihlal ediliyor mu” sorusunun yanıtını verdiler...

Basın İlan Kurumu, 1950’li yıllarda resmi ilanların iktidarı destekleyen gazetelere verilmesindeki adaletsizliğe bir tepki olarak 1961’de kanunla kuruldu, ancak bugün o kuruluş felsefesinden hızla uzaklaştığını görüyoruz. Öyle bir hale geldi ki Basın İlan Kurumu’nun gazetemize, BirGün’e, Evrensel’e verdiği cezalar doğrudan basın özgürlüğünü etkilemeye, yurttaşın haber alma hakkını kısıtlamaya başladı. İktidarı eleştiren televizyonların RTÜK’ten aldığı ağır cezalar basına yönelik baskının bir başka boyutunu oluşturuyor...

Biz bir kez daha tarihe not düşelim... İngiltere’nin ünlü Oxford Üniversitesi’ne bağlı olarak, dünya basını üzerinde araştırmalar yapan Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü’nce “Türkiye’nin en güvenilir gazetesi” gösterilen Cumhuriyet bugün büyük bir baskı altındadır...

Basın İlan Kurumu, 1 Haziran 2020 tarihinde gazetemize yönelik resmi ilan ve reklamların bu kez 17 gün süre ile kesilmesine karar verdi. İlan kesme cezası toplam 88 güne ulaştı. Hukukçularımız bu karara da itiraz etti, sonucunu bekliyoruz...

Peki... “17 günlük resmi ilan ve reklam kesme cezası uygulanan haberin içeriği nedir?” diye merak ettiyseniz hemen açıklayayım...

- Hamdi Yaver Aktan (Yargıtay Onursal Daire Başkanı) - Nuri Alan (Eski Danıştay Başkanı) - Prof. Dr. Süheyl Batum (Anayasa Hukuku Uzmanı) - Hüsamettin Cindoruk (Eski TBMM Başkanı) - Mehmet Durakoğlu (İstanbul Barosu Başkanı) - Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu (Anayasa Hukuku Uzmanı, TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi) - Sabih Kanadoğlu (Yargıtay Onursal Başkanı) - Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu (Anayasa Hukuku Uzmanı) - Turgut Kazan (Eski İstanbul Barosu Başkanı) - Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) - Uğur Poyraz (Avukat, İYİ Parti Genel Sekreteri) - Prof. Dr. Fazıl Sağlam (Anayasa Hukuku Uzmanı) - Prof. Dr. Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı) - Rıza Türmen (Eski AİHM Savcısı) - Cumhur Uzun (Muğla Barosu Başkanı) - Özkan Yücel (İzmir Barosu Başkanı)

* Hukukçular, soyadına göre alfabetik olarak sıralanmıştır.

15 Nisan 2020 tarihinde Cumhuriyet, “CHP: Dolandırıcılık” manşetiyle çıktı. Cumhuriyet ne yapmış? Bu ülkede her 3-4 kişiden birisinin oyunu alan ana muhalefet partisi CHP’nin İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun kamuoyuna yönelik açıklamasını manşetine taşımış!..

Suçumuz büyük!.. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun şikâyetçi olmuş, Basın İlan Kurumu da faturayı kesmiş!..

Cumhuriyet bir “çardak-şömine yıkım haberi” yaptı, yer yerinden oynadı. Ülkenin ana muhalefet partisinin İstanbul İl Başkanı konuyla ilgili açıklama yapmış.

Sahi!.. Ne yapacaktık? Ülkeyi yönetmeye talip muhalefet partisinin İstanbul İl Başkanı’nın kamuoyuna yönelik yaptığı açıklamayı görmezden mi gelecektik? “Kaftancıoğlu açıklamasında Fahrettin Altun’u eleştirmiş, ayıp etmiş” diyerek o cümlelere sansür mü uygulayacaktık!..

Cumhuriyet belgelere dayanan haberlerine korkmadan devam ediyor, devam edecek. Türkiye’nin önemli anayasa hukukçularının seri yazıları bu hafta da sürecek...

HİÇBİRİNİZ MASUM DEĞİLSİNİZ!..

Şu Sivas’ın elinde 33 aydınımızı diri diri yakmalarının üzerinden koca 27 yıl geçmiş!.. Bu hafta Madımak katliamında yaşamını yitirenleri gazetemizin sayfalarında yazılar, haberler, yazı dizimizle anacağız...

1993’ün 2 Temmuz’unda Sivas’ta insanlarımız diri diri yakılırken bu ülkenin tüm insanları bir şeyler yapabilirdik!.. Bir şey yapabilseydik Gazi’de insanlarımız ölmezdi!.. Eğer bir şeyler yapabilseydik Gezi’de çocuklarımız ölmezdi!.. Eğer bir şey yapabilseydik Soma’da 301 madencimiz göz göre göre ölmezdi!..

Yapmadık, yapamadık!.. Sonra ne mi oldu!.. Bir cemaat ülkeyi ele geçirdi... Sandıkta halkın oylarıyla iktidar olan parti, koskoca ülkeyi bir cemaate teslim etti... Öyle böyle değil... Yargısını, ordusunu, Emniyet’ini, eğitimini...

Daha sonra ne mi oldu!..

Ülkeyi ele geçiren cemaat, ülkeyi teslim aldığı iktidara darbe yapmak istedi... Laik, demokratik Cumhuriyetin simgesi Gazi Meclis’i bombaladı!..

Ve düşünebiliyor musunuz!..

2020 yılında bu ülkenin topraklarındaki bir yerel gazete, Madımak Oteli’nde 33 aydın ve yazarın katledilmesi davasında aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından affedilen Ahmet Turan Kılıç’ı “Hoş Geldin Ahmet Dede” manşetiyle karşıladı. Manşeti atan gazetenin sahibi AKP’den milletvekili olmak için aday adayı olan bir isimdi!..

Daha birkaç gün önce... Şimdilerde Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi olan Bülent Arınç, FETÖ’yü kastederek “Kendilerini bu kadar gizleyen çok kötü, çok hesaplı bir örgütle karşı karşıyayız. İnsanlar bir yönüyle eğitime, bir yönüyle maneviyatına bakarak bunlara inandılar. Bunların karanlık yüzlerini maalesef çoğumuz göremedik. Masum değiliz hiçbirimiz” açıklamasını yaptı...

Evet.. Doğru söylüyorsunuz!.. Hiçbiriniz masum değilsiniz!..


Yazarın Son Yazıları

Onların anısına... 8 Haziran 2020
7 Mayıs... 4 Mayıs 2020