Barış Doster

Milletvekili maaşı ve siyasetin amacı

02 Temmuz 2022 Cumartesi

TBMM’de grubu bulunan partiler, milletvekili maaşı konusunda anlaştılar. Milletvekili maaşı 40 bin liradan 56 bin liraya yükseldi. Her konuda birbiriyle çelişen partilerin, maaş konusundaki uzlaşısı, dikkat çekiciydi. Asgari ücrete yapılan zam beklentileri karşılamazken, en düşük emekli maaşı 3 bin 500 lira olurken emekli milletvekili maaşının 27 bin liraya çıkarılması da gözlerden kaçmadı.

Milletvekili maaşına ilişkin tartışma, siyasetin önemli bir konusudur. Kimileri, milletvekillerine yüksek maaş ödenmesini, bu sayede başkalarına muhtaç olmadan, güç odaklarının etkisine girmeden, namerde boyun eğmeden, özgür iradeleriyle siyaset yapmalarının sağlanmasını savunurlar. Kimileri de milletvekilliğinin, siyasetin profesyonel bir meslek olmadığını, ülke ortalamasının çok üstünde maaş alan bir milletvekilinin hem halktan kopacağını hem de siyaseti zenginleşme aracı olarak göreceğini belirtirler. Bu konu, aynı zamanda siyasetin finansmanıyla da ilgilidir.

Siyasete ilişkin temel ve haklı eleştirilerin başında şu gelir: İktidara gelen partiler ve kadrolar; ellerindeki devlet gücünü, kamu kaynaklarını, kendilerini iktidara getiren kişiler, gruplar, çıkar çevreleri için kullanmaktadırlar. O nedenle, siyasetin finansmanı, bu finansmanın şeffaf olması, demokrasilerde çok önemlidir. Siyasi partilerin ve siyasetçilerin gelir kaynaklarının, harcamalarının denetlenmesi, adayların ve partilerin aldıkları bağışlar, yardımlar, mutlaka denetime açık olmalıdır.

SİYASET KİMİN İÇİN YAPILIR?

Siyasi partilerle ilgili yasal düzenlemeler, yurttaşları çok fazla ilgilendirmeyebilir. Siyaset biliminin, anayasa hukukunun, partiler rejiminin, siyasi partiler kanununun alanına girer. Kaldı ki dünyada pek çok ülkede, siyasi partilere ilişkin, onlara özgü ayrı, ayrıntılı yasal düzenlemeler yoktur. Ülkemizde de 1961 Anayasası’na dek, Siyasi Partiler Kanunu adında ayrı bir yasa olmamıştır. Partiler, Dernekler Kanunu’na bağlı olarak faaliyet yürütmüştür.

Siyasi partilere yapılan Hazine yardımı da çok tartışılır. Bu konuda da tam bir uzlaşı yoktur. Hazine yardımına karşı çıkanlar; partilerin öncelikle üyelerine, örgütlerine dayanması gerektiğini savunurlar. Hazine yardımını destekleyenler ise yardım verilmemesi halinde partilerin tamamen güç odaklarına, büyük sermaye gruplarına teslim olacağını söylerler. Hazine yardımının alt ve üst sınırının ne olacağı, neye göre hesaplanacağı konusu da tartışmalıdır. Çünkü akla hemen şu sorular gelmektedir: Yardımın esası neye bağlanmalıdır? Ölçüt ne olmalıdır? Oy oranı mı, üye sayısı mı, örgütlülük mü? Yardımın hangi amaçlar için kullanılacağı, hangi faaliyetler için harcanacağı da hükme bağlanmalı mıdır? Hazine yardımı, parti genel başkanının kendi koltuğunu sağlama alması, kendine oy veren delegelere bu parayı dağıtması gibi sonuçlar doğurmakta mıdır?

Kısacası, yurttaş bilinçli olmadıkça, siyaset ideolojik temelli ve örgütlü yapılmadıkça, siyasetin finansmanı açık, saydam, denetlenebilir kılınmadıkça, milletvekili maaşları ve bu maaşların nasıl oybirliğiyle artırıldığı, gündemden düşmeyecektir. Siyasetin amacı, milletvekilini zengin ve mutlu etmek değil, milleti zengin ve mutlu etmektir.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları