İnternette yeni bir dönem mi başlıyor?
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

İnternette yeni bir dönem mi başlıyor?

11.10.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

1 milyon 115 bin 913...  

Bu yılın ilk yarısı itibarıyla erişime engellenen web sitesi ile alan adı sayısı.

43 bin 769...  

582 farklı sulh hâkimliği tarafından verilen kararla, internette engellenen haber adresi sayısı.

İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) hazırladığı EngelliWeb raporundan aktardım bu bilgileri.

Duymayan var mı?

Dün internet yayıncılığını “düzenleyen” 5651 sayılı kanunun “kişilik hakları ihlalleriyle ilgili” 9. maddesi resmen yürürlükten kalktı. Madde Anayasa Mahkemesi tarafından 11 Ekim 2023’te iptal edildi ancak yasada değişiklik yapması gereken Meclis geçen yasal süre içinde kılını kıpırdatmadı. Haliyle şimdi bir boşluk doğdu.

Peki, kişisel hakları korumaktan ziyade eleştirel haberleri engellemek için kullanılan bu maddenin kaldırılması ne anlama geliyor? Dahası, bundan sonra ne olacak?

İşte bu sorunun yanıtı için, ifade özgürlüğüne dair mücadelesiyle bilinen Prof. Dr. Yaman Akdeniz’i aradım... Bakın neler dedi:

“Bugün itibarıyla 5651 sayılı yasanın ‘kişilik hakları’ ile ilgili, sizin de çok sayıda yazınızın engellenmesine ve hatta yayından çıkartılmasına sebep olan 9. madde artık yok. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı dün yürürlükten kalktı ve mevzuattan da bu madde çıkartıldı. Dolayısıyla, yeni bir düzenleme yapılana kadar sulh ceza hâkimliklerine kişilik hakkı ihlali iddiasıyla erişim engelleme veya içerik çıkartma iddiasıyla başvurulamayacak.

Tabii ki bu ‘kişilik hakları da tamamen korumasız kaldı’ anlamına gelmiyor. Hukuk ve ceza davaları devam edecek fakat, yeni bir düzenleme yapılana kadar kişilik hakkı ihlali ile ilgili taleplerin hepsini sulh ceza hâkimlikleri reddetmek zorunda. Çünkü artık yasal dayanak yok.”

O İSİMLERİN TÜM BAŞVURULARI KABUL EDİLDİ

Peki, ifade özgürlüğünü korumak için bu madde kaldırılınca internetteki kişilik haklarımızın akıbeti ne olacak? Yaman Akdeniz’in bu soruya yanıtı şöyleydi:

“Türk hukukunda kişilik hakları birden fazla şekilde korunuyor ve bunlardan sadece bir tanesi yok oldu. Diğerlerine baktığımızda, gazetelere gönderilen ve internet medyasının da Basın Kanunu’na dahil edilmesinden sonra onlara da gönderilebilen tekzip metni yayınlanması yaptırımı duruyor. Keza internet yayınlarıyla ilgili hukuk yoluna başvurmak veya savcılıklara suç duyurusunda bulunmak da halen mümkün.

Bununla birlikte, Şubat 2014’ten bu yana verilen sulh ceza hâkimlikleri kararlarını incelediğimizde; ifade ve basın özgürlüğü ile kişilik haklarının korunması arasındaki dengenin, ağırlıklı olarak kişilik haklarını koruma yönünde olduğunu EngelliWeb raporlarımızdan görüyoruz. Sizin de onlarca belki de yüzlerce haberiniz tüm kariyeriniz boyunca bu madde yaptırımına maruz kaldı. Sıkı bir okuyucunuz olarak ve sizin yazılarınız hakkındaki kararları da incelemiş birisi olarak, bu kararların tamamının yanlış olduğunu değerlendiriyorum.

Kaldı ki Anayasa Mahkemesi’nin de defalarca belirttiği ve bizlerin de yapmış olduğumuz başvurularda söylediğimiz bir nokta var: Sulh ceza hâkimlikleri herhangi bir yargılama yapmıyor, talep ve dosya üzerinden karar veriyor ve verilen kararların büyük bir kısmı da siyasi nitelikli olmakla birlikte, itiraz aşamasında da başarı şansı yok. O zaman da tek çare Anayasa Mahkemesi’ne başvurup, yıllarca beklemek oluyordu. Dolayısıyla, iptal edilen yasa hükmü bahsettiğiniz dengeyi ne kâğıt üstünde kurabildi, ne de uygulamada bu denge hâkimlikler tarafından gözetildi.

Uygulamada biz Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi, hükümete yakın kişi, kurum ve şirketler tarafından yapılan tüm başvuruların kabul edildiğini gördük. Dolayısıyla ‘kişilik hakları’ bahanesiyle bazı kişi ve kurumlara mutlaka koruma verilirken, ifade ve basın özgürlüğü istisna hale geldi. O bakımdan bu hükmün çok gecikmeli de olsa iptal edilmesi çok önemli. 2015’ten beri bunun mücadelesini verdik, yüzlerce başvuru ile Anayasa Mahkemesi’nin görmek istemediğini sonunda gösterdik.”

Yazarın Son Yazıları

İnşallah canım ya!

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Devamını Oku
20.02.2026
Yavaş’a ilk açılan savaş

“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Akın Gürlek’in masasındaki konular

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

Devamını Oku
13.02.2026
Sen neymişsin be!

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Devamını Oku
11.02.2026
İşte Epstein’ın ‘Türkiye’ sorgusunun çevirisi

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Devamını Oku
04.02.2026
Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025
Emniyet’in tepesinden kritik tespitler

“Kimsenin olmadığı bir yere geçerek telefonu açık tutmanız gerekiyor.”

Devamını Oku
26.09.2025
Furkan’ın öyküsü

Griyi kendinden utandırıp öfkelendirecek kadar gri Silivri’nin kasveti, eylül ayında kendini mıh gibi hatırlatıyordu.

Devamını Oku
24.09.2025