AKP Kürt düşmanlığına savrulurken
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

AKP Kürt düşmanlığına savrulurken

16.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Şimdi sabah erken kalkan “milli kurtuluş savaşı” başlatıyor. Oysa bir asır önceki, yalnız dışarıya karşı bir bağımsızlık hamlesi değildi. Aynı zamanda millet olma süreciydi. Atatürk, daha Cumhuriyet bile kurulmadan, 27 Ekim 1922’de, Bursa öğretmenlerine anlatıyordu: “İtiraf edelim ki biz üç buçuk sene evveline kadar cemaat halinde yaşıyorduk. Bizi istedikleri gibi idare ediyorlardı. Cihan bizi temsil edenlere göre tanıyordu. Üç buçuk senedir tamamen millet olarak yaşıyoruz.”

Peki, millet neydi?

Dünya faşizme giderken, 1931’de, Medeni Bilgiler ders kitabında, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” demişti. Millet üzerinden yapılan her türlü ayrımcılığa da erkenden tavır almıştı. Haliyle, yüz yıllık ders: Milleti bölen, milleti ayrıştıran, bunu da en tepeden yapan kişi “milli mücadele” veremez.

BAKAN AKLANDI YA MEMURLAR!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendi bakanlığına dezenfektan satan eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın dosyasını kapatma kararı aldı. Ben de tam bu sırada, Pekcan’ın bakanlığından sorgusuz sualsiz atılan memurlara denk geldim.

Önce şunu söyleyeyim. Devlet, kamuya ait üniformayı, bir şeyhten, bir örgüt liderinden emir alan kimseye vermemeli. Öte yandan, bu kriter somut olgulara, delillere göre yapılmalı. Kişiler, düşüncelerine, inançlarına, etnik kökenlerine, yaşam tarzlarına bakarak damgalanmamalı. Konuştuğum memurlarsa, kendilerine karşı, bu ilkelerin tam tersine ayrımcılık yapıldığını söylüyordu.

İlginçtir, tamamı Kürt kökenliydi. Üniversite mezunuydular. Devletin çeşitli birimlerinde görev yaptıktan sonra seçilerek gümrüğe alınmışlardı. Yıllarca gümrüklerde çalışmışlardı. Haklarında bugüne kadar herhangi bir soruşturma açılmamıştı. Bir günde fişlemeyle “terör bağlantılı” sayılmışlar, işlerinden olmuşlardı.

FİŞLEME BELGESİ ORTAYA ÇIKTI

Diyeceksiniz ki belgesi var mı?

Ben de bunu sordum. Görevden atıldıktan sonra haklarını aramaya karar vermişlerdi. Yetmemiş, savcılığa giderek kendileri hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardı. Aklanmışlardı, hatta haklarında göreve dönme kararı çıkmıştı. Gelgelelim, çoğu artık kurumuna küsmüştü. Bu hak arama sürecinde, bakanlık içinde fişlendiklerini anlamışlardı.

Şöyle anlatayım. OHAL sürecinde Ticaret Bakanlığı’nda da “temizlik” dedikleri bir süreç yaşandı. Önce memurlara “Bildiğiniz kişiler hakkında ihbarda bulunun” denildi. Sonuç vermeyince gümrüklerde bir birim oluşturuldu. Anlattıklarına göre, bu birim AKP-MHP tandanslı isimlerden seçilmişti. Bunlar da somut olgulara değil, duyumlara dayanarak bir rapor hazırladılar. Ve bu rapor, tam bir fişlemeydi. Memurların hak arama sürecinde bir mahkeme dosyasına girmiş ve böyle ortaya çıkmıştı.

‘FIRSAT BULURSA HAİN OLUR’

7 Kasım 2016 tarihli, üç müdür ve amirin imzasını taşıyan raporu okudum. Bazı ifadeler şaşırtıcıydı. Örneğin PKK bağı bulunamayan Kürt kökenli M.E. isimli gümrük memurunun adının karşısında şu ifadeler yazıyordu:

“PKK terör faaliyetleri kapsamında, en ufak bir güç gösterisinde veya fırsat bulduğunda, devlete hainlik yapacağı ehliyetine sahip olduğu tahmin edilmektedir.”

Fişleme niteliğindeki rapor, memurun niyetini okuyor, onun hainlik potansiyeli taşıdığını söylüyordu.

Mardin’de kalabilmek için Mardin Belediyesi’ne tayin başvurusu yapmayı düşünen memur G.D. için ise şu ifadeler kullanılıyordu: “PKK terör örgütü sempatizanı, bu oluşum içinde geçmiş dönemde Mardin Belediyesi tarafından geçiş ve talep yazısı yazıldığına dair duyumlar alınmıştır.”

Raporu hazırlayanlara göre, Mardin Belediyesi PKK’nindi. Bu belediyeye tayin olmayı düşünen memur da PKK sempatizanıydı.

İşin ilginci, “çözüm süreci” denilen ortamda, “HDP’ye oy verdiği duyumu” da memuriyetten atılma sebebiydi. Y.A’nın karşısında şu yazıyordu:

“7 Haziran 2015 seçim döneminde HDP ve söz konusu partiye yakın terör örgütünün propagandasını yaptığı, PKK terör örgütü sempatisi bulunduğu duyumları alınmış…”

Sahiden de sadece duyumlarla, Kürt kökenli yurttaşlar hain ilan edilmişti. Kriterler açıkça fişleme nitelikliydi. Nitekim yargı da bu ifadeleri ciddiye almamıştı. Ama kendilerine verilen soruşturma görevini başka görüşteki, etnisitedeki, anlayıştaki memurları tasfiye için kullanan bir grup, hem insanları işinden etmiş hem de devleti lekelemişti.

Kürt düşmanlığı aynı zamanda Türk düşmanlığıdır. Millet olma fikrine açılmış savaştır. Yüz yıl önce “ulusal kurtuluş” sayesinde cemaatten millete geçtik. Yüz yıl sonra ulus devrimini yıkanlar sayesinde paramparça edildik. Kendi şahsi ikbalini “milli dava” diye satanlarla mücadele, belki de asıl kurtuluş mücadelemiz olacak.

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025