Devlet mi kazanacak çapulcular mı?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Devlet mi kazanacak çapulcular mı?

22.11.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Otobüs gecikiyor, sevdiğin gelmiyor, meraklanıyorsun. Sebepsizliğe ise kızıyorsun. Oysa adaleti yıllarca bekleyenler var. Her yanları ateşler içinde aramaya devam ediyorlar.

Geçen Çarşamba günü, 14 Haziran 2018’de Urfa’da yaşanan olayları anlatmıştım. Seçim öncesinde 4 kişinin ölümüne neden olan o hadise, “AK Partililere PKK saldırısı” diye duyurulmuştu. Oysa yıllar sonra, AKP Urfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba’nın hatırlattığı gibi, meselenin terörle uzaktan yakından ilgisi yoktu. Ölenlerden üçü bizzat AKP’yi destekleyen grup tarafından katledilmişti. Saldırıya uğrayan Şenyaşar Ailesi’nin üyeleri, dükkanlarında yaralanmış, getirildikleri hastanede ise linç edilerek vahşice öldürülmüştü. Yargı, yaşananların hesabını soramadı. Linçten, valinin araya girmesiyle yaralı kurtulan Ferit Şenyaşar ve annesi ise, 260 gündür, Urfa Adliyesi önünde, adalet nöbeti tutuyor. Hem kaybettikleri aile üyeleri hem de tutuklu Fadıl Şenyaşar için adalet istiyor.

Olay anının fotoğrafı, dükkan sahiplerinin saldırıya uğradığını gösteriyor.

ERDOĞAN’I UYARAN AKP’Lİ VEKİL

Yazıdan sonra AKP Urfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba ile görüştüm. Anlattıklarımın özüne itirazı olmamakla birlikte, Fakıbaba’nın da ekleyecekleri vardı.

Fakıbaba, “3 buçuk yıl sonra konuştu” sözünü eksik buluyordu. “Evet, ben olayın ilk günü terör demiştim. Beni yanılttılar. Olaylardan üç gün önce ben de Şenyaşar Ailesi’ni ziyarete gitmişim. Beni çok iyi karşılamış, uğurlamışlar. Olaydan sonra bunların fotoğraflarını görünce açıklamamın yanlış olduğunu anladım. Hemen Cumhurbaşkanımızla görüştüm. Ona bunun bir terör hadisesi olmadığını anlattım. Şenyaşar Ailesi’nden de başsağlığı dilemesini istedim. Yani ben sadece 3 buçuk yıl sonra değil, ilk günlerden beri olayın iç yüzünü devletin en tepesine kadar anlattım.”

Fakıbaba ile, saldırıyı azmettirmekle suçlanan AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ı da konuştuk. Fakıbaba, olaydan sonra Yıldız’a da tavır aldığını anlattı. “Meclis’te kavga çıktığında eli kırılmıştı. O zaman geçmiş olsun dedim. Bunun dışında o milletvekiliyle 3 buçuk yıldır selamım bile yok. Ben bu olaydan sonra vekile de tepkimi gösterdim.”

DEVLET ÇAPULCUYA YENİLMEZ

Fakıbaba, Urfa’da çeteleşmiş bir yapı olduğu tezine itiraz etmiyordu. Ancak “Yıldız Ailesi”nin, İbrahim Halil Yıldız’ın arkasında olduğu yorumuna karşı çıkıyordu. Fakıbaba şunu söyledi: “Aileden birileri vekilin yanında, bu olayların içinde olabilir. Ama Yıldız Ailesi’nden çok değerli insanlar var. Onlardan da bu işe karşı olanlar var. Bu yüzden akrabalarından çok yandaşları demek daha doğru.”

Yazımda Urfa Valisi Abdullah Erin’in de hadiseler nedeniyle rahatsız olduğunu, Cumhurbaşkanı’yla konuşup “görevden affını” istediğini söylemiştim. Fakıbaba da konuşmamızda Vali Erin’e sahip çıktı:

“Siz de yazmışsınız. Vali doğrunun yanında duran bir adam. Aslan gibi bir vali. Devleti temsil ediyor. Bir grup çapulcuya devlet yenilmez. Bu çeteler er ya da geç temizlenecek.”

FAKIBABA TEHDİT Mİ EDİLDİ

Daha da ilginç bir ayrıntı var…

Urfa’da konuştuğum kaynaklar Ahmet Eşref Fakıbaba’nın bu grup tarafından tehdit edildiğini, hatta evinin basıldığını söylediler. Bu iddiayı sormak için Fakıbaba’yla ikinci kez konuştum. Verdiği yanıt çok ilginçti:

“Bu soruya şimdi yanıt vermek istemiyorum. Her şeyin bir zamanı var. Ben Allah’tan başka kimseden korkmam. Ama Urfa’da siyaset zordur. Çakalların ayağına basarsanız tehdit ederler tabii. Aşiretiniz yoksa, sıradan bir kişiyseniz tehdit alırsınız. Ama şimdi bunu konuşmak istemiyorum”.

KAFAYA VURARAK LİNÇ

Türkiye’nin bir şehrinde, bir milletvekilinin başını çektiği grup hastane bastı, yaralı insanları öldürdü. Bütün bunlar devletin gözünün önünde yaşandı.

Ferit Şenyaşar, ambulansta saldırıya uğradığını söylemişti. Savaş ahlakına bile aykırı bu olayı doğrulayan ambulans raporunu yazıdan sonra okudum:

“Ambulansımıza devlet hastanesi önünde kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırı düzenlenmiştir. Ambulans kullanılamaz hale geldiğinden hasta Suruç Emniyeti’nde başka ekibe teslim edilmiştir.”

Bir doktorun olay günü paylaşımı, vahşetin boyutunu gözler önüne seriyordu:

“Arkadaşlar az önce hastaneden ayrıldık. Üç acil hekimi, bir tekniker ve sağlıkçı arkadaş ile görüştük. Hastane içinde infaz gerçekleşmiş. Bir hasta, kafa travması ile gelmiş. Hastaya oksijen tüpü ile kafaya vurarak linç yapılmış. Doktor bir hastaya cpr uygularken yan tarafta diğer hastaya iki şarjör boşaltmışlar. Diğer yaralı defalarca bıçaklanıyor. Bıçaklayanlar çıkıyorlar. Başka bir yaralının boğazı kesilmiş. Sağlıkçılar tehdit edilmişler. Can güvenliği yok. Kolluk kuvvetleri olan bitene göz yumuyor. Vekilin yakınları hastane kameralarını tahrip etmişler.”

DİNLEME TUTANAKLARINDAKİ AYRINTI

AKP’nin Urfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, her şeyi açıkça anlattı ama…

İçişleri Bakanı’nın da aralarında bulunduğu Hükümet yetkililerinin o günkü “terör” açıklaması halen arşivde duruyor. Anadolu Ajansı’nın “Suruç’ta AK Partililere Saldırı” diye duyurduğu hadisenin ardından; Süleyman Soylu, “Türkiye'de kimse PKK ağzıyla siyaset yapamaz. Bu kadar basit, yaptırmayız” demişti. Bugün, saldırının AKP milletvekili destekli bir çetenin katliamı olduğu ortaya çıktı. Hükümetten özür açıklaması gelmediği gibi, 3 buçuk yıldır hastanede yaşananların iddianamesi yazılamadı. Şüphelilerin telefon dinleme tutanakları ise, arkasına siyaseti almış saldırganların, “bize bir şey olmaz” güvencesi ile hareket ettiğini gösteriyor.

Yarın ne getirir bilinmez…

Ancak Türkiye’yi son yıllarda zehirleyen siyaset destekli çeteler ile hesaplaşma olacak ise, bunun en kritik ayaklarından biri Urfa’da yaşanacak. Devletin gücünü arkasına alarak terör uygulayanlardan hesap sorulmadan da kimsenin hakkını helal etmeyeceği açık.

Yevtuşenko, adalet için, “her zaman rötar yapan bir tren gibi” diyor. Yeter ki beklemeyelim. Oturduğumuz koltuktan kalkıp, gelmesi için eyleme geçelim.

Yazarın Son Yazıları

Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025