Genç kaymakamlar rahatsız
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Genç kaymakamlar rahatsız

22.01.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dünya sallanıyor, ellerinle yaptığın yeksan oluyor. Depremi ancak o zaman fark ediyorsun.

Diyarbakır Kulp’ta yaşanan kavganın devletin derinliklerindeki savaşı açığa çıkaracağını kim bilebilirdi? Bahçelievler Camisi’nde cuma namazı öncesi hutbe okunuyordu. Diyanet’in hutbelerinin içeriğini isteyen önceden görebiliyor. Cemaatin içindeki kaymakam Burak Akeller gibi... Her şey imamın, hutbenin o bölümünü okumayıp atlamasıyla başladı: “Hain bir terör saldırısında vatan evlatlarımız şehadet makamına ulaştı. İnanıyoruz ki Rabbimizin rahmeti şehitlerimizin üzerinedir.” Anlatılana göre kaymakam Akeller, cemaatin içinden imama seslendi: “Hoca hutbeyi tam oku!” İmam, tepki üzerine şehitlerle ilgili bölümü okudu. Her şey orada kalsa duymayacaktık bile…

Namazdan sonra Akeller, imamın odasına gitti. Kaymakamın anlattığına göre “Neden” diye sormuş, imam ise “Bize de baskı oluyor” yanıtını vermişti. Kaymakam da imamı bağırarak azarlamıştı. İmamın söylediğine göre ise kaymakam bağırmakla kalmamış, camideki mikrofonla bacağına vurmuştu. O da hastaneden darp raporu almıştı. İşte devletin iki memuru arasındaki kavga, devlette adeta savaşa dönüştü.

İSLAMCI-ÜLKÜCÜ KADRO KAVGASI

İmam, Diyanet-Sen üyesiydi. Diyanet-Sen, Memur-Sen’e bağlıydı. Memur-Sen, AKP’nin devlet içindeki kadrolarının bağlı olduğu sendikaydı.

Kaymakam ise 36 yaşında, 2014’te üniversiteden mezun olmuş, 2016’da devlete girmiş, 2018’de kaymakam adayı olmuş genç bir bürokrattı. Yükselişinin aslında dönemle bir ilgisi var. Kaymakam Akeller, Gazi Üniversitesi’nde Ülkücü hareketin içindeydi. Mezun olduğu yıl, tam da Erdoğan-Gülen kavgasının devletin içine sıçradığı dönemdi. Devlete girdiği yıl ise darbe girişimi olmuştu. Akeller, MHP’nin iktidar ortağı olarak boşluğu doldurduğu dönemin sembollerinden biriydi. 

Kulp’ta HDP’li belediye başkanı seçimin ardından görevden alınmış, kaymakam kayyum atanmıştı. Akeller, bu sayede hem mülkiyeyi hem belediyeyi yöneten, Doğu Anadolu’daki çoğu genç ve Ülkücü mülkiye kuşağındandı.

İşte 2016 sonrasında sorun çözen bu iki yapı, İslamcılık üzerinden siyaset yapan memurlar ile Ülkücü mülkiyeliler, Kulp’taki hutbe krizinin ardından karşı karşıya geldi. Haber önce “Hutbeyi beğenmedi, imamı dövdü” diye servis edilmişti. Ancak olay, İslamcı kesimin mağduriyet rolü oynayacağı klasik hikâyelerden değildi.

İmama örgütü Diyanet-Sen ve Memur-Sen sahip çıktı. Cami önünde açıklama yapan sendika, “sözde devlet ve millet menfaatine yapılıyor denilen ama gerçekte terör örgüt ve odaklarının ekmeğine yağ süren eylem ve söylemlerin oluşturduğu tahribat” diyerek MHP’ye göndermede bulundu. 

Fakat karşı tepki daha sert oldu. Ülkücü mülkiyeliler, sosyal medyada hem imamı hem de Memur-Sen’i hedef aldı. Kaymakamlar, valiler, vali yardımcıları, MHP’li siyasetçilerle tek ses olup, kaymakam Akeller’e sosyal medyada destek mesajı yağdırdı. Bu sırada Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın başta olmak üzere sendika yöneticilerinin geçmişte FETÖ liderine yazdığı övgü mesajları gündeme geldi. Yalçın’ın eski danışmanının FETÖ firarisi olduğu bilgisi MHP’nin kaynaklarından servis edildi. Ülkücü Kamu-Sen, AKP’li Memur-Sen’i “sözde sendika” diye suçladı. İmama darp raporu veren doktor da sorgulanıp DEM bağlantısıyla itham edildi.

DEVLET KRİZİNİN HABERCİSİ

Ağır hakaretlerle süren tartışmada iki taraf da birbiri için tasfiye çağrısı yaptı. Kendilerinden ses beklenen AKP’li siyasetçiler ise MHP’nin devletteki kadrolarıyla kendilerini destekleyen memurlar arasındaki savaşı sessizlikle izledi. DEVA ve Gelecek partililer bile konuşurken onlar sustu. Tıpkı AYM ile Yargıtay arasındaki krizdeki gibi…

Bir tarafta İslamcı memurlar öte yanda Ülkücü mülkiye. Bir tarafta Memur-Sen öte yanda Kamu-Sen. Bir tarafta seçim öncesinde “bölgenin hassasiyetleri” diyen iktidarın İslamcıları, öte yanda “Ya devlet başa kuzgun ya leşe” diyen iktidar ortakları. Bir tarafta atamalarda ilk üyeliğine bakılan ve bu sayede büyüdükçe oteller bile açan kamu sendikası; öte yanda yargıyı, istihbaratı, Emniyeti ve mülkiyeyi kontrol eden Ülkücü kadrolar.

Kulp’taki olay, AYM-Yargıtay krizi gibi belirginleşen devlet içindeki fay hatlarının daha da görünmesini sağladı. Şimdilik seçim sonrasına ertelenmesi beklenen Kulp krizi, teşbihte hata olmaz, 17-25 Aralık öncesindeki karşı karşıya gelişleri hatırlatıyor. Herkes sanki biraz “son kavgaya” hazırlanıyor.

Kırılıp dökülene bakıp her şey yeryüzünde sanırsın. Oysa sarsıntı, yerin dibinde başlayan ayrılığın işaretidir sadece.

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025