Tecavüzün üstünü örtenler yargılanacak
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Tecavüzün üstünü örtenler yargılanacak

18.01.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir karanlık odada attığın sessiz çığlık hiç duyulmaz sanırsın. Oysa sesin geç de olsa duyulur.

Önümde bir rapor duruyor. İçinde "oral" kelimesi 99 kez, "anal" 215 kez, "vajina" 104 kez, "Barış Terkoğlu" ise 5 kez geçiyor. Hayır, sandığınız gibi değil. Bu, HSK müfettişlerinin hazırladığı soruşturma raporu. Konusu ise Adnan Oktar Yapılanması’nı yargıda kurtarmak için çalışan yargı mensupları.

Hatırlayın; Oktarcılar, başta cinsel istismar olmak üzere çeşitli suçlardan toplamda 152 bin yıl ceza almıştı. Derken, dosya, temyiz için, İstanbul Bölge Adliyesi 1. Ceza Dairesi’ne gelmişti. Mahkeme üyeleri Reyhan Yaman, Derya Bayburtluoğlu, Ahmet Mahnaoğlu; cinsel saldırıları incelemiş, özetle "rızaları var" diyerek kararı esastan bozmuştu. Üç hakim; küçük bir kızın aşık edilerek örgüte getirildiği, ardından baskıyla, silah göstererek, aynı odaya doluşmuş çıplak adamların zoruyla ya da özel görüntü şantajıyla anal ve oral sekse zorlandığı cinsel saldırı eylemi olan turnike sistematiğini yok saymıştı! Yetmemiş, 68 örgüt üyesi için tahliye kararı vermiş, haklarındaki yurtdışı yasağını ve mallarındaki tedbiri kaldırmış, hatta operasyon günü polise ateş açtıkları silahın bile iadesi kararını vermişti.

Bu köşede daha önce okudunuz. Yıllarca, bu kararın masum olmadığını, eski İstanbul Başsavcısı Hadi Salihoğlu’nun da içinde olduğu bir organizasyon olduğunu anlattım. Buna kanıt olarak, operasyonda ele geçen yazışmaları yayınladım.

İşte üç HSK müfettişi, tam 680 sayfa olan raporda, bunun doğru olup olmadığını incelemiş. Her detayın yer aldığı raporda, mahkeme katibinden itirafçılara kadar tam 140 kişiyle görüşülmüş. Soruşturma yapılan yargı mensuplarının ve yakınlarının malvarlıkları incelenmiş. Telefon kayıtlarına bakılmış. Oktar’ı kurtaran kararı veren üç hakimin yanı sıra, işin içinde olduğu düşünülen eski İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcıvekili Önder Yaman, eski İstanbul Başsavcısı Hadi Salihoğlu ve oğlu avukat Ali Salihoğlu, savcı Ali Parlar, avukat Cem Özdemir hakkında soruşturma yapmış.

HAKİMLER SANIKLARLA İÇİÇE

Müfettişlerin çalışması öyle detaylı ki…

Oktarcılar’ın kurtuluş hikayesini özetleyen kısmı rapordan aktarayım:

"(…) Yargılama sırasında tahliye edilmiş olan sanıklardan Ferhunde Eda Babuna ve Meltem Daban’ın, örgütün ‘Hukuk Grubu Başkanlığı’ görevini devralan Firari Şüpheli Fatih Kılıç’ın bilgi ve katkısı dâhilinde, 1. Ceza Dairesi Başkanı Reyhan Yaman’a ve dolayısıyla dosyayı incelemekte olan heyete ulaşma çabalarında bulundukları ve bu kapsamda; adı geçen sanıkların yargı camiasından ‘komşu’ kod ismini verdikleri ve ilgili heyete ulaşma gayesiyle sosyal ilişkiler kurdukları kişiler vasıtasıyla…"

Kısacası Oktar grubunun tahliye olan elemanları, ilişkilerini kullanarak, mahkeme heyetine ulaşmış. Kendilerini kurtaracak mahkeme kararını adeta kendileri yazarak hakimlere vermiş.

Rapordan bazı detaylar vereyim…

Eski Başsavcı Hadi Salihoğlu ve ilgili dairenin savcısı Ali Parlar’ın Oktarcılarla organik ilişkisi, Salihoğlu’nun geçmişte Oktarcılar aleyhindeki dosyaları kapattığı resmen ortaya çıkmış. İncelenen HTS kayıtlarından Ali Parlar, Önder Yaman ve Hadi Salihoğlu’nun karar aşamasında örgüt sanıkları ve avukatları ile telefon trafiği yaptıkları görülmüş. Mübaşir Tanık G.Ü., verdiği ifadede, kararın mahkeme dışında yazılıp getirildiğini ikrar eder şekilde konuşmuş. Mahkemenin daha önce verdiği 4100 kararı inceleyen müfettişler, ilk kez delil incelemeden, duruşma açmadan, kimseyi dinlemeden böyle bir karar verdiğini tespit etmiş. Mahkemenin operasyon sabahı polise açılan ateş için "uyku sersemi" kararı vermesi, silahı da iade etme kararı almasının hukukta görülmemiş bir uygulama olduğu sonucuna varılmış. Örgüt üyelerinin serbest bırakarak yurt dışı yasaklarının kaldırılması sonucu 8 sanığın kaçtığını ve 3 sanığın yurt dışına firar ettiğini not etmiş. Mahkemenin karar dışında bırakılan kıdemli üyesi, kararı veren üç hakime, şaşkınlıkla, "hep sanık lehine düşünmüşsünüz, mağdur dosyada hiç yok gibi davranmışsınız, ahlaklı bir sanık avukatı bile sizin yazdığınızı yazmamıştır" demiş. Küçücük kızların ifadeleri tek tek incelenmiş, anal ve oral yolla başlayan toplu tecavüz eylemlerine "rızası var" kararı vermek için, hakimlerin cımbızlama yaptığı, dosyada olmayan delilleri kullandığı görülmüş. Öyle ki itirafçıların kabul ettiği suçları bile yok sayılmış. En önemlisi, tam da karar sürecinde, sözü edilen yargı mensuplarının, kendileri ve yakınları üzerinden, olağandışı zenginleştikleri tespit edilmiş.

YARGIYA YARGILAMA KARARI

Sonuç olarak…

Mahkeme heyetindeki hakimler Reyhan Yaman, Derya Bayburtluoğlu, Ahmet Mahnaoğlu ve bu süreçte emekli olsa da eski Başsavcı Hadi Salihoğlu hakkında meslekten çıkarma cezası, Ali Parlar ve Önder Yaman hakkında yer değiştirme cezası verilmesi sonucuna ulaşılmış. Ayrıca söz konusu yargı mensuplarının Adnan Oktar Yapılanması’na destek faaliyetleri nedeniyle yargılanmasına karar verilmiş. Üç HSK müfettişinin titiz çalışması, bu hafta Yargıtay’a gönderilecek ve yargı mensupları önümüzdeki günlerde yargı önüne çıkacak. İşin tuhaf tarafı, bu kadar tespite rağmen, bahsi geçen yargı mensupları, halen Bakırköy’de ya da Bölge Mahkemesi’nde görev yapmaya devam ediyor.

Ben mi? Eski Başsavcı Hadi Salihoğlu, yargı içindeki Oktar yapılanmasını ele alan 4 köşe yazımı ve bir haberimi, ifadesini alan HSK üyelerine şikayet etmiş. Tabiri caizse, yazılarıma erişim engeli aldırarak, mahkemeden tekzip kararı çıkararak, hakkımda dava açtırarak beni "sürüm sürüm süründürdüğünü" anlatarak kendini savunmuş. HSK müfettişleri her şeyi incelediklerinde yazdıklarımın doğru olduğu, hatta eksiği bile olduğu sonucuna varmış. Avukatımla görüştüm, önümüzdeki günlerde, somut gerçeğe rağmen Salihoğlu lehine karar alan, yazılarımı engelleyip hakkımda dava açan yargı mensupları hakkında şikayetçi olacağım.

Gerçek bir çığ gibi… Küçücük parçası bile, büyüyerek, yıllar sonra da olsa kendini kabul ettiriyor.

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025