Yargının telefonlarında dolaşan sır
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Yargının telefonlarında dolaşan sır

10.12.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Emek, Galip, Deniz, İlk Adım, Tükenmez Kalem, Sokak Lambası...

Bunlar gazetelerin arkadaşlık köşelerine mektup yazanların rumuzları değil. Bir dönem FETÖ’nün, kumpaslarında kullandığı meşhur gizli tanıkların takma adları.

Savcılar; Gebze Dilovası’nda bir kooperatifte faaliyet gösteren eski sol örgüt itirafçısına, “Dilovası” adını bulmuşlardı. Kartal Aydos’ta işlediği cinayet nedeniyle, bir başkasına “Aydos” ismini koymuşlardı. Hanefi Avcı’yı da sanık yaptıkları Devrimci Karargâh kumpasında, “her şeyi bilen” gizli tanığı, “Son Tezgâh” rumuzuyla kaydettiler.

Bir zamanlar mafyanın Suskunluk-Omerta yasasını kırmak için başvurulan “gizli tanık” uygulamasını, FETÖ yargısı rezalete dönüştürüp sürdürdü. Mahkemeler; her önüne gelen suçlunun, husumetlisini suçladığı bir düzene kavuştu.

Yıllarca dağda Türk askerini katletmiş Şemdin Sakık’a, “Deniz” adını verip komutanların aleyhinde konuşturdular. Ablasını öldürüp, yeğenini fuhşa zorlayan Osman Yıldırım’ı, gizli tanık yapıp serbest bıraktılar. “Kıskaç” kod adlısı, bir sanığın eski eşinin sonraki kocasıydı, yani aslında “kıskanç”tı.

Gizli tanık Sultan’ın öyküsü

Gel zaman git zaman tablo değişti. Türkiye, engizisyon düzenini hatırlatan gizli tanık düzeninin eleştirisini yaptı. Televizyonlarda konuşuldu. Üzerine kitaplar yazıldı.

Ancak eski düzeni yeni araçlarla sürdürenler alışkanlıklarını bırakamadı. Önemli davalarda yine karşımıza çıktılar.

Üstelik...

Devir FETÖ ile mücadele devriydi. Bu konuda iktidarın da muhalefetin de bir tereddüdü yoktu. Yöntemler, seçimler, kişiler, tutumlar eleştirilse de aşağı yukarı herkes örgüte karşı tavır alıyordu. Buna rağmen FETÖ aleyhine açıklama yapacaklar, neden halen kimliklerini gizleme ihtiyacı duyuyordu? Ne gerek vardı buna?

Diyeceksiniz ki şimdi nereden çıktı bu gizli tanık bahsi?

Şöyle anlatayım...

Son dönemde medyada bir gizli tanık göze çarpıyor. Daha doğrusu çarpıyordu. Haberlerde görüyordum. Ona yargının verdiği isim: Sultan’dı.

Sultan, FETÖ’cü polis ve yargı mensuplarının, özellikle yurtdışı ilişkilerini deşifre ediyordu.

Örnek olsun, TRT’de açıklamalarını “ABD ile FETÖ işbirliğini gizli tanık belgeledi” başlığıyla okumuştum.

Birçok haberin kaynağı Sabah gazetesi onu överek “Zekeriya Öz ve Celal Kara ile internet üzerinden görüntülü konuşan gizli tanık Sultan” diye tanıtıyordu.

Aynı açıklamayı haberleştiren Yeni Şafak’ta “darbe girişiminin hemen ardından Ukrayna’da yapılan bir toplantının tutanağını da savcılığa verdi” satırlarını görmüştüm.

Yanlış anlamayın...

Hükümet medyasında okuduğum haberlerden şikâyet etmiyorum. Aksine, gerçekte kim bilmiyorum ama “gizli tanık Sultan” iyi ki konuşuyor. İyi ki ne biliyorsa anlatıyor. Keşke adıyla sanıyla çıksa, televizyonlarda konuşsa, hatta daha çok konuşsa diyorum.

Çünkü ne olduysa, “gizli tanık Sultan” haberleri medyada kayboldu.

FETÖ’ye sızıntı yapan başsavcı vekili

Aslında konu, benden önce yargı camiasının dikkatini çekmişti. Zira çeşitli telefon mesajlarıyla, herkes birbirine “gizli tanık Sultan”ın haber olmamış ifadesini gönderiyordu. Ama gelgelelim “Sultan nasıl kaka oldu”yu anlatmak pek kolay değildi.

Bana ulaştıran da aslında çok fazla bir şey söylemedi. “Oku anlayacaksın” diyordu kısacası.

Aslında önümdeki ifade, Sultan’ın ifadelerinden sadece biriydi. 16 Mart 2016 tarihliydi ama “daha önce söylediklerine ek yapmak istediğini” anlatarak başlıyordu.

İfadenin bütününü okuyunca Sultan’ın çok önemli isimler hakkında çok önemli iddialarda bulunduğunu anlıyorsunuz. Ancak bir bölümü var ki “işte neden bu” dedirtiyor:

Ö.O. isimli şahıs, himmet paralarının koordinesinin yanı sıra, İstanbul ili mütevellisinde de görev alan bir örgüt mensubudur. M.B. de yine himmet paralarının koordinasyonunun yanında, eski SSCB yapısındaki ülkelerde, buradaki örgüt toplantılarında ve sohbetlerde, kendisinin okul ve gençlik arkadaşı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bir başsavcı vekilinin olduğu, kendisiyle ilgili dosyalara bu suretle ulaştığını, başına bir şey gelirse de bu şahıs tarafından da kollanacağını söylemektedir.”

Yani darbe girişimden sadece 4 ay önce verilen ifadede, hükümet medyasındaki haberlerden tanıdığımız gizli tanık, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekillerinden birinin FETÖ’ye bilgi sızdırdığını anlatıyor.

Meselenin daha ilginç bir yanı var. Sultan, ifadesine şöyle devam ediyor:

“Bu başsavcı vekilinin ismini ifademde geçmek istemiyorum. Ancak bu husus sizin tarafınızdan araştırılabilir.”

Öyle anlaşılıyor ki gizli tanık, o “kudretli savcı”dan korkuyor. Herkesle ilgili rahat rahat konuşurken, en önemli bilgiye sıra gelince üstünden atlamayı seçiyor.

O savcı şimdi nerede?

2015/127395 numaralı soruşturma dosyasında yer alan ifadede, gereği yapıldı mı bilmiyoruz. Yapıldıysa, o dönem İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekillerinden biri, FETÖ’ye dair bazı dosyaları örgüte sızdırdığı iddiasıyla soruşturuldu. Yok yapılmadıysa, eldeki istihbarata rağmen bu kritik bilgi yokmuş gibi davranıldı. Her iki durum da insanın kafasını karıştırıyor.

Bir gizli tanık ifadesiyle yıllarca tutuklu kalan insanların hikâyelerine bakıyorum. Bir de aynı savcılığı yıllarca yöneten isimlerden biri hakkındaki gizli tanık ifadesine...

Bir Sultan’la ilgili övgü haberlerini okuyorum. Bir de Sultan’ın verdiği en işe yarar bilginin üstünden nasıl atlandığını...

Bir İstanbul Grubu’na yakın isimlerle Adalet Bakanlığı arasındaki FETÖ atışmasını hatırlıyorum. Bir de Bakan Gül’ün bazılarının geçmişine yaptığı “aynı maklubeye kaşık sallayanlar” göndermesini...

Bir 2016 yılının mart ayında başsavcı vekili olanların listesini hatırlıyorum. Bir de o listedekilerden, sonradan başsavcı olanları, hatta Yargıtay’a atanıp Anayasa Mahkemesi’ne niyetlenenleri...

İçimden geçiriyorum...

Şu gizli tanıklar gizli tanık olalı, belki de ilk kez çok büyük bir balık tutacaktı.

Ona da izin vermediniz!

Yazarın Son Yazıları

Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025